Bakan Tekin: "Eğitim bakanlıkları sorumluluk almalı"
Toplantıda üye ülkeler arasındaki eğitim iş birliğinin geliştirilmesi, Enstitünün faaliyetleri, mali ve idari yapısı ile 2027-2029 dönemine ilişkin çalışma programı ele alındı.
Katılımcılara hitap eden Bakan Tekin, EİT Eğitim Enstitüsünün çalışmalarının son dönemde ivme kazandığı, Enstitünün son olarak yayınladığı öğretmen yetiştirme süreçleriyle ilgili çalışmanın çok dikkat çekici olduğunu söyledi. Tekin, Enstitünün bundan sonra da faydalı çalışmalar yapmaya devam edeceğine inandığını belirtti.
EİT Eğitim Enstitüsüne, 2012'de Ankara'da gerçekleştirilen ilk mütevelli heyet toplantısıyla başlayan bu süreçte Türkiye'nin hem ev sahibi hem de kurucu üye olarak çok ciddi bir destek verdiğini dile getiren Bakan Tekin, "Ben de şahsen o dönemde Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı olarak bu süreçler içinde yer alma onurunu yaşadım. 2017 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen ikinci toplantıyla tüm bu çalışmalar ivme kazandı. Bugün 5. Mütevelli Heyet Toplantısı ile yepyeni bir aşamaya geçiyoruz. Artık yapının ciddi şekilde kurumsallaştığı ve daha kapsamlı iş birlikleri için zeminin hazır olduğu bir ortama geldik." diye konuştu.
EİT ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 23 Temmuz 2020 tarihinde imzalanan ve 6 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe giren "Ev Sahibi Ülke Anlaşması" ile Enstitünün diplomatik statüsünün daha güçlü ve daha kalıcı bir hukuki zemine kavuştuğunu kaydeden Tekin, 2024 yılı mayıs ayında Türkiye'deki çalışma ofisinin kullanılmaya başlandığını ve kurumun artık çok daha verimli çalışmalar yürütebileceği bir alanın oluştuğunu bildirdi.
"Eğitim bakanlıkları sorumluluk almalı"
Bakan Tekin, bugün dünyanın insan hakları ihlallerinin, antidemokratik müdahalelerin yaşandığı, emperyal güçlerin hem askeri hem de kültürel anlamda diş geçirebildikleri yapılara saldırdıkları bir sürecin içinde olduğunu belirterek önümüzdeki dönemde de bu saldırganlık duygusunun bütün dünyada hızla artma ihtimali bulunduğunu ifade etti. Tekin, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Sosyal medya, yapay zekâ, dizi platformları ve benzeri ortamlarla artık insan hakları ihlallerinin çok sıradanlaştığı bir dünyayı yaşayacağız gibi duruyor. Bu nedenle ben katıldığım bütün uluslararası toplantılarda, dünya için büyük bir felakete sebep olabilecek bu süreçte eğitim bakanlıklarının ciddi bir sorumluluğu olduğunu ve bu konuda sorumluluk alması gerektiğini hatırlatıyorum. Katıldığım her toplantıda, hangi ortamda olursam olayım, dünyadaki savaşlarla, insan hakları ihlalleriyle eğitim camiası arasında sürekli ilişki kuruyorum çünkü eğer eğitim alanıyla ilgili olan kişiler, ahlaki anlamda, insan hakları anlamında, hukuk zemini anlamında dünyanın geleceğini kurtaracak bir eğitimi verecek olsa bu kadar insan hakları ihlali yapan, bu kadar savaşçı, bu kadar emperyal insanlar yetişmeyecek ve çocuklarımızı, bununla beraber de dünyanın geleceğini hep beraber kurtarmış olacağız."
"Eğitimin asli işlevi, barış içinde yaşayacağımız bir dünya inşa etmek"
Millî Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye'nin kendi ulusal programlarını revize ederken yapay zekânın kullanımından eleştirel düşünceye kadar çocukların eğitimden en üst düzeyde faydalanabilecekleri yenilikleri kullanmasının ötesinde başka bir şey daha yaptıklarına işaret eden Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla eğitimin asli işlevinin, insan olarak hep birlikte, barış içinde yaşayacağımız bir dünya inşa etmek olduğunu müfredatın içine yerleştirerek dünyanın gidişatında gördüğümüz bu felakete karşı biz de kendi sorumluluğumuzu yerine getirecek bir adım atmaya çaba gösterdik." dedi.
Tekin, EİT'in ve üye ülkelerin bundan sonraki başlıklarının içinde eğitimde demokrasinin, insan haklarının, barışın, temel hak ve hürriyetlerin merkeze alındığı çalışmalar bulunmasını dünyada farkındalık oluşturacak bir adım olarak gördüğünü ve önemsediğini dile getirdi.
Türkiye olarak attıkları adımlarla, PISA ve benzeri ölçme ve değerlendirme mekanizmalarında çok ciddi mesafe katettiklerini söyleyen Tekin, "Ama bunu söylediğim başlıklarla zenginleştirerek insanlığa, dünya barışına hizmet edecek bir adım atmayı da arzu ettik. Bu anlamda EİT Eğitim Enstitüsüne, Türkiye'nin birikimini sonuna kadar kullanabileceğimizi ifade etmek istiyorum. Yapılan şeyleri bunlarla zenginleştirirsek daha sağlıklı ve dünyanın geleceğine daha çok hizmet edecek bir adım atmış oluruz." ifadelerini kullandı.
Toplantıda EİT Genel Sekreteri Asad M. Khan, İran Eğitim Bakanı Alireza Kazemi, Pakistan Federal Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Wajiha Qamar ve gözlemci ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Millî Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu birer konuşma yaptı.
Toplantıya katılan Azerbaycan Eğitim ve Bilim Bakan Yardımcısı İdris İsayev, Kırgızistan Eğitim Bakan Yardımcısı Nadira Dzhusupbekova, Afganistan Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Direktörü Müftü Muhammed Hassan Haqani ile EİT Eğitim Enstitüsü Başkanı Mehmet Akif Kireçci ve EİT Bilim Vakfı Başkanı Seyed Komail Tayebi de söz alarak değerlendirmelerde bulundu.
Kireçci, Eğitim Enstitüsü Başkanlığına yeniden seçildi
Konuşmaların ardından Mütevelli Heyeti 5. Toplantısı'nın gündemindeki konular müzakere edildi ve alınan kararlar üye ülkelerin onayına sunuldu. Merkezi Ankara'da bulunan EİT Eğitim Enstitüsü Başkanlığı'na, Türkiye tarafından yeniden aday gösterilen Mehmet Akif Kireçci 3 yıl için bir kez daha seçildi. Bir sonraki toplantının ise İran'ın ev sahipliğinde yapılmasına karar verildi.

Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamuajans.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz