OHAL şartlarını ve KHK ihraçlarını protesto eden KESK haricindeki iki büyük konfederasyonun (MEMUR SEN VE TÜRKİYE KAMU SEN) katılımlarıyla kamuda memur olarak çalışan milyonları ilgilendiren 2017 yılı toplu sözleşme görüşmeleri başladı.
Kamudaki memur çalışanları ilgilendiren bu görüşmeler sonunda ya hükümet kanadı ile hizmet kollarındaki yetkili sendikalar anlaşacak, ya da anlaşamayıp sürecin düğümü hakem heyetinde çözülecek.
En çok merak edilen mevzu, bugüne kadarki tüm toplu sözleşme görüşmelerinde olduğu üzere zam oranlarının ne kadar olacağına ilişkindir.
Bakalım, memurlar adına masada bulunan sendikalar tarafı, memurun refahı , mutluluğu ve daha iyi koşullarda yaşamını idame ettirebilmesi için hükümetten ne kadar zam koparabilecek?
Ya da hükümet kanadı, bu toplu sözleşme masasından bütçe disiplini ve imkanı gibi gerekçeleri gösterip yüksek zam oranı taleplerinden nasıl yırtacak?
Bu olayın sonunda, kimin nasıl pozisyon aldığını hep birlikte göreceğiz.
BAKALIM, SENDİKAL YETKİLİLER ‘SENDİKACILIK YAP’ARAK (?) MEMURLAR ADINA NİCEL ÖVÜNME İLE OTURDUKLARI TOPLU SÖZLEŞME MASASINDAN, ‘TUTTUĞUNU KOPARANLAR’ OLARAK VE MEMURLARDAN ALKIŞ TOPLAYARAK KALKABİLECEKLER Mİ?
SENDİKAL YETKİLİLERİN, DAHA ÖNCEKİ TOPLU SÖZLEŞME MASALARINDAKİ MİZANSEN İZLENİMLİ KALKIŞLARI MEMURLARIN YUTMAYACAĞINI BİLEREK, MEMURLARIN REFAHI/MUTLULUĞU/YAŞAM STANDARTLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ İÇİN KURULAN MASADA SENDİKACILIĞA YARAŞIR (SENDİKACILIĞI YA DA ÜYE SAYILARINI YARIŞTIRIR DEĞİL), SENDİKACILIK BİLİNCİNE/KİŞİLİĞİNE UYGUN, ÖRGÜTLÜ GÜCE İNANMIŞ/ADANMIŞ BİR İNANÇLA SENDİKACILIK YAPAACAKLARINI UMUYORUM.
Bu, umudumdur.
Ve her toplu sözleşme öncesinde hep var olacaktır bende.
Biterse eğer, o zaman bu ülkede sendikal örgütlülükten umudu kesmek gerekir.
Onun için şartlar ve durum ne olursa olsun, sendikacılığa inanmış ve kendisini sendikacılığa adamış insanlar asla umutsuz olamazlar.
Her neyse?
2017 yılı TOPLU SÖZLEŞME masasındaki ilk görüşmede, ALİ YALÇIN ile İSMAİL KONCUK arasında geçen bir konuşma dikkatimi çekti. Bu diyalog, hem sendikaların üye sayıları üzerinden sendikacılığı yarıştırıyor (nicel ölçü değil, niteliktir başarılı sendikacılığın kriteri) hem de kendi sendika üyesine ikramiye üzerinden sendikal ayrıcalığı ve ayrımcılığı körüklüyor.
Anlayacağınız bir çekişme içeriyor aralarındaki bu konuşma içeriği.
Aynı masada yan yana oturan iki konfederasyonun genel başkanlarının çekişme halleri, bu masada memurun faydasına değildir. Aksine, memurun aleyhinedir. Keşke, toplu sözleşme masasına oturmadan evvel aralarındaki ayrılıkları minimize edecek, örgütlenmiş sağlam/güçlü uzlaşıyı bu masada daha ortak sesle ve enerjiyle yansıtabilecek bir ön hazırlık masası kursalardı.
Ayrıca, toplu sözleşme masasındaki sendikal çekişme hali, hükümetin masadan tereyağından kıl çeker gibi kendisini hiç zor duruma sokmadan sıyrılacağı izlenimini veriyor.
Sendikaların, TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA ORTAK DEĞERİ, SENDİKAL BAKIMDAN AYIRMAKSIZIN MEMURLAR OLMALIDIR. VE ONLARIN HAKLARI VE HUKUKLARI OLMALIDIR. VE ONLARIN REFAHLARI, İYİ YAŞAM STANDARTLARI VE MUTLULUKLARI OLMALIDIR.
SİZ, TUTAR, SENDİKACILIK YAPMANIN ÖLÇÜTÜNÜ, ÜYE SAYISINA İNDİRGEYİP BUNUN ÜZERİNDEN YANINIZDAKİ SENDİKANIN GENEL BAŞKANI İLE ÇEKİŞİRSENİZ, BU DURUM SİZLERİN NEZDİNDE MEMURU TEMSİLEN MASADA OTURAN ÖRGÜTLÜ YAPIYI DAĞITIR. SENDİKACILIK YAPANLAR BİLİR, GEREKSİZ TARTIŞMALAR VE KENDİ ÜYELERİNE AYRICALIK BEKLENTİLERİ/İSTEKLERİ İLE ÖRGÜTLÜ HALİ DAĞITMAK, SENDİKACILIĞIN FELAKETİ, HATTA KIYAMETİDİR.
Ne yazık ki, masada üyesini değil tüm memuru temsilen oturan başkanlar, toplu sözleşmenin ilk oturum sınavında başarılı olamamışlardır.
Sayın KONCUK’un ve Sayın Ali YALÇIN’ın, bu masada dağınık değil, güçlü ve birlikteliğe hassas/özenli bir örgütsel izlenim vererek MEMURUN HAKKINI TUTUP KALDIRACAKLARINA inanıyoruz.
Unutulmamalıdır ki, toplu sözleşme masasındaki kendine müslüman haller (üyesine ek ücret talep etmek gibi), diğer memurlar için incitici ve kırıcıdır. Diğer memurları yok sayan, hatta aşağı gören bu tutum, sendikal örgütlülüğün dağılmasına hizmet eder.
SENDİKACILIK YAPANLAR BİLİRLER Kİ, ÖRGÜTLÜ MÜCADELELER, BİR HAK KAZANIMI İÇİN VARDIR. O HAK, HERKESEDİR. O HAK, EŞİTTİR. O HAK, ADALETLİDİR. SENDİKACILIK YAPANLAR, AYRICALIKLI HAKLARI, AYRIMCILIKLARI REDDEDER. VE BİR SENDİKANIN ÜYE SAYISINDAKİ ŞİŞKİNLİK, AYRIMCILIĞIN/AYRICALIĞIN DAYANAĞI OLAMAZ. DOLGUN ÜYE SAYISI, AYRICALIKLI BİR İSTEME HAKLILIK KATMAZ. AKSİNE, HAKSIZLIKTIR.
ALLAH KORUSUN, KAMU ALANLARINDA SENDİKAL OLARAK AYRICALIKLI BİR ZÜMRENİN OLUŞUMU, SENDİKACILIĞI MÜCADELE EDİLEN DEĞİL, KEYİF ÇATILAN YER YAPAR.
VE ŞUNU UNUTMAYINIZ, KEYİF ÇATANLAR, ŞIMARIKTIR, UKALADIR, KENDİLERİNİ BEĞENMİŞTİRLER, PİŞKİNDİRLER, PERVASIZDIRLAR, TEPEDEN BAKARLAR, DEVAMLI KENDİLERİNE MÜSLÜMANLARDIR VE KEYFİ DAVRANMAYI ADET EDİNMİŞLERDİR.
NOT: TOPLU SÖZLEŞME MASALARINDA, ÖRGÜTLÜ GÜÇLER NE KADAR ORTAK AKIL İLE HAREKET EDERSE, NE KADAR KENDİ ARALARINDA UZLAŞI İÇİNDE GÖRÜNÜRLERSE, NE KADAR AZ AYRILIĞA DÜŞERLERSE, AYIRMAKSIZIN MEMURLARIN YAŞAM STANDARTLARINI İYİLEŞTİREN GERÇEK HAKLARINA ODAKLANIRLARSA, İŞTE O KADAR ÇOK KAZANIM ELDE EDERLER. YOKSA, GIDIM GIDIM HAKLARI VE ZAMLARI ‘KAZANIM’ DİYE YUTTURMAYA ÇALIŞIRLAR. BU KİMSELER, MEMUR İÇİN OLASI BİR EKONOMİK BUHRANDA TOPUN AĞZINDADIRLAR. BU NEDENLE, ÖRGÜTLÜ GÜÇLER OLMASI GEREKEN ŞEKİLDE DAVRANARAK VE HAREKET EDEREK VE KONUŞARAK MEMURUN HAKLARI İÇİN KURULAN MASADA TOPU ELLERİNE ALMALIDIRLAR. YOKSA, KÖR DÖVÜŞÜ VE KAYIKÇI KAVGASI İLE TOPU KENDİ ELLERİ İLE HÜKÜMET KANADINA ATARLAR. VE O KANATTAN GELEN BİNDİRMELERLE MEMURUN HAKLARINI DA, ZAMLARINI DA HER TOPLU SÖZLEŞME SAHASINDA YEDİRİRLER.

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN