Diyanet Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı (7 Eylül 2018)

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!
Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve inayetiyle önümüzdeki Salı Muharrem ayının ilk gününe ulaşmış, hicrî 1440 yılını yaşamaya başlamış olacağız. Hicretin yıldönümü olan bu başlangıcın, milletimize ve İslâm âlemine hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.

Kıymetli Müminler!
Fahr-i Kâinat Efendimizin risaletini kabul etmeyen müşrikler, ona ve müminlere her türlü zulmü, baskı ve işkenceyi reva görmüştü. Artık Mekke’de nefes almalarının imkânsız hâle geldiği bir anda, Yüce Allah müminlere dinlerini özgürce yaşayabilecekleri, ibadetlerini kolayca yerine getirebilecekleri huzurlu bir şehre, Medine’ye göç etme izni verdi. Önce müminlerden bir kısmı yola çıkmış, ardından da Peygamberimiz, sadık dostu Hz. Ebû Bekir ile birlikte Medine’ye hicret etmişti.

Muhterem Müslümanlar!
İslâm tarihinin bu şerefli yolculuğu, keyfi bir göçü değil, hakkın ve hakikatin yeryüzüne hâkim olması için imkân arayışını simgeler. Hicret; Allah’a imanın, sadakat ve teslimiyetin, sabır ve sebatın göstergesidir. Hicret; Allah’ın rızası, insanlığın huzur ve barışı için sahip olduğu her şeyden vazgeçen fedakâr bir muhacirin, kendisine kucak açan cömert bir ensara kavuşmasıdır.

Kur’an-ı Kerim’de bu zahmetli ve bereketli yolculuğun kardeş kıldığı muhacir ve ensar şöyle müjdelenir: “İslâm'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır…”

Kıymetli Kardeşlerim!
Hicret, Asr-ı Saadet’te yaşanmış ve bitmiş bir hadise değildir. Bugün de nice Müslüman, yurdundan ve yuvasından gözyaşları ile ayrılarak yollara düşmekte; kendisine ensarlık yapacak iyilik timsali insanlara sığınmaktadır. Bizlere düşen ise, hicretin yıldönümünde bu gerçeği bir defa daha hatırlayarak zulmün ve adaletsizliğin sona ermesi için gayret göstermektir.

Ayrıca hicret, her türlü fenalığı arkasında bırakarak, kötülükten uzaklaşarak iyiliğe ve hayra doğru adım atmaktır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) hicretin bu manevi boyutuna şöyle işaret etmektedir: “Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir.”

Aziz Müminler!
Hicrette asıl olan samimiyettir, halis niyettir. Hicretin mayası, Allah’a bağlılık ve Resûlullah’a olan muhabbettir. Mümin, arkasında bıraktığı acı günlere rağmen iman ve umutla hayata tutunduğu zaman muhacir olur. Muhacir de harama sırtını dönüp ısrarla helâlin izini sürdüğü zaman hicretin manasını keşfeder.

Muhterem Müslümanlar!
Yeni bir hicrî yıla girerken Müslümana yaraşan, geçmişin muhasebesini yaparak geleceği tanzim etmektir. İsyandan itaate, günahtan tövbeye, gösterişten tevazua, ayrılıktan vahdete, düşmanlıktan kardeşliğe, cehaletten ilme, kötülükten iyiliğe hicret etmektir.

Geliniz! Hicreti andığımız bu mübarek cuma vaktinde, zalimlerin zulmünden kaçarak yurdunu, yuvasını terk etmek zorunda kalan muhacir kardeşlerimize ensar olalım. Hayat yolculuğumuzu kâmil bir iman, salih bir amel ve güzel bir ahlakla mamur etmeye bir daha niyet edelim. Yönümüz, yolumuz, hicretimiz daima Allah’a ve Resûlüne olsun.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Nuran Tutak 2 ay önce

Çok yazık. Suriyelileri Peygamberin sahabisine benzetmek çok yazık. Çok yazık.

Misafir Avatar
Emir 2 ay önce

Sohpet

Misafir Avatar
Mustafa 3 ay önce

Diyabetin Allah belasını versin . Gerektiğinde malımızı, canımızı ve bütün varlığımızı Allah yolunda feda etmenin sembolik bir ifadesidir. Diyor diyanet devlet dini olmuş ahali..

Misafir Avatar
Mehmet 3 ay önce

Senin kulakların anlatılanları duymuyorsa







Ben ne yapayım kardeşim

Misafir Avatar
mustafa budanur 3 ay önce

olurmu Allah ıcın vaaz verenmı var kı para tovbe butun vaazları olmus zaten Allah bızı dıyanetten korusun

Misafir Avatar
sevket ince 3 ay önce

Hutbe ye reklam neden konuyor
Veya neden engellenmiyor

Misafir Avatar
ÖMER Özyıldız 3 ay önce

20 Temmuz 2018 tarihi Kıbrıs Barış Harekatının yıldönümüdür..Bu seneki yıldönümü Cuma gününe denk gelmiştir...44 yıl evvel Kıbrıslı kardeşlerimizi rum ve yunan mezaliminden kurtarmak amacıyla yapılan şahsen kendimin de katıldığı bu müdahalenin sonucu olarak 500 e yakın vatan evladı Mehmetçik o topraklara düşerek şehit oldu..1200 Mehmetcigimiz yaralandı...Diyanet işleri başkanlığı gayet tabii ki gerekli gördüğü sosyal..dini...konularda hutbe vermektedir..20 Temmuz 2018 günü Düğünlerle ve nasıl yapılmasi gerektiği konusundaki hutbe demek ki Şehitlerimizin kanından daha elzem ve önemli..ancak yazık diyebiliyorum...Şehitlerimizin kemikleri sızlamıştır..Arkadaşlarını o topraklara veren Gazilerimiz incinmistir...çok üzgünüz....

Misafir Avatar
Nokta 3 ay önce @ÖMER Özyıldız

Diyanet, Türk Milletinin 200 sene gerisinde maalesef. 3 maymunu oynamaktan başka yaptığı iş yok. Surililer için konuşur ama Kıbris için susar. Daha neler varda yazılmıyor işte..

Beğenmedim (0)
Misafir Avatar
ÖMER Özyıldız 3 ay önce

20 Temmuz 2018 tarihi Kıbrıs Barış Harekatının yıldönümüdür..Bu seneki yıldönümü Cuma gününe denk gelmiştir...44 yıl evvel Kıbrıslı kardeşlerimizi rum ve yunan mezaliminden kurtarmak amacıyla yapılan şahsen kendimin de katıldığı bu müdahalenin sonucu olarak 500 e yakın vatan evladı Mehmetçik o topraklara düşerek şehit oldu..1200 Mehmetcigimiz yaralandı...Diyanet işleri başkanlığı gayet tabii ki gerekli gördüğü sosyal..dini...konularda hutbe vermektedir..20 Temmuz 2018 günü Düğünlerle ve nasıl yapılmasi gerektiği konusundaki hutbe demek ki Şehitlerimizin kanından daha elzem ve önemli..ancak yazık diyebiliyorum...Şehitlerimizin kemikleri sızlamıştır..Arkadaşlarını o topraklara veren Gazilerimiz incinmistir...çok üzgünüz....