Asgari ücret için veriler açıklandıkça tahmin konusunda yeni hesaplar oluşmaya başladı. Aralık ayında belirlenecek ve yaklaşık 6,5 milyon çalışanı ilgilendiren asgari ücret için tarafından, 'Türkiye'nin meselesi olmaktan çıkacak' açıklamaları gelirken, asgari geçim indirimi (AGİ) dahil 3 bin 485 lirayı geçeceği tahmin ediliyor.

Bu beklentilerin ardından sendikalar da asgari ücret ile ilgili taleplerini şekillendirmeye başladı. Türk-İŞ Genel Başkanı da "Bu sene, 45 seneye bedel" ifadelerini kullanarak taleplerini belirtmişti. Asgari ücret konusunda beklentilerini açıklayan Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan ise konfederasyon olarak enflasyonun üzerinde bir zam oranı talep edeceklerini açıkladı.

"BU İSTİSNAİ DEĞİL TÜRKİYE'NİN GEÇİM ÜCRETİDİR"

TGRT Haber'e konuşan Mahmut Arslan, "15 milyon sigortalı işçi bunların yüzde 42'si yani yaklaşık 6,5 milyonu asgari ücret ile çalışıyor. Türkiye gibi bir ülkede asgari ücret olmaktan çıkıyor. Bu aslında bir geçim ücreti oluyor. Batı Avrupa ülkelerinde asgari ücret istisnai bir ücrettir. Örneğin İspanya'da asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 1'dir. Fransa en yükseklerden bir tanesi olmasına rağmen bu oran yüzde 8'dir. AB ülkelerine bakıldığında ise asgari ücretle çalışanların toplam çalışanlara oranı yüzde 1 ila yüzde 10 arasında değişiyor. Dolayısıyla bizim ülkemizde çalışanların yüzde 42'si asgari ücretle çalıştığı için bu istisnai bir ücret değil, bir geçim ücretidir" dedi.

ASGARİ ÜCRET VERGİ DİLİMİ İÇİN ÖNERİ

"Asgari Ücret Tespit Komisyonu hem kapsam itibariyle, hem katılım itibariyle hem de kapsayıcılık itibariyle ne yazık ki 6,5 milyon insanın asgari ücretini belirleme konusunda yetersiz görüyoruz" diyerek sözlerini sürdüren Arslan, "Çünkü burada en büyük işçi konfederasyonu, en büyük işveren konfederasyonu ve bir de hükümet yer alıyor. Halbuki asgari ücretle ilgili toplu sözleşmesini yaparken toplumun geniş kitlelerinin de buna dahil edilmesi gerekli. Aslında hükümet asgari ücreti belirlerken hükümetin kendi bütçesini dikkate alarak belirlediği gibi kamuoyunda bir algı var. Ama bu doğru değil. Bugün asgari ücret belirlenirken tamamen özel sektörde çalışanların ücretleri belirleniyor. Hükümet burada işçi ve işveren arasında hakemlik görevi yapmakta. Bu da işçi-işveren arasındaki dengeyi korumak gerekiyor. Ayrıca Türkiye OECD ülkeleri içinde asgari ücretten en fazla vergi alan ülkelerden bir tanesi. Bence asgari ücreti ne kadar arttırırsak arttıralım önce vergi yükünü azaltmak gerekiyor. Asgari ücreti belirlerken vergi dilimlerini de aşağı çekmemiz gerekiyor" açıklamasında bulundu.

"ASGARİ ÜCRET ERİDİ"

Asgari ücretin hem dolar hem de TL bazında geçen seneye göre eridiğini söyleyen Arslan, "Ülkemiz son 2 yılda tüm dünyada olduğu gibi pandeminin ağır sonuçlarını yaşıyor. Özellikle küçük işletmelerin faaliyetlerini kaybetmesi bizi ciddi şekilde sarstı. Pandeminin getirdiği bir kısım zincirlerdeki aksamadan kaynaklanan fiyat hareketlerinin yükselmiş olması, geçen yıl belirlenen asgari ücretin bugüne bakıldığında hem dolar hem de TL bazında eridiğini görüyoruz. Enflasyonu dikkate alarak ortadan kaldırmaya yönelik bir perspektife ihtiyacımız var. Burada da bu rakamları yan yana koyduğunuz zaman bugünkü 2820 TL asgari ücretin ciddi oranda yükseltilmesi gerekir ki geniş kitlelere rahat nefes aldırabilelim" dedi.

"ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR"

Rakamlar üzerinde çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda konfederasyonumuz yer almamakta. Biz de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Ancak geçen yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın bize bir daveti oldu. 'Orada Hak-İş yok ama gelin birlikte çalışalım' denmişti. Eğer öyle bir çalışma söz konusu olursa üç konfederasyon olarak çalışmaları sürdürmemiz gerekiyor. Eğer böyle bir durum olmayacaksa önümüzdeki günlerde kendi çalışmamızı tamamlayıp Aralık ayındaki toplantı öncesi kendi verilerimizi ve belirlediğimiz ücreti açıklayacağız. Gerçekten olması gereken rakamlar üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.