"MEB Yönetici Atama Yönetmeliği acilen tartışmaya açılmalı ve değiştirtilmelidir. Yoğun gündem arasında zaman akıp gidiyor ve geçen yıl kâbusa dönüşen süreç yeniden yaklaşıyor. Ziya Selçuk döneminde çıkarılan ve uygulaması bir hayli zor olan mevcut yönetmelikle, yeni bir atama ve yer değiştirme sürecine gidilmemelidir.


Hatırlanacağı gibi Ziya Selçuk, göreve başladığı ilk günden itibaren okul yöneticilerini tartışmaya açmış, devamında da yönetmeliği, taraflarla yapılan istişarelerin tam aksi bir şekilde düzenlemişti. Bu yüzden bütün sendikalar, yönetmelikten memnuniyetsizliklerini ifade ederek dava açmışlardı.

Mevcut yönetmelik hazırlanırken yapılan en büyük hata, yönetici seçimiyle hiç ilgisi olmayan uygulamaların puanlamaya dâhil edilmesi olmuştur. İyileştirilmesi düşünülen her alanı, yöneticiler için puan kriteri yapmak ve buradan bir başarı hikâyesi çıkarabileceğini ummak, eğitim yönetimini hiç bilmeyenlerin yapacağı bir işti. Ne yazık ki geçen yıl bunu da görmüş ve yaşamış olduk.

Yönetmelik yeniden ele alınarak en sade şekli ile düzenlenmelidir. Puan değeri olacak maddeler yeniden ele alınmalı, özellikle belgelerin geçerlilik süresi için getirilen son dört yıl sınırlaması kaldırılmalıdır. Yarışmalarda alınan derecelere verilen puanlar ise en tuhaf uygulamalara sebep olmuştu. Özetle idarecileri belge üretmek zorunda bırakmanın, şampiyon öğrenci transferine teşvik etmenin kimseye bir faydası olmadığı görülmelidir. Dört yılda bir değerlendirme ise çalışma barışını bozan, idarecileri birbirine düşüren bir kısırdöngüye dönüşmüş durumdadır.

Okul yöneticileri, meslek kanunu ile kadro bekliyor. Sorumlulukları oranında yetkiye sahip olmak istiyor. Saygı görmek ve kendine özgü özlük haklarına sahip olmak istiyor. Ağır yükün altında ezildiklerinin görülmesini ve artık sağlam bir adım atılmasını bekliyor. “Her okul, müdürü kadar okuldur.” sözünün ifade ettiği ruhun yansıdığı bir yönetmelik bekliyor.

Son günlerde yönetmelik değişikliğinin önündeki en büyük engel, -henüz okul müdürü atamalarında kullanılmamış olsa da-; “Yönetmeliğe gerek yok, 76. madde her derde deva” yaklaşımı olarak görülse bile bu sürecin uzun sürmeyeceği ve bu atamalara açılan davaların bir bir aleyhte çıkacağı eski tecrübelerimizle sabittir. Bu yüzden acilen düzenleme yapılmalıdır.

Her fırsatta söylüyorum, en iyi yönetici seçme yöntemi, zannedildiği gibi sadece yazılı sınavla atama değildir. İdareci havuzu iyi tanımlanmalı, belli düzeyde ön hazırlık yapılmalı; sınav, ek 1 ve sözlü sınav puanlarının belli oranlarda katıldığı bir puanlama sonrası atama ve iş başında yetiştirme ile okullarımız kısa sürede başarılı idarecilerine kavuşacaktır.

Yönetmelik acilen tartışmaya açılmalı, düzenleme yapılmalı ve idareciler mahkeme kapılarından kurtarılmalıdır. Mevcut hali ile yönetmelik biriktirdiğimiz tecrübeye de eğitim yöneticilerimize de yakışmamaktadır. Madem Ziya öğretmen gitti, özellikle mevcut yöneticileri hedef alan yönetmeliği de değişmeli ve arşivdeki yerini almalıdır. Bu yönetmelik belki yıllar sonra, “uygulaması en zor ve anlamsız yönetmelikler araştırması” yapan bir araştırmacının işine yarayacaktır."