Atama Bekleyen Öğretmen Sayısı 1 Milyona Ulaşacak

YÖK’ün istatistiklerine göre 2017 yılı itibarıyla öğretmen olabilmek amacıyla sadece eğitim fakültelerinde okuyanların sayısı 228.279.

Eğitim fakültelerinin haricindeki fen edebiyat fakülteleri, ilahiyat fakülteleri ve insan ve toplum bilimleri fakültelerinde okuyan öğrenciler de katıldığında öğretmen olmayı umut eden 653.899 lisans öğrencisi var.

2016 ve 2017 Öğretmen atamalarından sonraki güncel sayıya baktığımızda 438.134 mezun durumda aday, 653.899 mezun olacak aday ile toplamda 1.092.033 öğretmen atama bekliyor olacak.

Sayı neden bu kadar arttı?

Eğitimci yazar Şahin Aybek ise hatalı planlamaya dikkat çekerek, “Atanmayan öğretmenler yok ve yük değildir” dedi.

“Birilerinin öncelikle yeterince eğitim fakültesi mezunu öğretmen olmasına rağmen, yıllarca sırf akademisyenler para kazansın diye, eğitim fakültesi mezunu olmayanlara bankamatik ve sıkıştırılmış programlarla nasıl formasyon verilip, atanmayan öğretmen sayısının artırıldığını açıklaması lazım” diyen Aybek şu ifadeleri kullanıyor: Öğretmenliklerin normal eğitim mezunu sayısı azmış gibi bir de ikinci öğretimlerini kimler açtı? Üniversite sayısı ve mezun öğretmen sayısı artarken niceliği artırıp niteliği düşürenler kimlerdir? Ondan sonra da atanmayan öğretmenler MEB’e yüklensin bizi niye atamıyorsunuz diye. MEB hangi bir soruna yetişsin? Türkiye’de niye mezun edilecek ve atanacak öğrenci planlaması yapılarak öğretmenlik bölümleri açılmadı?

YÖK ve üniversiteler hesap vermelidir!

YÖK ve üniversiteleri de eleştiren Aybek şöyle devam etti: Yıllarca yeterli alt yapı ve akademik kadro olmadan lise açar gibi eğitim fakültesi açan atanmayan öğretmenler değil YÖK ve üniversitelerdir. Ayrıca ortada bir sorun varsa atanmayan öğretmenler bu sorunun nedeni değil sonucudur. Atanmayan öğretmenler sorununun nedeni YÖK ve üniversitelerdir. Bu bağlamda YÖK ve üniversiteler hesap vermelidir. Geçmiş yıllardaki öğretmen yetiştirme ve istihdam politikalarını belirleyenler hesap vermelidir.

Örneğin yanlış planlama sonucu yıllardır çalışmayan ve atanmayan öğretmenlerin iş gücünün ekonomiye katılamamasının zararının bedelini kim ödeyecek? Diğer taraftan atanmayan öğretmenler sorunu toplumumuzun kanayan ciddi bir yarasıdır. Kim bu gidişe dur diyecek? Bu eğitim emekçileri önemli maddi ve manevi sorunlar yaşayan insanlardır. Aklınızın ve mantığınızın alamayacağı mağduriyetler yaşamaktadırlar.

birgun 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ali 2 hafta önce

Zorunlu 8 yıl zorunlu 12 yıl sonra mecburen üniversite sonuç 1 milyon işsiz genc