Bakan Tekin, Vizyon 2040 programının konuğu oldu

Bakan Tekin, Vizyon 2040 programının konuğu oldu
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TRT AVAZ kanalında yayınlanan Vizyon 2040 programının konuğu oldu.

TRT AVAZ'da yayınlanan Vizyon 2040 programına konuk olan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hızla değişen dünyada eğitim sisteminin ve eğitim sisteminden beklentilerin de sıklıkla yeni önermeler doğrultusunda güncellenmesi gerekliliğine vurgu yaparak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne değindi.

Bu çerçevede Türkiye'deki öğretim programlarının ve müfredatın dünyadaki örneklerle paralel bir biçimde yenilenmesi gerektiğini ifade eden Bakan Tekin, "Öğretim programlarının amacının bilgi vermekten beceri üzerine kurgulanması dünyada arzulanan model. Aslında maarif diye tanımladığımız şey de tam olarak bu. Yani insanın elde ettiği bilgiyi gündelik hayatta adaletin, hikmetin, doğruluğun, temel hak ve hürriyetlerin inşasında faydalanması... Bizim geçmişimizde zaten bu var." dedi.

Bakan Tekin, toplumun devletin ve milletin birliğini, beraberliğini güçlendirecek bir eğitim anlayışı beklediğini belirterek öğretim programları yenilenirken bu yöndeki beklentilerin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti.

Bu noktada birikim ve geçmişimizi sahiplenmenin önemine işaret eden Tekin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Toplumun bütün alanlarında biz kendi birikimimizi inkâr edersek eğer, kendi geçmişimizdeki birikimi yok farz edersek, göz ardı edersek iki tür sıkıntıyla karşı karşıya kalmış oluyorsunuz. Bir, sanki yeni bir devletsiniz, hiç geçmişiniz yokmuş gibi bir şey olur, bu önemli. İki, ürettiğiniz model sizin toplumsal yapınızda örtüşmez. O yüzden dedik ki biz, metodolojik anlamda pedagoji alanındaki yenilikleri programımıza zaten yedireceğiz ama bunu yaparken aynı zamanda bizim geçmişimizdeki eğitimle ilgili birikimleri de sistemin içerisine entegre etmemiz lazım."

Türk dünyasıyla ortak tarih ve kültür bağları
Bakan Tekin, Türk dünyası ile Türkiye arasındaki tarihî ve kültürel bağların önemine dikkati çekerek "Orta Asya" kavramının kullanımına değindi. Tekin, "Türkistan" yerine "Orta Asya" kavramının kullanılmasının Türk devletleri ile Türkiye arasındaki kardeşlik hukukunun zedelenmesine zemin hazırladığını ifade etti.

Tekin, "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ve "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" kitaplarına ilişkin de bilgi verdi.

Kitapların Türk dünyasını tanımak isteyen çocuklar ve gençler için bir rehber niteliği taşıdığını belirten Tekin, şu şekilde konuştu:

"Etrafımızdaki birçok insan Türk dünyasını merak ediyor. Gitmek, görmek istiyor ama nereden başlayacağını, nasıl bir yol haritası izleyeceğini, nereye, niçin gideceğini, gittiğinde neyi görmesi gerektiğini veya nelere odaklanması gerektiğini bilmiyor.

Biz şunu yaptık: Müfredata bu konudaki ilgili başlıkları yerleştirdikten sonra bu iki kitabı da Türkiye'den ya da diğer ülkelerden, Türkiye'ye ya da o ülkelere seyahat yapan bir Türk çocuğu gittiğinde bu kardeşlik ikliminin güçlenmesi için, bu kardeşlik ikliminin temellerini görebilmesi için nereden başlaması gerekiyor, nereye gitmesi gerekiyor, niçin gitmesi gerekiyor... Bunun tarihsel önemi nedir, sosyolojik önemi nedir, burada çocuklarımız, gençlerimiz bunu görebilecekler...

Daha okunabilir kılmak için görüntülü ve sesli QR kodlarla bunun içine yerleştirdik. Bir şey daha yaptık: Biz burada ilave bir ayrışmaya sebebiyet vermemek için diğer Türk devletlerinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin hepsinin hukukunu eşit düzeyde burada gözettik, bu da önemli. Şimdi biz bunu Türkiye'de ortaokul ve liselerdeki bütün öğrencilere dağıtmaya başladık."

Bakan Tekin, kitapların ay sonuna kadar ilkokul ve anaokulu öğrencileri hariç yaklaşık 12-13 milyon öğrenciye ulaştırılacağını belirtti. Eserlere Türk dünyasındaki mevkidaşlar ve akademisyenlerden olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade eden Tekin, bu ilgi üzerine kitapların diğer Türk devletlerinin dillerine çevrilmesine karar verildiğini ve çeviri çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti.

Tekin, Türk dünyasında eğitim alanındaki ortak çalışmaların ilerleyebilmesi için öncelikle Türkiye'nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Süreçte karşılaşılabilecek engellerden ziyade somut çalışmalar ortaya koymaya odaklandığını belirten Tekin, Vizyon 2040 belgesi kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin şunları kaydetti:

"Vizyon belgesinde eğitim anlamında bize düşen şeyler neler? Ben sorumluluklarımı yerine getireyim, hazırlıklarımı bitireyim, uygulayıcılara teslim edeyim. Devlet başkanlarımız var, liderlerimiz var, onlara ben diyeyim ki bakın biz Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı olarak sorumluluklarımızı yerine getirdik. Buyurun, kitaplarımız burada, materyalimiz budur. Ben bunu vereyim, uygulanıp uygulanamaması, önümüze çıkacak engeller, ben kuşkusuz böyle çok engelsiz bir arazide bu politikayı takip etmediğimizi biliyorum. Bu birliktelik, yani Türk dünyasının kendi arasında kuracağı bu birliktelik emperyal dünyadaki çok büyük emperyalist devletleri çok ciddi biçimde rahatsız edecek, engeller çıkaracaklar, bunların farkındayım ama bizler üzerimize düşen sorumluluğu yapmazsak bu engellerin büyüklüğü karşısında konuşmamız, büyüklüğünü konuşmamızın hiçbir anlamı yok. Biz üzerimize düşeni yapalım."

Bakan Tekin, Türk dünyasındaki öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren birbirlerinin kültürünü ve başarılarını tanımasının ilerleyen yıllarda yükseköğretim tercihlerine de yansıyacağını belirtti. Orhun Değişim Programı'nın geliştirilmesi için eğitim alanındaki ortak çalışmaların tabandan itibaren güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, mevcut adımların gelecekte daha verimli sonuçlar doğuracağını ifade etti.

HABERE YORUM KAT

Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamuajans.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz