Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, bazı konfederasyonların seslerini duymadığını belirterek, "Taşeron sorunu çözülemez, çözülse bile bizi fazla enterese etmez dediler. Bizim çabalarımızı görünce sözde birtakım laflar ettiler. Ama biz bunu ana mücadelemiz olarak gördük. 2007'de başlayan ve 15 yıla yaklaşan mücadelenin bugün zirvesindeyiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ulu orta eleştirenlerin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin çalışma hayatı reformuna imza atıldığını hatırlamak istemediğini dile getiren Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Herkesin konuştuğu, büyük büyük laflar ettiği dönemlerde bizim sığınabilecek, derdimizi anlatabileceğimiz ve sorunlarımızı dikkate alabilecek ne yazık ki sadece Cumhurbaşkanımızı gördük. Bazı konfederasyonlar bizim sesimizi duymadı. Taşeron sorunu çözülemez, çözülse bile bizi fazla enterese etmez dediler. Bizim çabalarımızı görünce sözde birtakım laflar ettiler. Ama biz bunu ana mücadelemiz olarak gördük. 2007'de başlayan ve 15 yıla yaklaşan mücadelenin bugün zirvesindeyiz." dedi.

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, en son yapılan kamu çerçeve protokolünün, yakın tarihte imzaladıkları en iyi toplu iş sözleşmesi olduğunu anlattı.

Bunun da en büyük getirisinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kadro alanlar olduğunu aktaran Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Bu memnuniyet birilerini rahatsız ediyor. Birkaç gündür Cumhurbaşkanımızın 'İşçi ve memur sendikalarıyla yaptığımız toplu sözleşmeden memnunlar.' sözünden rahatsız olanlar var. Yüzde 35'e yakın zam alan işçiler, ilave yeni haklar alırken, geçmişle kıyaslanmayacak bir noktaya gelmişken, Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize teşekkür etmeyecek de ne yapacaktık? Elbette, toplu sözleşmenin daha iyisi ve yükseği olabilirdi. Ama nereden geldiğimize bakacağız. Hangi şartlardan geldiğimize bakacağız." ifadelerini kullandı.

- "CHP'li bazı belediyelerle iş tutuyorlar"

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, 696 sayılı KHK'den önce bütün kamu kurumlarında çalışan işçi sayısının 180 bin olduğunu, Türkiye'deki en büyük çalışma hayatı reformuyla işçi sayısının belediyelerde yaklaşık 500 bin, diğer kamu kurumlarında ise 700 binin üzerine ulaştığını dile getirdi.

Türkiye'nin zor bir bölgede bulunduğuna, ülkenin istikrarsızlaştırılması için hainlerin içeriden ve dışarıdan boş durmadığına dikkati çeken Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Sendikacılığımızı eleştirenler, bize karşı o kadar ileri gittiler ki iş yerlerimize saldırıyorlar. CHP'li bazı belediyelerle iş tutuyorlar. Ankara Büyükşehir Belediyesinde olduğu gibi. Buradan Mansur Yavaş'a sesleniyorum; bizzat iş birliği yaptığınız ve bu iş birlikçi sendikalara işçilerimizi, üyelerimizi zorla üye yaptırmak istendiğinin bir kısım belgeleri elimizde ve bunları kamuoyuyla paylaştık. İşçilerimizin iradesini yok sayan bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Bir kısım sözde sendikaları üzerimize saldılar. İşverenin tehditleriyle arkadaşlarımız sendikalarından koparılmak istendi. Bu tehditler o kadar ileriye gitti ki Mansur Yavaş'ın atadığı bir kısım sözde işveren vekilleri, işçileri toplayarak 'Mansur Yavaş'ın talimatı var, Türk-İş'e bağlı şu sendikalara geçeceksiniz.' dediler. Kayıtları ve videoları var." dedi.

Buna tepki koyduklarını ve eleştirdiklerini belirten Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Mansur Yavaş'ı da bu yanlışı düzeltmeye davet ettik. Ne yazık ki başaramadık. 20 bine yakın arkadaşımız 3 ayda sendikalarımızdan koparıldılar. İşveren ile CHP ve belediye başkanının, bir kısım sendikaların iş birliğiyle, baskıyla ve tehditle, istifa etmeyenler işten atıldılar. İstifa edenleri de sendikalarımızdan kopardılar. Sonra da konu yargıya gitti. Şimdi de bizi 'İtiraz ederseniz ve itirazı çekmezseniz Hak-İş'i basacağız.' diye tehdit ediyorlar. Gelin bakalım, geleceğiniz varsa göreceğiniz de var. Bu kadar yüzsüzlüğe de pes doğrusu." dedi.

Programa, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert ve sendikanın il başkanları katıldı.

AA