11.07.2018, 16:35

Yeni Milli Eğitim Bakanından Herkes (U)mutlu

Türkiye yeni yönetim sistemine geçiş yaptı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Besmelesiyle başlayan süreçten ülkenin büyük çoğunluğu iyi şeyler bekliyor. Özellikle de Milli Eğitim Bakanından. Şimdiye kadar sürekli eleştiri alan Milli Eğitim Bakanının eğitimci olması ve aynı zamanda entelektüel birikiminin olması gibi söylemlerin hepsini karşılayan bir bakanımız oldu. İzlediğim ve takip ettiğim kadarıyla konuyla ilgilenen çok fazla kişi bu durumdan ve yapılan tercihten memnun görünüyor ve yeni bakandan çok şey bekliyor. Ancak burada bir şeyi vurgulamak istiyorum.


Bizim toplumumuzda bir gelenek haline gelen bir kurtarıcı bekleme hali, hep sorumluluğu başkalarına yıkmamıza ve kendimizi işin dışında tutmamıza neden oluyor. Mesela 2005 yılında yine şimdiki bakanın da içinde olduğu bir sürecin sonunda büyük umutlarla bir müfredat değişikliği gerçekleştirildi, ancak sonuç hiç te istenildiği gibi olmadı. Öğretmen atamaları için çok önemli bir ölçüt olan mülakat modeli getirildi, hiç kimse memnun kalmadı, çalışanla çalışmayan birbirinden farkı olsun, öğretmenler ne yapıyor anlayalım diye performans değerlendirme getirildi öncekilerin hepsinden daha kötü bir sonuç ortaya çıktı.


Bu arada hem öğretmen atamalarının mülakatla olması hem de öğretmenlerin performans değerlendirmeye tabi tutulmaları oldukça gerekli ve güzel uygulamalardır esasında. Ancak uygulamanın yanlış olması ve öğretmenlerin bunun gereğine inanmamaları uygulamaları akamete uğrattı ve istenilen sonuç alınamadı. 2005 yılında yapılandırmacı anlayışa dayalı olarak geliştirildiği söylenen ve buna göre de oldukça köklü yenilik ve değişiklikler getiren eğitim programı da özünde oldukça işe yarar ve iyi düşünülmüş bir modeldi. Ama buna rağmen başta öğretmenler olmak üzere pek çok çevrenin ne yapılacağını anlamaması ve nasıl yapılacağı konusunda gayret göstermemesinden, hatta yapmamak için direnmesinden kaynaklı olarak başarılı olamadı (tabi model de tamamen mükemmel değildi, bir takım eksiklikleri vardı).
Konumuza dönersek. Bu örnekleri bundan öncekiler ve sonrakiler için çoğaltabiliriz. Benim söylemek istediğim şey; bir kurtarıcı beklemekten vazgeçmemiz gerektiğidir. Çünkü bizim bir kurtarıcıya değil, daha dürüst, ilkeli, gayretli ve üretken olmaya ihtiyacımız var. Bu arada yöneticilerimiz de tabiki yetenekli olsun ve bizim önümüzü açsın. Bizim göremediğimizi görsün ve bize ufuk olsun, umut aşılasın. Aksi durumda yönetici tüm gayret ve şevkinizi kırabilir. Bunu da kabul etmek lazım.
Benim tavsiyem (özellikle eğitim çevreleri için söylüyorum); herkes sorumluluğunu yerine getirmeli, öğretmen iyi öğretmenlik yapmalı, öğrenci gayretli ve disiplinli olmalı, veli kendi yaptığı hataların suçunu öğretmene atmamalı ve öğrencisinin eğitimi için rolünün gereğini yapmalı, idarecilerimiz mevzuatın çalışmayı ve çalışanı nasıl engelleriz kısmına takılmadan okullarına hedefler koymalı ve geliştirmeli, hakeza herkes görevini yapmalı ve daha çok çalışmalı.
Bütün işleri Milli Eğitim Bakanı yapmayacak sonuçta. Eğer bir şeylerin düzelmesi ya da değişmesi isteniyorsa bu sadece bakanla ilgili değil, hepimizle ilgili. Herkes elini taşın altına koymalı.

İlk olarak yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın sonuçlarına katlanmaya ve yapmamız gerekenlerin sorumluluğunu kabul etmeye ihtiyacımız var. Herkes görevini iyi yaptığı sürece sistem ne kadar kötü olursa olsun bence yine de başarılı olunabilir. Bence bizim asıl sorunumuz sistemin ve sistemi yönetenlerin başarısız olması değil. Sistemin asıl unsurları olan insanların (en başta öğretmen, idareci, öğrenci, veli) görevimizi iyi yapmamamızdan kaynaklanıyor.
Birilerinin diğerlerini düzeltmesini beklemekten vazgeçelim. Bu, bence tembelliğin farklı bir türü. Hatta beklemekten vazgeçelim. Bugünden itibaren daha çok çalışmalı ve daha çok sorumluluk almalıyız. Özellikle öğretmenlerimiz devletin ve Milli Eğitim Bakanının yüküne omuz vermeli. Bu yük bir insanın kaldırabileceği bir yük değil. Hiç kimse kendini dışarda tutmamalı. Bütün eksiklikler ve hatalar sanki kendi dışındaki olaylarla ilgiliymiş gibi davranmayı bırakmalıyız.

Bütün öğretmenlerime saygılarımla.

Doç. Dr. Bayram Özer 
Yorumlar (5)
Ahmet 3 yıl önce
adamı çok övdük ya hayırlısı, kesin eskileri ararız gibi geliyor.
hakrah 3 yıl önce
yazınız çok güzel ilk önce proje okullara öğretmen atamasını düzene koyması ve hakkaniyetle yapması gerekir
ninniyeren 3 yıl önce
Çok başarılıydı görevden alındı ve 12 sonra yeniden küllerinden doğdu. Bu masalı niçin dinliyoruz?
kemal 3 yıl önce
golge bakan başkan oğlu.sevin ama ver mehteri
Nur 3 yıl önce
Mülakat modelini önemli ölçüt olarak görmemiz için uygulama sonuçlarındaki adalet ve liyakat katliyamına bakmak lazım
11
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Erzurumspor 35 34
19. Başakşehir 33 33
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 70
2. Atletico Madrid 31 70
3. Sevilla 32 67
4. Barcelona 30 65
5. Real Betis 32 49
6. Villarreal 32 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Osasuna 32 40
9. Granada 30 39
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Celta de Vigo 31 38
12. Levante 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 31 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 31 23