Detaylara girmeden yönetmeliği kısaca aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:

 

1. Mülakat = Sözlü Sınav = Torpil: Bu yönetmeliğin özü özeti olan ve tüm sorunların, tartışmaların, davaların, dolayısıyla da torpilin anası olan mülakat yani sözlü sınav yalnızca müdür atamalarında olmak üzere vardır. Hatırlanacağı üzere bütün gürültü bu yüzden kopmuş, dört sendika dava açmış, eylemler yapılmış tüm eğitim camiası bu yönetmeliğe karşı cephe almıştı. Ancak sanki hiçbir şey olmamış gibi aynı sözlü sınav yeniden geldi. Anlaşılan o ki birilerinin rahatsızlığı birilerini hiç rahatsız etmemiş.

 

2. Müdür Ataması: Müdür atamasında yazılı sınavın % 70'i sözlü sınavın % 30'u Ek-1 Değerlendirme Formundan elde edilen puanın ise tamamı hesaplanarak ortaya çıkan atama puanı ile atama yapılacaktır. Buradaki sözlü sınavı tümüyle lanetledikten sonra belki ilgileneler için söylemek gerekirse sözlü sınavda baraj uygulaması kaldırılmış olup, aldığı puanın % 30'u atama puanına yansıyacaktır. Dolayısıyla bu yönüyle etkisinin azaldığını söylemek mümkündür. Zira baraj uygulamasında örneğin sözlü sınavı kazanma puanı 70 ise 69 alan bir kişi tümüyle atanma hakkını kaybetmiş olmaktaydı ve bu sistem müfettişlik sınavlarında halen uygulanmaktadır. Ayrıca Ek-1'den elde edilen puanın belli bir oranı değil de tamamının atama puanına yansıtılması parayla satılan Tezsiz Yüksek Lisans diplomalarının hatırına olsa gerek ki bunu da bir kenara not etmekte fayda var. Dahası sözlü sınava yalnızca boş okul sayısının 3 katı kadar adayın girebilmesi düşük puan alanlara daha işin başında kapıları kapatmak demektir.

 

3. Müdür Başyardımcısı Ataması: Okuldaki Müdür Yardımcıları arasından okul müdürünün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile atanır. Karpuz seçer gibi yani…müdüre yalaka yetiştirmek için! Daha önceki sınava girip de o puanla başyardımcı olarak atanmayı bekleyenlerin müktesep haklarını falan sormayın ve de bakmayın siz kadir gecesinde doğduğuna bu yönetmelikte hakkı ve adaleti aramak beyhudedir.

 

4. Müdür Yardımcısı Ataması: Yazılı puanı ile Ek-1'den elde edilen puanın toplamı atama puanı olup bu puan ile atanır.  Burada da parayla satılan yüksek lisans diplomalarının hatırı ağır basmış olmalı ki daha önce yalnızca yazılı sınav puanına göre atama yapılırken şimdi bir de Ek-1 puanı ilave edilmiş.

 

5. Yeniden Atama: Daha önce yöneticilik görevlerinde bulunmuş olanların bir şekilde yöneticilik görevinden ayrılıp öğretmenliğe dönmüş olduğu halde yeniden yöneticiliğe dönmek için kendilerine verilen bir şans niteliğinde olan “Yeniden Atama” bu yönetmelikte yer almamaktadır. Aslında gerçeği söylemek gerekirse müdür yetkililerin sınavsız atanmalarına kapı araladığı için eleştiriye açık yönü düzeltilmiş oldu. Ancak bilhassa il dışına yönetici olarak gitme imkanı olmadığı için çaresiz olarak yeniden atamaya güvenerek öğretmen olarak gitmek zorunda kalanları büyük bir hayal kırıklığına uğrattığını söylemek mümkündür. Eğer tedbirlerini alıp sınava girmedilerse tabi. Zira yeniden atamaya güvenmek bile ciddi risktir zaten. Sonuç itibariyle bana göre müdür yetkililerin sınavsız olarak atanmalarını önleme adına olumlu iken, il dışına tayin isteyenler, yurt dışına öğretmen olarak gidenler ve gerçekten makul sebeplerle yöneticilikten ayrılmış olanlar için ciddi bir haksızlıktır.

 

6. İl Dışı Tayin: Yeniden atama ile bütün umutların yok edilmesi kesmemiş olacak ki il dışı tayinleri de tamamen kaldırmıştır bu yönetmelik. Daha da vahimi özür grubu atamalarının yöneticiler için henüz düşünülmemiş olması bile bir utançtır aslında. “Ya eşini ya işini tercih et” gibi bir yaklaşım yani. Bereket ki bunca olumsuzluğun içinde üç yıl aynı kurumda çalışanlar için il içinde yer değiştirme şansının verilmiş olması bir nefes aldırıyor sağduyu sahiplerine. Rotasyonu tüm yöneticiler için 6 yılda sabitlemeleri mevzusuna gelince adalet değilse de eşitliktir denilebilir.

 

7. Komisyonda Sendikalar Yok: Sözlü sınav ve değerlendirme komisyonunda il milli eğitim müdürlüğünden müdür, müdür yardımcısı ve şube müdürlerinden 4 kişi, bir kişi de Bakanlık İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilen okul müdürü ve daha üstü personelden oluşan toplam 5 kişiden oluşmaktadır. Dolayısıyla değil diğer sendikalardan, yetkili sendikadan bile temsilci bulunmamaktadır. Bu da sözlü sınavın yani torpilin üstüne tuz biber olmaktadır…

 

Ve sonuç: Şimdi bunca olumsuzluğu içinde barındıran, özü itibariyle 28 şubat yönetmeliğinin aynısı olan ve mübarek kadir gecesiyle de günah çıkartılmaya çalışılan bu ucube yönetmeliğin neresine yanmalı eğitim camiası…öncekinden farklı bir şey olmadığı halde bunca zaman kendilerinin oyalandığına mı, güya sendikaların ve eğitimcilerin görüşlerini aldığı halde belki de hiç okumayıp kendi bildiğini okuyan Bakanlıkça kendilerine yapılan blöfe mi, büyük umutlarla bel bağladıkları ve Bakanlıkta demokrasi havası estiren çiçeği burnunda Müsteşarın tüm iyi niyetlerine rağmen “Mülakat sınavında kalmasına mı?” Yoksa daha önceki yönetmelikte sırf sözlü sınav olduğu için dört farklı sendika tarafından dava açıldığı bilindiği halde bakanlığın inadına karşılık şimdi de aynı sendikalar yine dava açar da işler hepten sarpa sararsa ve atamalar yine ileri bir tarihe ertelenirse veyahut yapılsa bile mahkemeden döner de herkesi eski yerine geri göndermek zorunda kalırlarsa ne yapsın eğitim camiası?  Daha da vahimi “ben yaptım oldu” mantığından kaynaklanan gaz sıkışmasının insanların içinde oluşturduğu dayanılmaz, amansız ağrılardan ötürü içine düştükleri çaresizliğe mi? Hangisine yansınlar… Sahi bu mantıkla eğitimin yönetilemeyeceğini çok iyi bilen eğitimciler eğitim adına daha ne kadar yansın?

Zira bu konuda benim söyleyecek sözüm kalmadı eğitim camiası adına ve nihayet adalet adına sadece üzülüyorum vesselam.

 

05.08.2013

Cafer GÜZEL

[email protected]

Kamuajans.com

 

Bu yazı/habere ait tüm haklar Kamuajans.com'a aittir. "Kamuajans.com" şeklinde link verilmesi kaydıyla içerik kullanılabilir. Link vermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.