01.05.2020, 23:43

Uzaktan Eğitim Üzerine Bir Değerlendirme

16 Mart tarihinden itibaren örgün eğitimin uzaktan eğitime geçişiyle başlayan sürecin 45 günlük dilimini geride bıraktık. Ve önümüzde bizi bekleyen bir 30 gün daha var. Sonrası mı? Henüz bilmiyoruz. Ama duamız odur ki, 1 Haziran sabahı okulların zilleri yeniden çalsın, bahçelerinde çocuklarımızın cıvıl cıvıl sesleri duyulsun. Nöbetçi öğretmenlerimizin kulakları sağır edercesine çığlıklar atan düdükleri ses versin. Okul koridorlarında, sınıflardan gelen öğretmen ve öğrenci sesleri bir melodi gibi kulakların pasını silsin. İstiklal Marşımız okunurken gür sedalar gökyüzüne kadar ulaşsın. Öğretmenler odasında; öğretmenlerimizin sesleri çoğalsın, kritikler yapılsın, öğrenciler çekiştirilsin. Veliler üzerine koyu sohbetler başlasın. Çay bardaklarında kaşık sesleri duyulsun.”Nurten hanım, İsa bey”-siz hala çaya şeker atmayı bırakmadınız mı?”, denilsin. Sıcacık ev yapımı böreklerin kokusu sarsın her tarafı. Ayaküstü konuşmalar, sandalye çevirip çember oluşturmalar, sohbet halkasını genişletmeler yaşansın. Bayanların sesi daha fazla çıksın, günlük kelime kotalarına bakıldığında daha çok kelime dağarcığı ile erkeklerin seslerini bastırsın. Tam da bunlar olurken, yöneticilerin ayak sesleri duyulsun, sohbetleri bölen duyurular yapılsın. Mevzuat hazretlerindeki değişiklikler, yapılacak istatistikî bilgiler bir bir okunsun. Sabah geç kalanlar, geç kâğıdı alanlar, çişi gelenler, arkadaşına aman vermeyenler, ders dinleyenler, dinlemeyenler, çalışanlar –çalışkanlar, çalışmayanlar-tembeller hâsılı yarenler okullar açık olsun, içini sıralar, sandalyeler, akıllı tahtalar değil insanlar doldursun. Bu saydıklarımın tamamını il ve ilçe müdürlükleri içinde söyler yazarım lakin sıkıcı olur! Ancak okulun ikilimini yazarken keyiflidir bu iş. Çünkü üreten yer, mutfak okullardır. Aşçı başı ve aşçılar olmadan yemeğin tadı tuzu mu olur? İyi ki varsınız o zaman kıymetli meslektaşlarım.

Niçin yazdım bunları, daha uzaktan eğitimle ilgili doğru düzgün bir kelam bile etmeden… Önce güzeli dua niyetine paylaşayım da sonra bazılarının duymak istemediği şeyleri yazacağım da ondan. Allah’ım bana, Milli Eğitim Bakanlığının taşra teşkilatında yönetici olarak her türlü görevi yapma fırsatını tanıdı. Şükürler olsun ki, öğretmen olarak başladığım mesleğimde Milli Eğitim Müdürü olarak çalışma şansını buldum. Hem de öyle bir iki yıl değil yaklaşık 13 yıl. Okul müdürlükleri, müdür yardımcılıklarını, eğitim uzmanlığı ve araştırmacı kadrolarındaki süreyi de üst üste koyduğumuzda yaklaşım 29 yılımın 20 yılı idareci olarak geçmiş. Bunu niye paylaştık. Ben sınıf ve okul ortamları ile yönetim ortamlarını çok rahat mukayese edebilir, her iki taraf için de duygudaşlık kurabilirim. Bu sebeple paylaştım. Gelelim asıl meseleye… 

Uzaktan Eğitim! 

Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin himayelerinde Milli Eğitim Bakanlığımız, bakan beyden başlayarak aşağıya doğru küçücük bir okuldaki en küçük eğitim paydaşına varıncaya kadar büyük bir özveri göstererek uzaktan eğitimi doğru planlayıp uyguladılar. Hiçbir çocuk mağdur olmasın diye müthiş bir sinerji ile öğretmenlerimiz canhıraş çaba sergilediler, sergiliyorlar. EBA, TRT Eğitim Kanalları, Zoom, Skype, WhatsApp, İstegram, Facebook, Twitter gibi çağın teknolojik yaklaşımlarını üst düzeyde öğrenciler adına kullandılar. Günlük ve haftalık ödevler verdiler, geri dönütler aldılar. Ödevleri incelediler, eksik noksan olanı düzeltip, çözüp tekrar çocuklarla paylaştılar. Yetmedi, canlı yayınlarla, mutfak dolaplarını, buzdolabı kapılarını tahtaya dönüştürüp problemler çözdüler, konu anlatımları yaptılar ve öğrencilerinin konuyu anlamasını sağladılar. Her gün yeni yeni etkinlikleri, deneyleri, oyunlar ı çekip öğrencilerle ve meslektaşlarıyla paylaştılar. Okulların açık olduğu dönemden daha yoğun bir tempoda 45 günü geride bıraktık öğretmenlerimiz. Haa, istisnalar yok muydu bu yoğun çalışmaya ayak uyduramayanlar, elbette vardı. Ama bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdı bunların sayısı. Şimdi son birkaç gündür gözlemliyorum. Gerek bakanlık, gerek iller, gerek, ilçeler ve bazen de okulların yönetimleri öğretmenlerin enerjilerini boşa harcıyorlar. Öğretmenler istatistik merkezi değiller. Birilerinin anket çalışmalarını, sayısal verilerini doldurmak bunlarla ilgili dosyalar tutmak durumunda bırakılmamalıdırlar. Mesela, internet erişimi olmayan çocukların sayısı, EBA’ yı takip edip etmeyenler, TRT’yi izleyip izlemeyenler, köye gidenler, dağdan gelenler, ayakkabı numaraları, beden ölçüleri, günlük öğrenci aramaları, … Yani demem o ki, niceliksel kavramların içini nitelikle doldurmazsanız elde edilecek verim düşer. Özü bulmuşken, malayani işlerle uğraşıp öğretmenlerin enerjilerini tüketmeyelim. Üst yönetici pozisyonunda iken zaman zaman bu tür hatalara bizler de düşmüşüzdür. Ama sonuç itibariyle heybemize baktığımızda bugün yapılan ve yenilik diye sunulan birçok işi, bundan 15 yıl önce yapıp uygulamışız. Keşke sahada birikimi olan insanlara kulak vermeyi başarabilseniz! İslam’ın istişare metodunu doğru anlamak ve yorumlamak lazım… Yanı başınızdaki üç beş kişiyle bu işler olmaz. İstişare yapmış da olamazsınız. Fotoğrafın büyüğünü görmek için projeksiyonlarınızın açılarıyla oynamalısınız. Dar açıdan geniş açıya geçerek ya da kartal bakışıyla her tarafı gözetleyerek istişare metodunu hayata geçirin derim. Daha önce yönetim kademesinde olup bugün farklı işler yapan eğitimcilerin havuzlarına bakraçlarınızı bil daldırın hele… Zararlı çıkmazsınız, korkmayın. Ne mi olur yapmazsanız. Körler sağırlar birbirini ağırlar. Olduğumuz yerde birbirimizin enerjisini tüketir dururuz. Prof.Dr. Necati Cemaloğlu’nun dediği gibi ”Sütçü beygirine yarış atı muamelesi yapan yöneticiler, hem kendilerini hem de örgütlerini mahvederler. Liyakat, başarının olmazsa olmaz şartıdır”.  Var mı ötesi, yok… 
Uzaktan eğitim uygulamasında öğretmen arkadaşlarımızın evlerinde, yan gelip yattıkları falan yok. Böyle bir düşünce geliştirenler önce aynaya baksınlar, kimi görüyorlar orada? İşte gördüğünüz yan gelip yatanlardır. Sonuç olarak öğretmenlerimizin bu sıkıntılı dönemlerinde öğrencilerine odaklanmış hallerine halel getirmeyelim.  Sayısal verileri manşet yapsak ne olur yapmasak ne! Sonuçta çocuğa, ailesine ve topluma olumlu yansımaları önemli yaptığımız işlerin. Birilerini biraz daha koltuklarda tutmak onu popüler yapmak değildir işimiz. Birlik ve beraberlikle topyekûn içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı durumu en az zararla atlatmak ve sonrasında yapacaklarımıza yönelik eylem planları hazırlayalım. Bakanlığımızın başlattığını düşündüğüm öğretmen, öğrenci telafi eğitimi ile ilgili görüş ve önerilerimizi hazırlayıp ilgili birimlere sunduk. Dikkate alınmasını talep eder, mutlu yarınlar dilerim.

Saygılarımla

İrfan Ertav
Eğitimci
Yazar-Şair
Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23