Sayın Nabi AVCI'nın açıklamasını kendi cümleleriyle aktarmak gerekirse :Yönetici atamaları yeni bir yönetmelik çalışmamız var fakat bu çalışma biraz yavaş yürüyor gibi görünebilir haklı olarak çünkü merkezde yaptığımız çalışmayı, bizzat sahada bu işi, bu sorumluluğu üstlenmiş olan arkadaşlarımızla yani il millî eğitim müdürlerimizle, ilçe millî eğitim müdürlerimizle, öğretmenlerimizle -danışarak, onların da görüşlerini alarak- sonuçlandırmak istiyoruz. O çalışmalarımız sürüyor. Yönetici atamalarında bir miktar gecikmemiz var, onu telafi edecek şekilde çalışıyoruz ama dediğim gibi, yani mümkün olduğu kadar, sahadaki gerçek sorunları bilen insanların görüşlerinin de hesaba katıldığı bir yönetmelik olsun istiyoruz.” Açıklama kamuoyuna yansıyan cümleleriyle aynen bu şekildedir.

 

Görüldüğü gibi bu açıklama yukarıda da belirttiğim üzere bu konuda yeni bir sürece ve geç de olsa doğru bir yönteme işaret etmektedir. Nitekim bu uygulama Nimet ÇUBUKÇU (BAŞ)'ın bakanlığı döneminde yapılarak tüm sendikaların görüşleri yazılı olarak alınmış, hem de kamuoyuna açık bir şekilde yapılmış ve çok küçük eksiklerinin dışında genelde herkesçe kabul gören ve bu alanda tarihinin en güzel yönetmeliği yani 2009 yönetmeliği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla böylesi tecrübe bakanlığın önünde dururken bu işi daha işin başında yapması gerekirken geç de olsa doğru yöntemi bulmaları olumlu ve önemlidir. Zira yargıdan dönerek atanmış olanları geldiği yere geri göndererek perişan edecek olan ve mülakat gibi tamamen torpile dayalı sakat bir uygulama ile bakanlıkta iş barışını bozarak bu işin suyunu çıkaracak olan bir yönetmeliğe razı olmaktansa biraz daha sabırlı olmakta fayda olduğunu düşünmekteyim.  

 

Nitekim bu açıklamadan sonra süreci biraz da kısaltmak adına Bakanlığın bu noktada yapması gerekenleri naçizane aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.

 

1. Ayrım yapmaksızın Eğitim sendikalarının tamamından yönetmelik konusunda görüşlerini yazılı olarak Bakanlığa vermeleri konusunda yazı yazıp makul ama kısa bir süreyle sınırlı tutmak.

 

2. Bakanın ifadesiyle sorumluluğu üstlenmiş olan il ve ilçe milli müdürlerine resmi yazı yazarak yine makul ama kısa sürede görüşlerini elektronik ortamda bakanlığa ulaştırmalarını sağlamak.

 

3. En önemlisi ise eğitim camiasının yani diğer okul yöneticileri ve öğretmenlerin tamamının görüşlerini almak üzere daha önce bazı konularda yaptığı gibi internet üzerinden online anket sitemi düzenleyerek tüm yönetici ve öğretmenlerin T.C. Kimlik ve MEBBİS şifreleriyle girip bu konudaki anketi doldurmaları konusunda resmi yazarak tüm okullara ulaştırmak ve bu işi aynı zamanda makul sürede zorunlu tutmaktır.

 

4. Bilhassa yönetmeliğin sorunlu ve tartışmalı konuları olan “Mülakatın istenip istenmediği, Ek-1'in istenip istenmediği, isteniyorsa uzman öğretmenliğe, ödüllere, sertifikalara vb. puan verilmesinin istenip istenmediği ya da kaç puan verilmesi gerektiği gibi” netameli konular anket sorularında ve görüş yazılarında mutlaka yer almalıdır.

 

5. Ve son olarak ise bu işe kafa yoran, hatta yönetmelik taslağı hazırlayıp bakanlığın hizmetine sunan ve yazılarıyla bu konuya katkıda bulunmak isteyen tün internet sitelerinden de faydalanmak.

 

6. Tüm bu verileri elde ettikten sonra bu işten gerçekten anlayan, kafası çalışan ve enerjisi tükenmemiş beş on kişilik komisyonu sadece bu işe görevlendirip kısa bir sürede paydaşlardan gelen verileri rapor haline dönüştürmelerini sağlamak ve bu rapor doğrultusunda yönetmeliği yazıp yayınlamaktır. Bu iş çok uzun sürer gibi bir duyguya kapılanlar için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu konuda ciddi çalışma yapmış ve Feridun Fikret AKSU ile birlikte bir haftada taslak hazırlamış birisi olarak bu süre en fazla üç hafta sürer. Şöyle ki bir hafta görüş, anket ya da verilerin elde edilmesi, bir hafta verilerin tasnifi, değerlendirilmesi ve rapor edilmesi, bir hafta da bu rapor doğrultusunda yönetmeliğin yazılması olmak üzere hem de güle oynaya yapacak kadar rahatlıkta bu süre en fazla üç haftadır.  

 

Sonuç itibariyle Sayın Bakan'ın bu açıklamalarını aklıselimin galip gelmesi ve doğru yolun geç de olsa bulunmuş olması adına son derece olumlu ve önemli buluyorum. Bu konudaki kaosu çözecek son çare olarak görüyorum. Bütün mesele bu işi yapacak doğru kişilerin seçilmesi ve gerekirse kampa girerek bu çalışmaları en kısa sürede tamamlamalarıdır. Zira hiç kimse herkesten akıllı değildir ve aklın yolu birdir. Ayrıca binlerce insanın yanlışta birleşmesi mümkün değildir. İnsan doğası gereği insanların büyük çoğunluğu daima aklıselim, sağduyu ve doğru üzerinde ittifak eder ve isabetli karar verirler ki ben buna yürekten inananlardanım. Yani insanların ezici çoğunluğunun görüşleri gerçekten doğru ve isabetlidir ve buna inanmamak ya da kabul etmemek bana göre insanın kendi eksikliğinin göstergesidir.

 

Böylesi bir yöntemin sonucunu tahmin etmek bile zor değil aslıda. Zira Eğitim Bir Sen'in dışındaki tüm sendikaların mülakat istemediği, öğretmen camiasının tamamına yakınının yine mülakat istemediği; Ek-1 konusunda ise yine belki sadece müdürlükte olması kaydıyla ve torpile kapı aralayan puan değerlendirmelerin minimize edilmesi yönünde ezici çoğunluğun talebi ve beklentisi olduğu yine bilinmektedir. Dolayısıyla bu iki hassas konunun dışında diğer konular da çok fazla sorun olmayacağı için yönetmeliğin nasıl çıkacağını da aslında bu yöntemde tahmin etmek bile mümkündür. Uygulama ile aslında bilinen şeyler sadece veriye dayandırılmış olacak ve aynı zamanda tüm paydaşları karar sürecine dahil etmekle onların da rızası alınmış olacağı için herkes bu yönetmeliği benimsemiş olacak ve sorunsuz uygulanacaktır. Bu sürecin tekrar uzaması atanmayı bekleyen yönetici adaylarının canını sıksa da eğer istenirse kısa bir sürede herkesin makul ölçülerde kabul edebileceği bir yönetmeliğin çıkarılması mümkündür ve gelinen nokta bana göre doğru ve son derece de önemlidir.

 

Ben Sayın Bakan'ı böyle bir kararından dolayı kutluyor, ikinci kez bürokratların oyununa gelmemesini temenni ediyor ve bu açıklamasını aynen uygulamaya geçirmesini diliyorum.  

 

07.05.2013

Cafer GÜZEL

[email protected]