ABONE OL

Yıllık İzinlerde Hak Kaybı Olmaması İçin Başvuru Yapıldı





Genel Başkan Önder Kahveci ve Genel Başkan Yardımcısı İsmail Türk imzalı resmi yazıda ''Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 27 Ekim 2020 tarih ve 3137 Sayılı Personel İşlemleri Konulu Yazısı ile COVID-19 ile mücadele kapsamında personellerin yıllık izinlerinin herhangi bir süre öngörülmeden ikinci bir emre kadar durdurulduğu düzenlenmiştir. Ancak söz konusu durumun uygulanması sonucu içinde bulunduğumuz mali yıl içerisinde personellerin hak etmelerine rağmen kullanamadıkları yıllık izinler hakkında herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. İşbu durum sebebiyle personellere 657 Sayılı Kanun ve ilgili kanuna bağlı yapılan diğer düzenlemeler ile tanınan yıllık izinlerin kullanılamaması ve personellerin bu hakkının korunmaması durumu ortaya çıkmaktadır. Bakanlığınızca yapılan işbu düzenlemelerin ortaya çıkardığı ve personele tanınan yasal izin haklarının kullandırılması, bu hakların mali yılın bitimi ile kaybolması sonucunu doğuracak düzenlemelerin değiştirilerek personellerin hak kaybının önlenmesi, kullanılamayan izinlerin herhangi bir kayıp olmaksızın 2021 yılına aktarılmasının sağlanması gerekmektedir.

Bilindiği üzere; Anayasa'nın ''çalışma şartları ve dinlenme hakkı'' başlıklı 50'nci maddesinde; ''...Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.'' hükmü yer almakta olup, bu hükme istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''İzin'' başlıklı 23'üncü maddesi ile ''devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.'' hükmü, 99'uncu maddesi ile ''memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir. Bakanlar Kurulu, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilinin Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edilebilir.'' hükmü 102'nci maddesi ile de ''devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.'' hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.

Mezkur Kanunun ''yıllık izinlerin kullanılışı'' başlıklı 103'üncü maddesinde; ''yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında ayrıca yıllık izin verilmez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.'' düzenlemesi yapılmıştır. Sözleşmeli Personeller açısından ise yıllık izinler yalnızca sözleşme dönemi içerisinde kullanılması gerekli olup sözleşme dönemi bittiğinde kullanılmayan yıllık izinler sonraki sözleşme dönemine aktarılamamaktadır. Aile Hekimleri ile Aile Sağlığı Çalışanları açısından da söz konusu izinler sözleşme dönemleri ile sınırlı olup yeni sözleşme dönemlerine başlayacak olan personeller açısından hak kaybı oluşacağı aşikardır.

Bakanlığınız düzenlemeleri ile gerek kadrolu gerekse sözleşmeli personellerin kullanamadıkları yıllık izinlerden devreden kısmı yahut sözleşme dönemi içerisinde kalan ve kullanılmayan kısımları 2020 yılının bitmesi ile kullanılmaması sebebiyle ortadan kalkacağı aşikardır. Yapılan genelge ile personelin COVID-19 pandemisi ile mücadelesi sırasında izin kullanımı engellenmekle birlikte söz konusu düzenlemeler ayrıca personellere yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde koruma altına alınan dinlenme haklarını kullanımını engelleyici ve bu hakların ortadan kalkması sonucunu da doğurmaktadır. Devletin, personele tanınan hakların korunmasını sağlaması gerekirken, kamu personeline tanınan ve Anayasa'mız ile güvence altına alınan bu hakkın kullanımını engelleyici nitelikte işlem tesis edilmesi açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Kesintisiz ve daha iyi bir kamu hizmeti verebilmek amacıyla artan vaka oranının azaltılması gözetilerek söz konusu tedbirlerin alındığı öne sürülse de, kamu hizmetinin kesintisiz ve devamlılığının sağlanabilmesi açısından ayrıca çalışan sağlığının korunması, çalışma şartları ve çalışma ortamının iyileştirilmesi gerekmektedir. Sağlık personellerinin uzun zamandır COVID-19 pandemisi kapsamında ciddi bir iş yükü altında çalıştığı göz önüne alındığında personelin yıllık izin haklarının durdurulması ile daha iyi bir kamu hizmeti sağlanabileceği düşüncesi uygun gözükmemektedir. Nihayetinde bu derece yoğun hizmet veren personellerin dinlenmemesi, ciddi anlamda artan vaka sayıları göz önüne alındığında bu hastalık ile olan karşılaşma ihtiymallarini de ciddi anlamda artırmakradır. Etkin ve verimli bir kamu hizmetinin sağlanmasının yolu, personelin haklarının sınırlandırılarak ağır bir iş yükü altında bırakılması değil, aksine personellerin haklarının korunarak daha iyi bir çalışma ortamı sağlanması ile mümkündür.

Tüm bu açıklamalara istinaden, kamu personeline tanınan ancak Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 27 Ekim 2020 tarih ve 3137 Sayılı Personel İşlemleri Konulu Yazısına istinaden kullanılamayacak olan yıllık izin haklarının, gerek aktarılacak azami mali yıl süresi gerekse sözleşme dönemi sürelerine bağlı kalmaksızın tamamının korunarak personel tarafından söz konusu kayıtlı yazı sebebiyle kullanılmayacak olan yıllık izinlerin 2021 yılına herhangi bir kayıp olmaksızın aktarılmasının sağlanması adına gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için çalışmaların başlatılması hususunda gerektiğini arz ve rica ederiz.'' denilmiştir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.