Meczubun biri bir gün yolda bulduğu ölü bir leyleği evine götürmüş.

Hayatında hiç leylek görmediği için kuşun tipini yadırgamış.

Önce gagasını kesmiş, beğenmemiş.

 Bacaklarını kesmiş yine olmamış.

 Kanatlarını da kestikten sonra,

“Hah” demiş, “Şimdi kuşa benzedin.”

Taşrada ve merkezde iş yükünü göğüsleyen şube müdürlerinin özlük ve mali hakları konusunda iyileştirme beklentisi içinde olduğu bugünlerde ne yazık ki her taraftan makas yiyen kuşlara dönmesi bana bu girizgahı yaptırdı.

Şube müdürleri..

 Arafta kalanlar..

Godot'u beklerken tramvay çarpanlar...

 Hazan yaprakları gibi savrulanlar..

 Öğretmenlere pozitif ayrıcalıkların konuşulduğu bu dönemde elleri böğründe kalanlar..

Elit ilçe okullarında 30 yıl görev yapan bir öğretmeni yerinden oynatamayan bakanlık bürokrasisince nasılsa sahipsizler diye önce rotasyona uğratılanlar..

Sn Ziya Selcuk döneminde önce imamesi dağılmış tespih taneleri gibi savrulup sonra biz bu rotasyonu neden yaptık muhakemesinin ortasında mağduriyet yaşayanlar..

Reform denilince kendileri için "Bana Mazlum'u getirin." denilenler...

Kademeler arası gelir dengesizliğine maruz bırakılanlar...

  Evet yazımı kaleme almadan önce yaklaşık 50 şube müdürü arkadaşımla görüştüm.

Bir anlamda sahanın nabzını tuttum.

 İstedikleri atla deve değil ..

Şube müdürleri öncelikle adalet istiyor.

Öğretmen ve okul idarecilerine verilen uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik haklarından yararlanmak istiyor.

Roma Hukukunda der ki;

*Fiat iustitia nec pereat mundus.

Yani  dünyanın yıkılmaması için adalet sağlanmalıdır.

Adalet tesis edilirse, şube müdürleri yani milli eğitim bürokrasisinin görunmeyen dinamoları huzur icinde çalışacaktır. Adalet ki devletin temelidir.

  Vatandaşa götürülecek hizmetlerin kalitesi de  bu hizmetlerin kamuya maliyeti de kamu görevlilerinin işlerini sahiplenmesi ve ve görevlerini layıkıyla yerine getirmesine bağlıdır.

Sube müdürleri acaba ile belki ile çalışmak istemiyor.

Malum, acaba ile ileriye bakılmaz.

Eğer ile meğeri evlendirirsen keşkeler doğarmış.

Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde mihenk taşlarından  olan şube müdürleri meslek kanunu ilgili yasal değişikliklerin olduğu bugünlerde meslekleriyle ilgili bazı taleplerde bulunuyor.

Milli Eğitim sube müdürlerinin uzmanlaşmış ve çözüm odaklı personel hizmetleri ile verimli ve vatandaş odaklı hizmet verilmesinde büyük rolleri var.

 Güçlü devletin güçlü bürokrasiye, güçlü bürokrasinin de her seviyede kaliteli personele ihtiyacı var diyorsak

sivil bürokrasinin kamu yönetiminde yönetici sıfatını taşıyan sube müdürlerinin de bu bağlamda bazı haklı ve geçerli taleplerini görmemiz gerekiyor.

666 sayılı KHK ile Daire Başkanları ve kariyer uzmanları 3600 ek göstergeye kavuşturulurken şube müdürleri, şoför ve memurlar düzeyinde bırakılmış. Bu durum hem çalışırken hem de emekli olduklarında mağduriyetlerine neden oluyor.      

Şube müdürlerinin seslerine kulak verilmesinin moral ve motivasyon sağlanması açısından çok önemli olacağını düşünüyorum.

Şube müdürleri görev tanımlarının net yapılmasını sıfatlarının net olmasını istiyor öncelikle..

Peki somutlaştırırsak alandaki arkadaşlarımız hangi talepleri dillendiriyor;

1- Rotasyon meselesinin bir standarda bağlanması , aile birliğinin bozulmamasına dikkat edilmesi, her yıl isteğe bağlı, mazerete bağlı atama yapılması, belli kıdeme ulaşmış örneğin meslekte 30 yıl şube müdürlüğünde 15 yıl çalışanların rotasyon dışı bırakılması, rotasyonun başlama tarihinin belirlenmesi

2- Görevde yükselme sınavı yapılmadan 76. Maddeden yapılan atamalar alanı rahatsız etmiştir.Mahkemeye gideceğini belirtenler çoğunlukta ve sendikaları sessiz kalmakla sucluyorlar.

3- Öğretmenlikten gelen şube müdürlerinin uzman ve başöğretmenlik uygulaması dışında tutulması. Bundan kaynaklı mali ve statü yönünden kayıp içinde olmaları. Ek göstergelerinin en az başöğretmen kadar olması talepleri var.

4- Görevde yükselme uygulamasının şube müdürlüğü ile sınırlı olması, üst görev olan il, ilçe milli eğitim müdürlüklerine hiyerarşi dışı atamaların yarattığı sorunlar.

5-Özellikle müfettişlerin görev alanında olması gereken muhakkikliklerin şube müdürlerine yaptırılması.

6-Alt görev imkanının olması gerekir.Belirli bir süre şube müdürlüğü yapanlara istemeleri halinde okul ve kurum müdürlüklerine dönebilme olanağı tanınmalıdır.

7-Büyükşehirlerdeki lojman sorunu çözülmelidir.

8- Sınav görevlerinde adaletli dağılım (özellikle MTSK )

9-Makam tazminatlarının olmaması

10-İl ve ilçelerde görev dağılımlarında adaletin tesis edilmesi,( bu maddeyi biraz açarsak özellikle sınavlara bakan, özel öğretim kurumlarına bakan arkadaşların sürekli aynı kişiler olması, belirli arkadaşların görev dağılımı anlamında pasifize edilmesi)

11- Şube müdürlerinin özellikle sınavlarda  idari anlamda yapacağı işler için müfettişlerin görevlendirilmesi rahatsızlık yaratıyor.

12- Şube müdürleri özellikle ilçelerde yetişmiş personel olmamasından müştekiler,ya şefleri, memurları yok ya da ağırlıklı olarak yetiştirme yurtlarından gelen arkadaşlarımız ve engel durumları nedeniyle verimli çalışan personel olmamasından dert yanıyorlar.

13-Şu anda şube müdürünün ocak ayı itibariyle maaşı: 10.452 TL dir.

Okul müdürlerinin ocak ayı maaşı ise 12.651 TL dir.

Şu anda şube müdürüyle okul müdürünün arasındaki fark yaklaşık 2.200 TL’dir.

Okul Müdürü Uzman Öğretmen olduğunda bu fark yaklaşık 3.500 TL’ye çıkacaktır.

Okul Müdürü Başöğretmen olduğunda ise 4.800 TL’ye kadar çıkacaktır.

Bu adaletsizlik giderilmelidir.

14-Özel hizmet tazminatının 170 olarak düzenlenmesi

15- Eğitime hazırlık ödeneğinin şube müdürlerine de verilmesi

16- DYK, pansiyon, öğretmenevi. rehabilitasyon  denetimleri, inceleme soruşturma görevlerine yolluk ve yevmiye ödenmesi.

17- Şube müdürleri ara unsur olmak istemiyor. Görev tanımı net özlük hakları belli olan amiri konumunda oldukları memur ve müdürlerin disiplin amiri de olmak istiyorlar.

18-İlcelerde şube müdürü unvanı illerde ise milli eğitim müdür yardımcılığı kadrosu olsun diyorlar.İl milli eğitimlerde hem Şube Müdürü hem de il milli eğitim müdür yardımcısı ünvanının olmasının kavram kargaşasına yol açacağını söylüyorlar.

Son söz olarak şube müdürleri devletin kadife eldivenli yumruğunun değil kadife eldivenli elinin kendilerine adaletli bir şekilde uzanmasını bekliyor.

 Bizden büyüklerimize iletmesi.

  Elçiye zeval olmaz vesselâm.

Erhan Ziya SANCAR

Eğitimci Yazar