Ucube Yönetmelik Gidiyor Ucube Taslak Geliyor

28.02.2013 tarihli yönetici atama yönetmeliği yayımladığı günlerde bu yönetmelikle atama yapılamayacağını açıklamış ve yönetmeliğe ilk olarak ucube yönetmelik demiştik. Bu isim kamuoyu tarafından kabul edildi ve 28.02.2013 tarihli yönetmeliğin adı “ucube yönetmelik” olarak tarihteki yerini aldı. MEB yaptığı açıklamada yeni taslağı öğretmenlerle hazırladığını duyurmuştu akabinde bu taslak yayımlandı. Biz bu taslağın öğretmenler tarafından değil 28.02.2013 tarihli yönetmeliğin mimarları tarafından hazırlandığını düşünüyoruz ve diyoruz ki madem öğretmenler hazırladı hazırlayan öğretmenlerin ismini kamuoyuyla paylaşın…

 

Bu yazımızda yönetmeliğin ayrıntılarına inmeyeceğiz. İnmeye de gerek duymuyoruz çünkü kamuoyunda o kadar çok bilgi kirliliği oluştu ki her önüne gelen yönetmelik yorumu yayınlamaya başladı. Bu bilgi kirliliğinin içinde eğitimcilerimizin aklıselim davranacağını ümit etmekten başka bir şeyimiz de yok. Kamuajans sitesinin ve kamuoyunun tek somut taslak örneğini hazırlayan yazarları Cafer Güzel ve Feridun Fikret Aksu'nun MEB'in taslağı hakkında söyleyeceklerinin olduğunu düşünüyor ve bu işi haddimiz olmayarak onlara bırakıyoruz.

 

          Son haftalarda eylemlere katılan müdürler eğitimci arkadaşları tarafından kamuoyuna duyuruluyor, polis çocuğu dövdüğü iddia edilen öğretmenler yine eğitimci arkadaşları tarafından kamuoyuna duyuruluyor, müdür başyardımcısı arkadaşlarının mağdur olduğunu bildiği halde müdür başyardımcılığı kalktı diye yanlış yorum ve değerlendirme yazanlar yine eğitimci arkadaşları oluyor, eğitimci arkadaşlarının mağdur olacağını bile bile rotasyon konusunda hınç ve kinle yorum yazan yine eğitimci arkadaşları oluyor. Bu örnekler son haftadan havsalamız da kalanlar. Görüldüğü gibi“yineler” uzayıp gidiyor. Eğitimcilerimiz gerçekten çok mağdurlar fakat elektronik postamıza gelen mesajlardan ve yorumlardan gördüğümüz kadarıyla birbirlerini bu kadar sahipsiz bırakan tek memur kesimi de maalesef eğitimcilerimiz. Bu anlayışla da kaybetmeye mahkûmlar…

 

          Gelelim taslak yönetmelik için birkaç söz söylemeye:

 

     1) Rotasyon: Rotasyon artık maksadını aşmıştır. Rotasyonun eğitime katkısının ne olduğunun objektif olarak kamuoyuna açıklanması bu saatten sonra mecburidir. Müdür ve müdür yardımcılarından başka hiçbir personeline rotasyon uygulamayan MEB bu eğitimcilere rotasyon konusunda ısrarcıdır ve çizgisi de belli değildir. İlk önce müdürlere 5 yılda bir müdür yardımcılarına rotasyon yok denildi, sonra müdürlere 5 yılda bir müdür yardımcılarına 8 yılda bir denildi, daha sonra müdürlere de müdür yardımcılarına da 8 yılda bir rotasyon denildi, şimdi de müdürlere de müdür yardımcılarına da 6 yılda bir rotasyon deniliyor. Bizim önerimiz ise ironi olarak söylemek gerekirse müdür ve müdür yardımcılarına yılda 2 defa rotasyon yapılmalıdır. Rotasyon; yarıyıl ve yaz tatillerinde uygulanmalı, rotasyon tercihinde bulunmayanlarda memuriyetten çıkarılmalıdır.

 

     2) Mülakat: Bu konuda MEB çok büyük bir objektiflik(!) önermiştir ve zarf seçmeyi önermiştir. Zarf içinde yer alan soruları ÖSYM hazırlayacak önerisini de getirebilirdi. ÖSYM önerisiyle belki eğitimcilerimizi objektif olacakları konusunda daha da ikna edici olabilirlerdi. Fakat unutulmamalıdır ki eğitim düzeyi en yüksek kesim eğitimcilerimizdir ve bu laf oyunlarına inanmayacaklardır. Zarf içindeki soruların değerlendirmesini kim yapacaktır? Nasıl yapacaktır? Değerlendirmeyi yapanların yeterlilikleri nedir? Geldikleri makamlara hangi objektif kriterlerle gelmişlerdir? Bu soruları uzatmak mümkündür. Mülakat isteyenler el altından Anayasa Mahkemesi mülakata izin verdi haberlerini dilden dile dolaştırıyorlar. İzin verdiyse, her şeyden önce vicdanınız rahatsa uygulayın hem de istediğiniz gibi…  Biz sözümüzü yine hatırlatalım; mülakatta haksızlığa uğradığını düşünen ve bunu tüm delilleriyle tarafımıza gönderen ilk mağdur eğitimcimizin dava dilekçeleri tarafımızdan hazırlanacaktır ve iç hukuk yolları tüketilirse uluslararası hukuk başvurusu da tarafımızdan sunulacaktır.

 

     3) Müdür Başyardımcılığı: Müdür Başyardımcılığının kaldırıldığı yorumları tamamen yanlıştır.Müdür Başyardımcılarının hukuki haklarını görmezden gelerek müdür yardımcısı olarak atamaya kalkmak ise fecaattir. Hukuki hiçbir dayanağının olmadığını ve olamayacağını şimdiden buradan tüm kesimlere duyuralım.

 

     4) Norm fazlası idareciler: Resen atama iptalleri gelirken bu yöneticileri resen atarım mantığının yanlışlığı ortadadır. Müdür Başyardımcılığında da yaşanacağı gibi bu durum da hukuken yanlıştır. Uygulanırsa ne olur? Personelini bir yıl mağdur eden idare kendi eliyle mutsuz, ümitsiz, verim alınamayan personeller yaratır. Bu durumunda ülkemize kaybı bellidir. İdare bile bile neden böyle bir yanlışta ısrar eder bilinmez.

 

     5) Uzman öğretmenlik: Yıllardır bir sınavı yapamayan MEB'in bu unvana puan vermesi tek kelimeyle abesle iştigaldir.

 

          Yönetmelik taslağının neresinden tutarsanız tutun elinizde kaldığı görülüyor. Daha fazla yorum yazmaya da gerek duymuyoruz.

 

          MEB'in derdi bağcıyı dövmek bile değildir, bağcı ölüyor arkadaşlar…