Bilindiği üzere öğrencilere devlet tarafından ücretsiz olarak verilen kitapların il ve ilçelerde teslim alınması ve okullara dağıtımı il ve ilçelerde oluşturulan “Muayene ve Kabul Komisyonları”marifetiyle yapılmaktadır. Bu komisyonun yasal dayanağını oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı DestekHizmetleri Genel Müdürlüğünün 14.06.2013 tarihli ve 1380181 sayılı yazısına göre bu komisyon, “il/ilçe milli eğitim müdür yardımcısı veya şube müdürünün başkanlığında 1 okul müdürü veya müdür yardımcısı, 2 öğretmen ve 1 uzman veya memur olmak üzere 5 (beş) üyeden oluşmaktadır.”

 

     Aynı yazıya göre bu komisyonun görevleri; depoların hazır hale getirilmesi, yüklenici yayınevi tarafından gönderilen kitapların ilgili yönetmeliğe, ihale dokümanına, imzalanmış/  kaşelenmiş numunelere ve irsaliyeye uygun olarak muayene edilerek ve sayılarak teslim alınması, muayenede basım hatası olanların tespiti, eksik ya da fazla sayıda kitap olup olmadığının tespit ve rapor edilmesi, fazla kitapların iadesi, eksiklerin tamamlanması tüm bu işlemlerin MEBBİS'e işlenmesi, depodaki kitapların güvenliğinin sağlanması ve ayrılan bütçe imkanları çerçevesinde kendisi ya da ihale yoluylahizmet satın alarak okullar açılmadan okullara ulaştırılması vb. görevlerden oluşmaktadır.

 

     Dahası aynı yazıda yer alan talimata göre “…yürütülecek iş ve işlemler Cumartesi ve Pazar günleri de dahil olmak üzere mesai saatlerine bağlı kalınmaksızın sürdürülmek üzere gerekli tedbirler ilgili birim amirleri tarafından alınacaktır.”

 

     Yine aynı yazıya göre “…tahsis edilen ödenek kitap dağıtımı dışındaki iş ve işlemlerdekesinlikle kullanılmayacak” yani bu meşakkatli görevi yaz tatilinde Cumartesi, Pazar, gece gündüzdemeden yerine getiren komisyon üyelerine bir kuruş dahi verilmeyecek, “aksi halde 5018 sayılıKamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 71. Maddesine göre işlem yapılacaktır.” Yani verilenpara faiziyle geri alınacak ve bu kişilere net aylıklarının iki katı tutarına kadar para cezası verilecektir.

    

     Görüldüğü gibi resmi yazı özetle bu şekilde olup, uygulamada yayınevi, taşımacı, kamyoncu, hamal vs. herkes hakkını alırken yalnızca eğitimcilerin bu iş için ayrılan bütçeden pay alamaması ya da yanlış bir yoruma dayandırılarak ekders kararında yasal dayanağı olduğu halde bu hakkın verilmemesi, ya da sırf öğretmenlere akders verilmemesi için bu görevin resmi yazıya da aykırı olarak idarecilerin üzerine angarya olarak yıkılması ciddi bir yanlışı ve haksızlığı ayan beyan ortaya koymaktadır.      

     Oysa tatillerde yerine getirilen komisyon görevlerine ekders verilmesine ilişkin yasal düzenlemebulunduğu halde bu yazıda değinilmediği ya da atıfta bulunulmadığı için -ki bence buna bile gerek yok- yanlış ya da maksatlı  yorumlar sebebiyle komisyon üyeleri bu zorlu görev sebebiyle hak ettikleri ücretlerini alamamaktadırlar.  Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve EkdersSaatlerine İlişkin Karar'ın 19. Maddesinde yer alan “(2) Her derece ve türdeki örgün ve yaygıneğitim kurumları öğretmenlerine çeşitli mevzuatla verilen kurul ve komisyon üyeliğigörevinin yarıyıl ve yaz tatillerinde de devam etmesi halinde bu görevler, yarıyıl ve yaztatiliyle sınırlı olmak ve fiilen görev yapılmak kaydıyla ek ders görevinden sayılır vekarşılığında her gün için 3 saat ek ders ücreti ödenir.” Hüküm gereği bu komisyonlarda yer alanlara günde üç saat ekders ödeneceği yoruma bile ihtiyaç duymayacak şekilde açıkça hükmebağlanmıştır.

         

    Ancak bu hükümde “öğretmenlere” verilir hükmü bulunduğu için komisyonda 2 tane öğretmen olması gerektiği halde bu görev kıvrak bir çalımla maksatlı olarak angarya olarak yöneticilere havale edilerek güya ekders ödemesinden kurtulma çabası verilmektedir. Oysa bu durumda hem komisyon yasal dayanağına aykırı kurulmakta hem de sırf öğretmen kelimesine takılarak bu komisyonda görev yapanyöneticilere ekders verilmeyeceği şeklindeki bir yorum da bana göre biraz zorlama bir yorumdur. Çünkü yöneticiler hem kendi resmi görevlerinin dışında hem de yıllık izinde oldukları halde yine bu görevi yapmakla sorumludurlar. Uygulamada belki esneklik gösterilerek kendi aralarında yıllık izin durumlarına göre nöbetleşe bu görevi yapabilirler ama bu durum  onların sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibiyıllık izin kullandıkları için ekders alamazlar gibi bir yorum da bu düzenlemenin maksadına ters düşmektedir. Zira zaten komisyon üyelerine günde üç saatlik ekders düzenlemesi yalnızca tatillerdeyapılan görevlere özgüdür. Kaldı ki işine geldiği zaman yöneticiliği “ikinci görev” olarak nitelendirip asligörev öğretmenliktir diyen yorumların şimdi de işine gelmediği için ekders ödememek için yöneticileri ekders kararındaki “öğretmen” kelimesinin dışında tutmak da iyi niyetli olmayan bir yorumu içinde barındırmaktadır.

           

     Dolayısıyla özetle bana göre ya bu düzenlemeye göre yaz tatilinde görev yapan öğretmen ya da yönetici kim olursa olsun kendi resmi görevinin dışında bir görev yaptığı için günde üç saat ekders verilmelidir ya da komisyonda 2 öğretmene de yer verilmesi suretiyle hem resmi yazıya hem de ekderskararına uygun hareket edilmelidir. Aksi durumda hem yasal dayanağı olmayan bir komisyon kurulmuş olacak hem de idarecilere angarya bir görev olarak yaptırılarak haksızlık yapılmış olacaktır.

           

     Bu komisyonun görevi kâğıt üzerinde basit gibi görünse de uygulamada son derece zor ve meşakkatli bir görevdir. Zira iki üç ay gibi uzun bir süreyi kapsayan bu görev yaz aylarında yapıldığı için 30, 40 derece sıcaklarda, Cumartesi, Pazar, gece, gündüz 7/24 komisyon üyelerinin bilfiil çalışarak yaptıkları bir görevdir. Söz gelimi bir pazar günü denizde ya da piknikte, misafirlikte iftar sofrasında, gecenin bir yarısında ya da 40 derece günün tam ortasında bir kamyoncunun telefonuyla bütün sinirlerinizi alt üst edecek türden bir görevdir. Dahası yalnızca deponun kapısını açıp kapatarak ve de birimza atarak geçiştiremeyeceğiniz sorumlulukta bir görevdir. Nitekim kitapların tamamının kamyondan indirilip muayene edildikten sonra depodaki uygun yerlerine ayrı ayrı istiflenmesi, sayılması ve eksik varsa rapor edilmesi gerektiği için 40 derece sıcaklıkta, tozlu bir depoda, ter kan içinde saatlerce bilfiil çalışılması gereken bir görevdir. En kötüsü de her kaymaklı komisyona bir şekilde kendi adını yazdırmayı başaran yaşlı kurtların hakkı verilmediği için her nasılsa kıvrak bir çalımla bu komisyondan sıyrıldıkları ve her yıl aynı kişilerin üzerine yıktıkları bir görev olmasıdır.

     

     Sonuç itibariyle bu zorlu görevin mutlaka birileri tarafından yapılması kaçınılmazdır; ancak hiç değilse bu kişilere hakları olan ücret ödenerek hem bu sorun çözülmeli hem de bu zorlu görevin yükü biraz olsun hafifletilmelidir. Yetkililer ekders kararını uygulamayıp bu durumu bir sorun haline getirdiğine göre o halde görev bu komisyonlarda görev alan eğitimcilere ya da sendikalara düşmektedir. Zira her ilçede komisyon kurulduğuna göre yaklaşık beş bin eğitimciyi mağdur eden bir sorundan bahsediyoruz demektir. Bu kişilerin yüzde biri dilekçe ile yukarıda bahsi geçen ekders kararının ilgili maddesi gereği bu komisyonda görev alanlara günde üç saat ekders verilmesi gerektiğini talep eden bir dilekçe ya da verilip verilmediğini öğrenmek için görüş sorulmasını içeren bir dilekçe verse veya okullar üst yazı yazsa bu sorunun silsile yoluyla bakanlık yetkililerinin masasına ulaşması sağlanmış olur. Daha da önemlisi kendi üyelerini düşünen sendikaların -ki böyle bir sendika varsa- doğrudan bir resmi yazıyla bu konuyu bakanlığa yazmaları, görüş sormaları ve çözüm istemeleri bu sorunu çözmeye yetecektir.

 

18.06.2013

Cafer GÜZEL

[email protected]

Kamuajans.com/ÖZEL