Son günlerde, ülkemizde market zincirinin rol oynadığı sebze ve meyvelerde oluşan fahiş fiyatlar konuşuluyor. Bundan dolayı da Hükümet beş zincir marketi hakkında soruşturma başlattı. 

Dünyayı sarsan pandami koşulları, üretimin azalıp tüketimin çoğalması, sanal marketler ve dövizdeki sürekli yükseliş ve dünyada petrol fiyatlarının iki misline çıkması da eklenince, bu bulanık havaya zemin hazırlamıştır. Doğal olarak da bu fahiş fiyatlardan en çok vatandaş etkilenmektedir. 

1980 öncesi siyasi istikrarın olmadığı dönemlerde,  yağ, şeker, mazot, her şey karaborsaya düşmüştü. Kilometrelerce kuyruklar oluşuyordu. Paran bile olsa alamıyordun. Hazine de 80 sente muhtaç olduğu için ithalat yapamıyordu. Böyle bir ortamda halk perişan olmuştu. 

Özal’ın gelmesi ile Serbest Piyasa Ekonomisi” uygulanmaya başlandı. Kuyruk, karaborsa bitti. Parası olan istediği her şeyi buldu. Bu alışkanlık 2018 de stokçuluk olarak hortladı. 

2018 de yine seçim sathı maline girildiği zaman patates, soğan ve birçok üründe fahiş fiyatlar yaşanması üzerine Hükümet tanzim satış yerleri açarak bu durumu ortadan kaldırmıştı. 

Şimdi aynısı yaşatılmak isteniyor. Ama bunların unuttukları bir şey, ülkemizde artık dünyanın en güçlü hükümet sistemi olan Başkanlık diye bir sistem olması, istikrarın olması ve en önemlisi şu an hazinede de 120 milyar dolar bir döviz rezervinin olmasıdır. 

Bu, anında tedbir alma, denetleme, rekabet yaratacak kurumlar kurma, ithalat yapma benzeri tedbirleri anında ortaya koyma gücü demektir. 

Büyük marketlere serbest piyasa ekonomisi kuralları dışına çıkılarak, polisiye yöntemlerle ayar vermek, oralarda çalışan binlerce insanın ekmeğiyle oynamak anlamına da gelebilir. Vatandaş olarak buralardaki olası fahiş fiyatları 175 tüketici ihbar hattına bildirilmesi sorunu azaltır. Üstelik buralar katma değer yaratan, ekonominin çarkını döndüren, devlete vergi veren ticari kuruluşlardır. 

Bundan dolayı Hükümet 1000 adet tarım kredi kooperatifi marketleri açacak. Yani serbest piyasa ekonomisi koşulları çerçevesinde rekabet gücünü ortaya koyacak. Buralarda üreticilerden alınacak sebze ve meyveler, anında tüketicilere aracısız ve ucuz bir şekilde satılabilecektir. 

Bence buna ilaveten üretici ile tüketicilerin ortak noktası Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu, üreticiden aldıkları ürünleri aracısız bir şekilde tüketicilere satabilir. 

Un, bulgur, pirinç, mercimek, fasulye, nohudu Toprak Mahsullerinden, et-süt, yumurta gibi besin maddelerini Et ve Süt kurumdan aracısız ucuz bir şekilde temin edebilirler. Ellerinde bu ürünler olan stokçular, mecburen ürünlerini indirmek zorunda kalacaklardır. Dolayısıyla fahiş fiyatlar da ortadan kalkacaktır.  

Önemli olan döviz fiyatlarını sabit tutabilmek, çiftçilerimize destek olmak ve ürünlerinin tarlada kalmayacağı garantisini vermektir. 

Bu devlet 80 senti olmayan hazineden 120 milyar doları rezervi olan bir hazineye ve her şeye hâkim güçlü bir hükümete sahiptir. Kısa sürede de bu sorunun üstesinden gelecektir. 

Zaten basının yazdığına göre Hükümetin market kurma çalışması ve kamuoyu tepkisi nedeniyle bazı zincir marketler fahiş sattıkları ürünlerin bazılarını normal seviyesine indirmişler. 

Şu anda sürdürülen yaygaranın yarısı ekonomik ise de yarısı siyaseten yapılmaktadır. Bunun için ümitsizliğe kapılmamak gerekir. 

Şemsettin CERAN   
Eğitimci-Araştırmacı/YAZAR-ANKARA 
[email protected]