Koronovirüs sebebiyle DSÖ ( Dünya Sağlık Örgütü) PANDOMİ ilan etti. Yani salgının uluslar arası boyuta eriştiğini ilan etti. Bunun üzerine tüm ülkeler DSÖ”nün önerileri ve kendi sağlık kurullarının teklifleri doğrultusunda, sınırlarını kapatarak, giriş ve çıkışları kontrol altına alarak ülkeleri için çeşitli tedbirler ortaya koymaya başladılar.

Ülkemizde de koronovirüs nedeniyle Mart başında başlayan can kayıpları hızla artınca, Devletimiz, Sağlık Bakanlığımız, Sağlık Bilim Kurulumuz sürekli toplanarak, can kaybını durdurmak için, azaltmak için her gün yeni tedbirler almaktadır. Bunlardan en önemlisi karantina ve sokağa çıkma yasaklardır. Bunun neticesinde birçok sektörde çarklar durma noktasına gelmiştir. Üretim en asgariye inmekte olup, çoğu çalışanlar işten çıkarılmakta veya izne çıkarılmaktadırlar. Bazı iş yerleri de asgari çalışanla çarkı döndürmeye çalışmaktadır.

Bu durumdan kaynaklanan işsizlik, iş yeri kapanması, iflaslar karşısında devletimiz, imkanları ölçüsünde çeşitli fonları devreye sokarak sorunlara, geçici çareler bulmaktadır. Yardımsever vatandaşlarımızı da teşvik ederek “ biz bize yeteriz Türkiye’m” adında yardım kampanyası havuzu oluşturmuş, hiç kimsenin aç, açıkta kalmaması için sosyal devletin tüm gereklerini yerine getirmiştir. Süre uzarsa, üretim çarkları dönmezse tüm ülkeleri büyük bir kriz beklemektedir.

Ama en önemlisi tarımda, sanayide üretimin durmasıdır. Tarımsal üretim olmazsa Allah korusun kıtlık başlamış demektir. Yani paran olsa da hiçbir şey alamayacak duruma gelinmesidir. Aynı sorunu tüm ülkeler çektiği için, oralardan da alınamayacaktır. Yani tarımsal ürünlerde ithalat, ihracat mümkün olmayacaktır. O halde kendimiz üretmek zorundayız.

Onun için hububat, kuru baklagiller, soğan, patates, sebze, hayvancılık, et ve süt ürünleri vb. alanlarda üretim seferberliği ilan edilmeli, hazinenin elinde bulunan araziler ekim yapılması için çiftçiye ücretsiz verilmeli. gerekirse nadasa bırakılan tarlalarımız da ekilmelidir. Devletimiz tüm enerjisini, tüm imkânlarını, tüm teşvikleri buralara aktarmalıdır. Tarımsal ürünler kendi ülkemizin yanında, bizim ihracat kalemlerimizden birisidir. Koronavirüs nedeniyle Avrupa ülkelerinden ve pek çok ülkeden çok fazla talep gelebilir. Bundan dolayı tarım ürünleri bir altın kadar değerli olabilir. Bereket hububat ve bazı ürünlerin ekimleri yapıldığı için bu yıl görünürde fazla bir risk yok. Ancak ekimleri devam eden ürünler ekilmeye devam edilmelidir. Sofralarımızın vazgeçilmezleri, patates, soğan, kuru baklagiller vb. sebzeler ekimi geçen yıla göre artırılarak yapılmalı, hiçbir ürün çiftçimizin elinde bırakılmamalıdır. Çiftçilerimize moral, güven ve destek vermek için, Hükumetimiz, tarımsal üretimi teşvik amacıyla, alım garantisi vermelidir. Alınan ürünler elde kalır endişesi taşınmasın, İhtiyaç fazlası tarımsal ürünler bu dönemde kolayca ihraç edilebilir. Tarımsal ürünlerin haşerelere karşı ilaçlamaları, sulanması önemle takip edilmelidir. Hayvancılık, tavukçuluk, et ve süt ürünleri de gerekli özen ve teşvike alınmalıdır. Kısacası Tarım Bakanlığımızın mühendisleri, veterinerleri mesailerini tamamıyla çiftçilerimizin yanlarında geçirmelidirler. Uzun vadede ise toprak analizi yapılarak, arz -talep dengesi göz önüne alınarak, ürün çeşitliliği konusunda çiftçilerimiz teşvik ve yönlendirilmelidir.

Yine. sanayide üretim olmazsa, da işsizlik, yoksulluk had safhaya ulaşacaktır. Demir-Çelik, Çimento, İnşaat malzemeleri sanayi, sanayinin lokomotifidir. Bu kollarda üretimin durması, çarkın dönmemesi ülke ekonomisini tümden etkiler. Bunun için özellikle bu üç sanayi koluna teşvikler verilmelidir. Çünkü bunlar olmazsa diğer yan sanayi kolları da olmayacaktır. Bunun için başta tarım, sonra da sanayide üretimin durmaması için gereken özel tedbirler alınmalıdır.

Bu konularda asla ümitsizliğe de düşülmesin. Bu kahraman millet, Kurtuluş Savaşında tüm zorlukları, kıtlıkları yendikten sonra bu virüsü de yener. Çünkü çok güçlü bir devletimiz, fedakar bir milletimiz ve çalışkan- genç bir nüfusumuz vardır. İnşallah ülkemiz ve tüm insanlık, bu koronovirüs musibetinden en kısa sürede kurtulur, her alanda üretim ve çarklar yeniden dönmeye başlar. Ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.