Hava Durumu

Kucaklayıcı Kadro Kucaklayıcı Siyaset

Kamuajans.com – Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, AK Parti MKYK’daki değişimi bugünkü köşe yazısına taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimlerini “Türkiye için tarihi bir dönüm noktası” olarak görüyor. Kongre sürecinde AK Parti’yi de 2023 seçimlerine göre yapılandırdı.

Haber Giriş Tarihi: 02.11.2021 19:00
Haber Güncellenme Tarihi: 02.11.2021 21:00
https://www.kamuajans.com/
Kucaklayıcı Kadro Kucaklayıcı Siyaset

bdülkadir Selvi'nin bugünkü köşe yazısı şöyle;

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimlerini “Türkiye için tarihi bir dönüm noktası” olarak görüyor. Kongre sürecinde AK Parti’yi de 2023 seçimlerine göre yapılandırdı. AK Parti’nin taşıyıcı kolonları olan Kadın ve Gençlik Kolları yenilendi. AK Parti siyasetinin üretildiği MKYK’da ise önemli değişiklikler yapıldı. Genel Başkan yardımcılıklarında değişiklik sınırlı tutulunca MKYK’daki değişim yeterince anlaşılamadı. O nedenle AK Parti MKYK’ya biraz daha eğilme ihtiyacı hissettim.

GENİŞ TEMSİL

Yeni MKYK’nın dikkat çekici taraflarından birini temsil oranının geniş tutulması oluşturuyor. Kadınların, hukukçuların, Kürtlerin, Alevilerin, gayri müslim vatandaşlarımızın temsiline önem verilmesi yeni dönemde bu kesimlere yönelik söyleyecek yeni sözler olduğunu gösteriyor.

YENİ ANAYASA ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti kongresindeki en güçlü mesajı yeni anayasa olmuştu. Erdoğan, “Yeni anayasa çalışmalarında bu safhaya önümüzdeki yılın ilk diliminde ulaşmayı hedefliyoruz” demişti. AK Parti, yeni anayasa için 2022 yılının başında harekete geçiyor.

Erdoğan, AK Parti’nin yeni MKYK’sını da ağırlıklı olarak hukukçulardan oluşturarak yeni anayasa çalışmasını yapacak kadroyu hazırlamış.

HUKUKÇULAR AĞIRLIKLI

AK Parti’nin 75 kişilik MKYK’sının 26’sı hukukçulardan oluşuyor. MKYK’nın üçte biri hukukçu. İsim sırasına göre yazacağım:

Abdurrahim Fırat, Ali İhsan Yavuz, Behiye Eker, Bekir Bozdağ, Belgin Uygur, Bülent Tüfenkçi, Cem Şahin, Cüneyt Yüksel, Derya Yanık, Emine Zeybek, Fatih Şahin, Haluk İpek, Hamza Dağ, Hayati Yazıcı, İbrahim Halil Yıldız, İsa Sinan Göktaş, İsmail Cenk Dilberoğlu, Mehmet Ali Dilberoğlu, Mehmet Ali Zengin, Mehmet Özhaseki, Metin Tarhan, Mustafa Köse, Mücahit Birinci, Özlem Zengin, Tahir Akyürek ve Türk İslam Karakoç.

KADIN TEMSİLİ YÜKSELDİ

AK Parti aynı zamanda kadın hareketi. Geçmişte başörtülü kadınlara seçim zamanında kapı kapı dolaşıp oy toplama misyonu yüklenmişti. Erdoğan, kadınları hem seçen hem seçilen, hem sahada hem masada olan güçlü siyasi aktörler haline getirdi. CHP’nin kadın kotası var ama uygulanmıyor. Oysa AK parti en çok kadın milletvekilinin bulunduğu parti. Kadınlar sadece vitrinde değil, her kademede güçlü siyasi aktör olarak yer alıyorlar.


YÜZDE 40’A YAKLAŞTI

Siyasette kadınlara sadece cinsiyet açısından bakılmasından rahatsız olan birisiyim. Erkek egemen bir siyaset anlayışında kadınlar buralara gelebildiyse, donanım ve siyasi mücadele adına arkalarında mutlaka bir başarı hikâyesi var. Önümüzdeki günlerde ekonomide ismini daha çok duyacağımız Prof. Sumru Altuğ gibi. O nedenle AK Parti MKYK’daki kadınlar da sadece isim ve resim olarak değil, alanlarında donanımlı isimler. AK Parti MKYK’da asıl listede 23, yedek listede ise 15 kadın yer alıyor.

AK KADINLAR

Ayşe Böhürler, Behiye Eker, Belgin Uygur, Büşra Paker, Çiğdem Karaaslan, Derya Yanık, Emine Zeybek, Fatma Aksal, Fatma Betül Sayan Kaya, Fatma Güldemet Sarı, Jülide Sarıeroğlu, Leyla Şahin Usta, Lütfiye Selva Çam, Nurcan Dalbudak, Özlem Zengin, Öznur Çalık, Seda Sarıbaş, Sevgi Yiğit, Sumru Altuğ, Sunay Karamık, Şaziye Gündüz, Şebnem Kocakelci ve Tuba Vural Çokal.

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

AK Parti, Kürt sorunu konusunda elini taşın altına sokan parti. Erdoğan, “Siyasi hayatıma mal olsa da bu sorunu çözeceğim” diyen bir lider. AK Parti iktidar olduğunda Kürt sorunu adına 30-32 maddelik bir liste yapılırken, bugün bir iki başlık ancak sayılabilir. Kürtçe kaset dinledi diye insanların hayatının karartıldığı bir dönemden Kürtçe TV’nin yayın yaptığı günlere ulaştık. Hem de bunları PKK terörüne rağmen başardık. Eğer PKK olmasaydı Türkiye, Kürt sorununun çözümünde çok daha fazla mesafe alırdı.

KÜRTLERİN TEMSİLİ

AK Parti aynı zamanda Kürtlerin oylarını alarak seçim kazanan bir parti. Kürtlerin parti yönetiminde ve kabinede yeterince temsil edilmediğine yönelik eleştiriler alıyordu. MKYK’da bu eksiklik bir ölçüde giderildi. Bölgeyi temsilen MKYK’da şu isimler yer alıyor:

Şeyh Said’in torunu Abdurrahim Fırat, Abdurrahman Kurt, Alaattin Parlak, Burhan Kayatürk, Cüneyt Yüksel, İbrahim Halil Yıldız, Mehmet Kasım Gülpınar, Orhan Miroğlu ve Şebnem Kocakelci.

TÜM KESİMLERE HİTAP

“Alevi toplumu CHP’ye mahkum değil” diyen Alevi kanaat önderlerinden Metin Tarhan’ın ve Ermeni cemaatinden Sevan Sıvacıoğlu’nun MKYK’da yer almaları ise not edilmesi gereken bir nokta. Çünkü bu dağılımdan da anlıyoruz ki, Erdoğan, tüm kesimlere hitap eden ve Türkiye’yi kucaklayan bir MKYK yapmaya özen göstermiş. Kucaklayıcı kadrolar, kucaklayıcı siyaset ve kucaklayıcı bir dille tahkim edildiğinde 2023 seçimlerinde farklı bir hava estirilebilir.

‘YENİ ÖMER’LER ARAMAYA DEVAM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette her zaman “Yeni Ömer”lerden söz etti. Hazret-i Ömer’i kendine örnek alan, ahlak timsali gençleri aradı. Hazreti Hatice’yi rol model olarak seçmiş Ayşeler’i örnek gösterdi.

O hedeflerden vazgeçilmiş değil. Zaten o hedeflerden vazgeçilse Erdoğan’ın siyasette olmasının anlamı yok.

Ama siyasette bazen Kürşat Ayvatoğlu gibi tiplerle de karşılaşılıyor.

Kürşat Ayvatoğlu çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun, pisliğin dibinin dibi.

Bir anda zengin olmanın, güç ve ihtiras peşinde koşmanın, paraya, güce ulaştıkça sapıtmanın, pisliğe bulaşmanın, çevresini de pisliğin içine çekmenin bir örneği.

Bunların sadece AK Parti’den değil hiçbir partiden çıkmaması lazım.

Ancak bu olay olduğunda AK Parti ne yaptı? Derhal bu şahsın ilişiğini kesti.

Bu kişinin en ağır cezaya çarptırılması için gereken ne varsa yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Pudra şekeri çektim” diye kendini kurtarmaya çalışan Kürşat Ayvatoğlu’nun, “dönem dönem kokain kullandığı, arkadaşlarına satın alıp temin ettiği yönünde bulgulara eriştiklerini” söyledi.

SIFIR KORUMA

Yani sıfır koruma. Tam aksine en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ise şahsın danışmanı olmadığını, özel kalemde çalışan bir şahıs olduğunu açıkladı.

Hamza Dağ, Kürşat Ayvatoğlu’nu işe alan değil, yanında çalışması için çaba gösteren değil, orada bulan hatta son dönemlerde de mesafeli tutan birisi.

AK Parti, bu rezil şahsın arkasında dursaydı her türlü eleştiriyi hak ediyordu.

Bu işin en çok sigara içilmesinden bile rahatsız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı üzdüğünden kuşkum yoktur. En çok Erdoğan’ı rahatsız ettiğinden şüphem yoktur.

AK Parti elbette ki bundan dersler çıkaracak.

Elbette ki Yasinler, Hamzalar dururken bu şahsın AK Parti Genel Merkezi’ne kadar ulaşıp orada işe girip nasıl çalıştığını tespit edecek.

Biz yeni Ömerler’i ararken, Kürşat Ayvatoğlu’nu nereden bulduk, diye özeleştiri yapacak.

Ama Erdoğan’ın da, AK Parti’nin peygamber ahlakı ile ahlaklanan yeni Ömerler’i  arama çabası bitmeyecek.

Hürriyet

Bunlar da ilginizi çekebilir

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.