Yeni eğitim-öğretim yılı, üç ayı geçen uzun yaz tatilinin ardından 12 Eylül'de açılacak. 

Yaklaşık 19 milyon öğrenci, 1.milyon iki yüz bin öğretmen okula merhaba diyecek.  

Öğrencilerimiz, çok özledikleri okullarına, öğretmenlerine, arkadaşlarına kavuşacaklar. 

Öğretmenlerimiz de aynı şekilde öğrencilerine, okullarına kavuşacaklar. Ayrıca 20 bin meslektaşımız da ilk görevlerine, hayallerine kavuşacaklar. Hasret bitecek. 

Bu aşırı özlemin en önemli nedeni, ülkemizdeki yaz tatillerinin çok uzun olmasıdır.  

Bu uzun tatil, eskiden kalma bir alışkanlıktır. Bir tarım ülkesi olan ülkemizde köy çocuklarının tarım işlerine yardım etmesi maksadıyla önce dört ay olarak uygulanırdı. Şimdi de üç ay olarak uygulanmaktadır. Bu da çok uzundur. 

Çünkü uzun tatiller özellikle ilkokullarda ve tüm okullarda öğrenilenlerin ve kazanılan davranışların unutulmasına sebep olmaktadır

Gelişmiş ülkelerde, Avrupa ülkelerinde, bizim ülkedeki gibi üç ay süren uzun bir tatil yok. En fazla 6-8 hafta yaz tatilleri var. 

Zaten öğretmenlerimiz de iki ay tatil yapmaktadır. İki ay olursa öğretmen ve öğrenciler aynı sürede tatil yaparlar. 

 Böylelikle velilerimiz, çocuklarını bir ay daha, sokaktan Inter-net kahvelerden, sanal uyuşukluktan kurtarmış olur. 

Bunlardan dolayı uzun tatil önümüzdeki yıl iki aya indirilmeli, uzun tatilden alınan süre, yarıyıl tatiline eklenmelidir. Çünkü ülkemizdeki kış koşulları nedeniyle pek çok ilimizde zaten zorunlu tatiller yapılmaktadır. 

 

Okullar açılırken her okul kendi çapında hazırlıklar, tadilat, boya ve onarımlar yapmıştır. Yine de İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tüm okulları taramalı, kıyıda köşede kalmış, gözden kaçmış,  mahalle ve köy okullarının eksikliklerini tespit etmeli, okullar açılmadan da gidermelidir.  

En önemlisi de eksik yöneticisi olan, özellikle köy, mahalle okullarına mutlaka görevlendirmeler yapmalıdır. 

 Millî Eğitim Bakanlığının; temizlik ve güvenlik hizmetlerinde çalıştırılmak üzere 60 bin görevliyi okullara görevlendirmesi, eğitimin kalitesini daha da artıracaktır.  

Yine, okulların çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak, vatandaştan kayıt parası istenmemesi için, okul aile birliği hesabına belli kıstaslara çerçevesinde ödenek göndermesi de okul yönetiminin işini kolaylaştıracaktır. 

İlk defa ders kitaplarının yanında,  yardımcı ders kitaplarının da verilmesi öğretimdeki kaliteyi artıracaktır. 

2006 da sınavla uzman öğretmen olmuş, sonrada emekli olmuş öğretmenler, verilecek yeni ek göstergeden kendileri de yararlanmak istiyor. MEB, düzenleme yaparken emekli olmuş uzman öğretmenlerin özlük haklarını da gözetmelidir. 

2022-2023 öğretim yılının öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. 

Şemsettin CERAN 

Eğitimci-YAZAR 

“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabı Yazarı