Her hafta maçlar 90 dakikada bitmesine rağmen 90 saat tüm televizyonlarda tartışması sürmektedir Ve hiç kimseye de faydası yoktur. Maalesef bu tartışmaları bazıları kulüpleri, taraftarlar birbirine düşürmektedir. Bu tartışmaların yüzde doksanında da hakem kararları tartışılmaktadır.

Yenilen takımın yöneticileri, teknik direktörleri de maç sonunda kendi hatalarını görmeyip hakemleri suçlamakta, taraftarları, gençleri birbirine düşüren demeçler vermektedirler..

Bir saniyede karar vermek durumunda olan hakemlerin ne kadar büyük seyirci ve kamuoyu baskısı altında olduklarını en iyi hakemlik yapanlar bilir.

Görevleri meslektaşlarına yanlışlarını-doğrularını göstermek, meslek büyükleri olarak onları kamuoyu baskısından korumak olması gereken eski hakemler , meslektaşlarını yön-yol gösterip, moral motivasyon vermeleri gerekirken, yaptıkları küçük bir hatadan dolayı her hafta meslektaşlarına hakaretler yağdırıyor, kesiyor, biçiyor, zaten fanatik olan taraftarların önüne atıyorlar.

Hatta daha da ileri gidip, komplo teorileri ortaya koyarak, her hafta futbolla ilgili birini; teknik direktörü, bir kulüp yöneticisini, bir hakemi, MHK’yı, Futbol Federasyonunu yerden yere vuruyor, onurlarıyla oynuyor, linç ediyor, buna da yorum, diyorlar.
Geçen hafta bir yorumcu BJK Kulüp Başkanına; “yanlış transfer yaptın, yanlış hesap yaptın, yanlış iş yapıyorsun “ vb. şekilde konuşması medeni bir eleştiridir, yorumdur. Ama “Sen adam değilsin, sen ..sen hiç adam değilsin …vb. Şeklindeki yorumları, aile reisi, yanında binlerce kişi çalıştıran iş insanı, milyonlarca taraftarı olan bir başkana yapılan bir hakarettir.

Bunu yapanlar acaba programı sonradan izliyorlar mı? Empati yapıyorlar mı? Kendilerinin başkalarına yaptığı hakaretleri, başkaları kendilerine yapsa ne yaparlar?

Sanırım bu agresif çıkışlar , yüksek bir ego ürünü olabilir. Çünkü bunlar konuşurken kendilerinden geçiyor gözleri yalaktan çıkıyor, ağızlarından tükürükler fışkırıyor. Sanki deprem oluyor, sanki savaş çıkıyor, diye düşünüyor insan.

Ya altı üstü top oynanıyor. Biri kazanıyor, biri kaybediyor. Şahsen 45 yıllık bir eğitimci olarak, yaşını başını almış birisi olarak ben bile gaza geliyor, böyle programlardan etkileniyorum.

Ya gördüklerinden; izlediklerinden, dizilerden, örnek alan gençler ne olacak? Bir zamanlar bir dizideki başrol oyuncusu Polat Alemdar’ı, Memati’yi örnek alan, onlar gibi okulda kabadayılık yapmak isteyen, onlar gibi atkı giyinen öğrencilerimi bizzat görev yaptığım lisede gördüm. İşte benim maksadım bu gençlerin böyle programlardan etkilenip, birbirine düşmemeleri.

. Böyle agresif yorum yapanlara sesleniyorum;" Çocuklarınızı, torunlarınızı, Türk gençliğini seviyorsanız eğer , lütfen spor yorumculuğunu bırakıp, kurallarla ilgili, anılarınızla ilgili program yapıp, onlara iyi örnek olacak, eğitici projelerde görev alınız.
Bana göre , milyonlarca ebeveynlere göre ve eğitimcilere göre faydasız maç yorumları yerine ,sadece maç özetleri, kulüp haberleri veya eğitici spor programları yapılması gerekir.



HAKEM ATAMALARI KURA İLE YAPILMALIDIR



Komplo teorilerinin önüne geçmek için, hakem atamaları kura ile yapılmalıdır. Hepsi birbirinden güzel yetişmiş, pırıl pırıl insan olan hakemler zaten MHK tarafından her sezon başı klasmanları belirleniyor. Bunlar için saatlerce şu şu maça, şu şu maça vb. kafa yormak yerine, komplo teorilerine fırsat vermek yerine, kura çekilip beş dakikada yerleri belirlenebilir.

Ayrıca zaten VAR diye de bir sistem var. Bu da hataları en aza indiriyor. O zaman ufak tefek hataları da büyütmemek gerekir.

Zaten MHK diye, de bir kurul var, hakem gözlemciler var, onların verdiği puanlar var. Buna göre olağanüstü bir sorun varsa yetkili kurulca gereği yapılır.

Böylece hem hakemler, hem Merkez Hakem Kurulu, Hem Futbol Federasyonu zan altından kurtulmuş olurlar.







YABANCI OYUNCU YASAĞI GETİRİLSİN



Memleketimizin zaten büyük bir işsiz mevcudu var, ama zengin bir ülkeymişiz gibi her yıl milyonlarca euro dövizi, binlerce yabancı oyuncu transferine harcıyoruz.2.lig takımlarında, 3.lig takımlarında bile yabancı futbolcu oynatılıyor. Sonuç ne? Bunların ne getirisi var? Bizim gençlerimiz ne olacak?

Bunlara verilen dövizler bizim gençlerimize verilse, gençlerimize iş sahası açılsa kötü mü olur.

Bunun için kesinlikle yabancı futbolcu yasağı konulmalıdır.

Belki Türkî Cumhuriyetleri, geri kalmış Afrika ve Asya’daki Müslüman ülkeler bu yasağın dışında kalabilir.



TELEVİZYONLAR MİLLİ SPORUMUZ GÜREŞE İLGİYİ ARTIRMALIDIRLAR



Televizyonlar, Spor kanalları sadece futbol programı yerine milli sporumuz güreşi sevdirmek için yayınlar yapmalıdırlar. Okullarımızda futbol takımları, voleybol takımları gibi güreş takımları da kurulmalıdır. Güreş müsabakaları, tüm kanallarda canlı yayınlanmalıdır. Var olan güreş kulüpleri desteklenmelidir. Gençlerimiz bu şekilde özendirilmiş olur.



BU KONULARI ANCAK CUMHURBAŞKANI ÇÖZER



Çok büyük rantların döndüğü, toplumun tümünü ilgilendiren böyle bir konuda, bir Bakanlığın, bir kurumun veya bir kuruluşun bu sorunları çözmesi mümkün değil.

Çünkü teklif ettiklerim birer devrim niteliğinde kararlardır.

Kamuoyunun tamamı bu konuda hemfikir olsalar da bu işten rant yiyen kişilerin yaygaraları çoğunluğu bastırabilir.

Bunun için, bu sorunları da ancak Sayın Cumhurbaşkanı çözebilir.

Şemsettin CERAN

Eğitimci-YAZAR

[email protected]