Eskiden, bazı aileler, kız ya da erkek çocukları istemedikleri birisi ile evlenmek istediğinde onlara ‘ya bizi ya da sevdiğini tercih et’ derlerdi...

Ya da tam tersi bir durum hasıl olabilirdi, evli çiftlerden erkek veyahut kadın tarafı eşinin ailesi ile sorun yaşadığında ‘ya beni ya aileni tercih et’ derdi.

Ama günümüzde ne aileler ne eşler bu sözleri sarfediyor, YENİ TÜRKİYE’de bu sözün uyarlaması ya da güncel versiyonu kendisini gösterdi.

Hem de Milli Eğitim Bakanımız Sayın YILMAZ’ın ağzından çıktı, kulaklarımız ne yazık ki bunu da işitti.

Sayın Bakanımız dedi ki: ‘’SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN YA İŞİNİ YA EŞİNİ TERCİH EDECEK...’’

Yani, sözleşmeli öğretmen tercihe zorlanıyor.

Hem de öyle bir tercihe zorlanıyor ki, gel de birinden vazgeç vazgeçebilirsen, öyle bir tercih yani.

Çok zor.

Allah, kimseyi böyle bir tercih yapma noktasına ve raddesine getirmesin.

Gerçekten çok zor.

Bir tarafta EŞ, bir tarafta AŞ.

Sözleşmeli öğretmenler, eş ile iş arasında bir yerde icra edecek görevini.

Sözleşmeli öğretmenler, üstüne bir de kadroluların zorunlu hizmet yapması gibi TERCİH MECBURİYETİ hizmeti yapacak anlaşılan.

Sözleşmeli öğretmenlerden şunu duyar gibiyim:

‘’NE EŞİMDEN NE DE AŞIMDAN VAZGEÇERİM...’’

Tıpkı, ne anadan ne yardan vazgeçilemeyeceği gibi.

Bilinmelidir ki, sözleşmeli öğretmenler üzerindeki bu zorlayıcı ve mecbur bırakıcı ayrım, bu sözler ile iliklerinde hissedilir dereceye gelmiştir.

Bence, MEB artık seçimini ya da tercihini yapmalı, eğitim-öğretim ortamındaki zorlayıcı ve mecbur bırakıcı bu ayrımı kaldırmalı:

‘YA SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK YA DA KADROLU ÖĞRETMENLİK’

EVET, MEB, ARTIK BİRİNİ TERCİH ETMELİ.

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN