Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ''Milli Eğitim Bakanlığı 2016 yılında çıkardığı bir KHK ile yeniden sözleşmeli öğretmenliği getirdi. O tarihten bu yana Bakanlık kadrolu öğretmen alımı yapmamaktadır. Sözleşmeliliği mülakat ile birlikte geri getiren MEB’in, bu uygulamayı kaldırması en öncelikli taleplerimizdendir.'' dedi.

Mahmut Özer 1 milyon öğrencinin yaz okulunda eğitim aldığını açıkladı Mahmut Özer 1 milyon öğrencinin yaz okulunda eğitim aldığını açıkladı
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ''Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları yönüyle ciddi sıkıntıları bulunmaktadır. Tayin isteyemeyen, aile bütünlükleri bozulan, çocuklarının yanında olamayan sözleşmeli öğretmenler büyük dram yaşamaktadır. Üstelik bu şekilde aile bütünlüğünü esas alan Anayasa’nın 41’inci maddesi ihlal edilmektedir. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan 23 Ekim 2018 tarihinde açıkladıkları Vizyon Belgesi’nde sözleşmeli öğretmenliğin 3+1 olarak esnetileceğini belirtmişti. Sendikamız elbette bu esnetmeyi yeterli görmemekte, sözleşmeli öğretmenliğin tamamen kaldırılmasını, tüm öğretmenlerin kadrolu olarak atanmasını talep etmektedir. Ancak Bakan’ın ve Cumhurbaşkanı’nın Vizyon Belgesi’nde verdiği bu sözün dahi aradan geçen 7 aya rağmen yerine getirilmemesi eğitim camiasında ciddi rahatsızlık yaratmaktadır. Bu sözün yerine getirilmemesinin gerekçeleri açıklanmalıdır. Bu talimatın aylar öncesinden verilmesine rağmen bugün sözleşmeli öğretmenlerin hala 4 yıl sözleşmeli, 2 yıl kadrolu çalışmalarının ardından tayin isteyebilme hakkına sahip olmasının mantıklı bir izahı var mıdır? 

Özür grubu tayin başvuruları ağustos ayında başlayacaktır. Bakanlığın en azından sözleşmeli öğretmenlere verdiği sözü TBMM tatile girmeden yerine getirmesi gerekmektedir. Aksi taktirde 2016 yılında göreve başlayan öğretmenlerin bu yaz döneminde eş durumundan dolayı tayin isteme hakları ellerinden alınacaktır. 

Tabi ki ana talebimiz bakidir: Sözleşmeli ve ucube mülakat yöntemi kaldırılmalı, tüm öğretmenler aynı haklara sahip olarak kadrolu olarak atanmalıdır. 

Ayrıca il içi özür grubu tayini bekleyenler de mağduriyet yaşamaktadır. Bazı ilçeler arasındaki mesafenin iki il arasındaki mesafeden daha fazla olduğu göz önüne alındığında, bu öğretmenlerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi çok önemlidir. Düşünsenize; Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi ile Kürtün ilçesi arası 117 kilometredir. Mersin’in Anamur ilçesi ile Tarsus ilçesi arası 251 kilometredir. Günü birlik bu mesafeler kat edilemeyeceğine göre, tıpkı sözleşmeli öğretmenler gibi il içi özür grubu mağdurları da çocuklarının büyümelerine tanıklık edememektedir, aileleri parçalanmaktadır. Bu noktada; belli bir kilometre sınırı getirilerek, il içi özür grubu tayin talebinde bulunanların sorunları çözülmelidir.'' dedi.