ABONE OL

Bölgeler ve Okullar Arasındaki Farklar Giderilmelidir





Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ''Milli bir eğitim sistemi öncelikli hedef olmalıdır. Diğer ülkelerde başarılı olduğu varsayılan model veya uygulamaları ülkemiz eğitim sisteminde aynen uygulamaya kalkmak doğru bir yaklaşım değildir. Sürekli sistem değişikliğine giden ülkemizde her yapısal değişikliğin etkisi uzun yıllar sonra görülmektedir. Bakanların sık sık değişikliği, akabinde program geliştirme süreçlerinde de benzer durumun yaşanması ciddi sorunları beraberinde getirmektedir.

Okullaşma oranları 2013-2014 eğitim-öğretim yılında ilkokulda yüzde 99,57 iken, devam eden yıllarda düşüş göstermiştir. Okullaşma oranları ilkokulda 2014-2015 eğitim-öğretim yılında 96,30, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında 94,87, 2016-2017 yılında yüzde 91,16 olmuştur. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında ise ilkokulda okullaşma oranı yüzde 91,54’e yükselmiştir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okullaşma oranı ilkokulda yüzde 91,92 olmuştur.  2018-2019 eğitim-öğretim yılında okullaşma oranı 5 yaş düzeyinde yüzde 68,30, ortaokulda yüzde 93,28, ortaöğretimde de 84,20’dir. Ülkemizin eğitimde öncelikli hedeflerinden birisi okul öncesi de dahil olmak üzere okullaşma oranlarını yüzde 100 düzeyine ulaştırmak olmalıdır.

Bu noktada bölgelerin eğitim haritaları çıkarılması çok önemli bir husustur. Örneğin derslik başına düşen öğrenci sayısında ortalama ilkokul ve ortaokulda 24, ortaöğretimde 20 öğrenci düşmektedir. Ancak büyük şehirler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde derslik başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Derslik başına düşen öğrenci sayısı İstanbul’da ilkokul ve ortaokulda 30, ortaöğretimde 22; Bursa’da ilkokul ve ortaokulda 28, ortaöğretimde 19; Hakkari’de ilkokul ve ortaokulda 30, ortaöğretimde 25; Gaziantep’te ilkokul ve ortaokulda 35, ortaöğretimde 23; Şanlıurfa’da ilkokul ve ortaokulda 32, ortaöğretimde 20’dir.

Bu noktada yapılan gerçek değerlendirmeler ile ülkenin tamamındaki mevcut durum saptanmalı, okul müfredatından, öğrenci durumuna, öğretici kadrodan yönetim kademesine tüm gerçekliğiyle ele alınmalıdır. Değerlendirmeler tarafsız ve uzman bir kadroyla yapılmalıdır. Eğitim dışındaki faktörler -özellikle siyasi kaygılar süreçten uzak tutulmalıdır. Tarafsız bir şekilde yapılan bu taramanın ardından her bölge adına ayrı bir şekilde planlanacak kapsamlı 1-3-5-10 yıllık sistematikleştirilmiş eğitim kalkınma planları oluşturulmalıdır. Bu hususta her eğitim bölgesi için eksik ve ihtiyaçlar belirlenip uzun vadeli yatırımlar yapılmalıdır. Eğitim kurumları, eğitim alt yapıları, destek hizmetleri de süreçlere katılarak bütüncül olarak ele alınmalıdır.'' dedi.
Anahtar Kelimeler:
Eğitim Okullar
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.