ABONE OL

Diyanet (28 Şubat 2020 ) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayımlandı

TARİH:28.02.2020


HELAL KAZANÇ VE ALIN TERİ
Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimizin defalarca ikramda bulunduğu Medineli muhtaç bir sahâbî yine bir gün Peygamberimizin yanına gelmişti. Evinde bir örtü ve bir bardaktan başka eşyası yoktu. Resûlullah (s.a.s), o iki eşyayı getirmesini istedi. Sonra bu eşyaları orada bulunanlardan birine iki dirheme sattı. Ardından sahâbiye şöyle bir yol gösterdi: “Bu dirhemlerin birisiyle yiyecek alıp ailene götür, diğeriyle de bir keser al ve topladığın odunları çarşıda sat.” Fakir sahâbî, Peygamberimizin tavsiyesine uyarak günlerce odun toplayıp sattı. Kazandığı parayla ailesi için birkaç parça elbise ve biraz da yiyecek alabilmişti. Artık o, kendi ayakları üzerinde durup ailesinin geçimini sağlayabiliyordu. Allah Resûlü (s.a.s), bu durumu görünce şöyle buyurdu: “Bu şekilde çalışarak başkalarına muhtaç olmadan geçinmen, kıyamet günü yüzünde dilencilik lekesi ile gelmenden daha hayırlıdır.”
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, tembelliğe, sorumsuzluğa ve çalışmadan kazanmaya izin vermez. Her insanın alın teri dökerek, el emeğiyle, göz nuruyla çalışarak kazanmasını ister. Resûl-i Ekrem’in, “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir” hadisi bu hususa işaret eder.
Kıymetli Müslümanlar!
İslam, bizi Allah’ın helal ve temiz nimetlerine davet eder. Haram ve kötü şeylerden kaçınmamızı emreder. Yemede, içmede, giyinmede, alışverişte, çalışmada, hâsılı hayatın her alanında helal olana yönlendirir. Zira helal ve haramlar, “hudûdullah” yani Allah Teâlâ’nın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara riayet etmek insanı dünyada huzurlu, ahirette ise mutlu kılar.
Dinimiz, hukukun ve ahlakın ilkelerini tanımayan, toplumun dirlik ve düzenini bozan haksız ve gayri meşru kazanç yollarının tümünü yasaklar. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, Medine çarşısında dolaşırken bir satıcının buğday çuvalına elini daldırmış, üst kısmının kuru, alt kısmının ise ıslak olduğunu görünce satıcıyı şöyle ikaz etmiştir: “İnsanların görmesi için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi? Bizi aldatan bizden değildir.”
Değerli Müminler!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıklardan yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.” Mümin, Rabbine gönülden bağlıdır. O’nun emirlerine uyar. Yasaklarından uzak durur. Kazancını meşru yollardan temin eder. İşini, sorumluluğu ağır bir emanet olarak görür. O bilir ki helal kazanç berekettir. Helal ile yetinmek insanın kurtuluş reçetesidir. Haramla varılacak nokta ise ancak hüsrandır.
Aziz Müslümanlar!
Maalesef günümüzde kısa yoldan ve emek sarf etmeden kazanmak başarıymış gibi gösterilmektedir. Hâlbuki kul hakkına riayet etmeden, kamu malını zarara uğratarak kazandığını sanmak aslında kaybetmektir. Aldatarak, hile ile insanları kandırıp haksız kazanç elde etmek inancımızla asla bağdaşmaz. Mümine düşen, alın teriyle yetinmek, rızkını helal yoldan temin etmek için çalışıp çabalamaktır. Gayret müminden, rızık ise Allah’tandır. Rabbimiz, kendi rızası yolunda harcanan hiçbir emeği karşılıksız bırakmaz.
Muhterem Müminler!
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Helal olanı alın, haram olanı terk edin!”
Resûlullah’ın bu tavsiyesine uyarak Rabbimizden helal rızık isteyelim. Helalinden kazanıp helal yollarda harcamaya, harcarken ölçülü olmaya gayret edelim. Unutmayalım ki alnımızın teriyle helalinden kazandığımız bir lokma, yuvamıza huzur, ömrümüze bereket katacaktır.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
İhsan Yaşar 12 ay önce

İyi güzelde kerbelada Hüseyinin ailesi ve yoldaşlarını katleden Yezit'ten nede bahsetmezsiniz zalim firavunlaşmış kuraldan. Şam yakınlarında beyaz sarayda yaşayan Yezid. (Ebuzer ayrı vakaa)

Misafir Avatar
erhan erhan 3 yıl önce

diyanet işleri olmuş dini değiştirme işleri; kadınlar ne zamandan beridir cuma namazı kılıyor,

Misafir Avatar
Muhammed Emin Eroğlu 3 yıl önce

Ülkemiz fiili bir işgal altında değil mev laya çok şükür.Allah muhafaza eylesin.Laki n bu tip avrupai uygulamalarla bütün yaşantımız işgal altında.Biz şerefli bir milletin evlatları ve son peygamberin ümmetiyiz.Bir an önce özümüze dönmek mecburiyetindeyiz

Misafir Avatar
Cemal Aydemir 3 yıl önce

Kafirlerin bu kara cuma uygulaması senelerden beri var yalnız bu sene Vatanımızda bu kadar reklam yapıp bazı kendini bilmez islam düşmanlığı bu kadar kadar artmamıştı bu oyunu bozmak için hükümlerin bir an önce yasaklaması lazım.
Saygılarla C.Aydemir