20.07.2020, 09:12

Soğuk Ayran

Avlunun  bir ucundan diğer ucuna gidip geliyor, heyecandan yerinde duramıyordu.

- Saçlarım düzgün mü?

- Öncelikle avluya alırız biraz soluklanırlar, sonra yukarıya çıkarırız.

- Kapıda mı karşılasam yoksa onlar geldikten sonra mı hoş geldiniz desem?

- Ne diyorsun yenge, ne yapayım?

Aklında sorular. Bir taraftan konuşuyor, diğer taraftan avluda volta atıp duruyordu.

Kapının sesi ile irkildi. Heyecan ve mutlulukla sabahtan beri yapmayı planladığı her şeyi unutup  koştu kapıya.

Yeşile çalan çakır gözlerindeki mutluluk, ışıl ışıl yüzü ile açtı kapıyı.

Sevdiği adam, annesi, ablası karşılarında duruyordu.

- Buyurun, buyurun hoş geldiniz derken sesi kendisine yabancı geldi. Heyecandan sesinin titremesine engel olamıyordu.

Hal hatır sorma faslından sonra annesinin ‘’kızım misafirlerimize birer soğuk ayran ikram edelim. Yaz günü buraların sıcağı kavuruyor insanı’’ deyince koşar adımlarla mutfağa gitti.

Yengesi de arkasından geldi mutfağa.

- Sen dur ben hazırlayayım, heyecandan bayılacaksın diyerek takıldı kendisine.

- Aman yenge ne heyecanı derken yanaklarının kızardığını hissetti.

- Annesi biraz soğuk mu? sanki dedi yengesi sorgulayan bakışlarla.

- Yok canım! nerden de çıkarıyorsun? dedi ve ayran dolu bardakların olduğu tepsiyi kaparcasına çıktı mutfaktan.

Soğuk ayranları İkram ederken bir yandan da yengesinin sözleri çınladı kulaklarında.

- Annesi soğuk mu davranıyordu gerçekten. Ayranı uzatırken göz göze gelip gülümsedi ve aman yenge niye soğuk olsun ki? diye de içinden geçirmeden edemedi.

İkramlar yapıldı, eve çıkma teklifi reddedilince avluda ağırlandı misafirler. Havadan sudan muhabbetlerle geçen bir saatin ardından kalkıp gitti sevdiği adam ve ailesi.

Bu defa da   ‘’Acaba ne düşünüyorlar, annesi kendisini beğenmiş miydi? İstemeye ne zaman geleceklerdi?’’ sorularıyla avluyu arşınlamaya başladı. Telefon elinde dönüp duruyordu ama beklediği haber gelmiyordu bir türlü. Sessiz geçen bir kaç saatin sonunda dayanamayıp aradı.

O da ne?  Telefon kapalı.

- Şarjı bitmiştir diye düşündü.

Mesaj attı ‘’Haber bekliyorum’’ yazdı.

Görünce arar dedi.

Saatler geçti…

Akşam oldu, telefon açılmadı.

Bütün gece gözüne uyku girmedi. Terasta oturup öylece avluyu izledi. Ve merak içinde kıvrandı.

Sabaha karşı içi geçmiş, terastaki divanda uyuyakalmıştı…

Uyandı, kollarını yokladı. Islaklık, çiğ düşmüş dedi ve hemen yanı başında duran telefona baktı.

Arama da yoktu mesajda.

Bir daha aradı yine kapalı.

Saate baktı 7.30’a geliyordu.

- Dershaneye geçmiştir, mesai saati başlamak üzere diye düşündü.

Dershanenin telefonunu çevirdi. Danışmadaki bayana sevdiği adamın gelip gelmediğini sordu.

Henüz gelmedi yanıtını aldı. İsmini söyleyip gelince mutlaka aramasını not ettirerek kapattı telefonu.

Saat 07.58 elinde telefon terasta beklerken mesajın sesi ile irkildi.

‘’Aramam için not bırakmışsın. Ben düşündüm ve bizim beraber bir hayat kuramayacağımızın farkına vardım. Uzatıp birbirimizi üzmeyelim. Yakında sınav sonuçları açıklanıyor umarım istediğin bölümü kazanırsın. Bundan sonraki hayatında mutluluklar dilerim.’’

Elinde telefon mesajı kaç kez okudu, ne anlamlar yükleyip, bu hikayeye ne senaryolar yazıp çizdi. Farkında değildi. Sanki içinde bir şeyler donmuş, hissizleşmişti.

Çok sonra doğruldu oturduğu divandan. Elinde telefon girdi eve.

Annesi görünce ‘’Kızım ne oldu? kötü haber mi? birine bir şey mi oldu?’’ demeye kalmadan olduğu yere yığıldı.

Gözünü açtığında başında annesi, yengesi ve babaannesi tedirginlikle ona bakıyor, yengesi bileklerini kolonya ile ovuyordu.

Annesi ağlıyordu…

Doğrulmaya çalıştı ama olmadı. Başının üzerinde bir yük  ve içinde bir yer yanıyordu sanki.

Başında duranlar meraklı gözlerle ağzından çıkacak birkaç kelimeyi bekliyorlardı.

Gözlerini sabit bir noktaya dikip, bizim beraber bir hayatımız olamayacakmış, yeni hayatımda mutlu olacakmışım diyerek hıçkırıklara boğuldu.

Herkes şaşkın ne diyeceğini bilemez bir halde birbirlerine baktı. Ve annesi ağlayan kızına sadece sarılabildi.

3 aylık yaz tatili…

Sınav sonuçlarının açıklanması, tercih dönemi…

Hiç birini görmedi gözü…

Kuzeni onun için tercih yaptı.

Annesi sevdiği yemekleri yaptı, kardeşi onu dışarı çıkarıp, bir şeyler yapıp unutturmak için uğraştı.

Zaman geçti ama aklındaki soruların cevapları yerine gelmedi.

- Ben nerde hata yaptım?

- Güzel karşılamadım mı?

- Avluya buyur etmese miydik?

- Yoksa ayranı mı beğenmediler? diye sorup durdu kendine.

Üniversite başladı…

Yeni ortam, yeni arkadaşlıklar. Bir şeyler değişir miydi? acaba.

Değişmedi…

Soruların cevabı hala yoktu.

Arkadaşlarının da verdiği cesaret ile tam altı ay sonra yeniden dershanenin kapısında buldu kendini.

Bir neden? deme hakkını buldu kendinde.

Sadece nedenini öğrenip çıkacağım, dahası yok diyordu girerken kendine.

Kantine girdi…

Gözüyle tüm masaları tararken bir yandan da kalbinin sesini kulaklarında hissetti.

İşte orada!

Bir masada öğrencisinin sorusunu çözüyor.

Masaya yürüdü ve ‘’Merhaba’’ dedi.

Onu görünce önce bir şaşırdı adam.

- Hoş geldin, otursana. Son soruyu çözüyorum dedi.

Bir dakikalık soru çözümü ne kadar da uzun geldi öyle. Bunca zaman nasıl beklemişim? diye hayret etti kendine.

Soru çözümü bitti ve öğrenci masadan kalktı.

- Nasılsın? dedi adam hiç tanımadığı bir ses tonuyla.

- Buraya bir sorunun cevabını almaya geldim sadece neden? Dedi gözleri dolarak.

- Evet bu sorunun cevabını alman hakkın dedi adam sanki zaman kazanmak istercesine.

Ve devam etti;

Neden? çünkü o gün annemlere gereken özeni göstermediniz, avluya buyur edip ikram olarak ayran getirdiniz. Yüzün hiç gülmedi, hiç konuşmadın….

O dakikadan sonra adamın saydığı bahanelerin hiç birini duyamadı. Sadece kulaklarında bir uğultu olarak kaldı.

Masadan kalktı ve hiçbir şey söylemeden uzaklaştı…

O günün akşamı beraber terasa çıktığımızda arkadaşım bana öncelikle avluyu gösterip işte şurada soğuk ayran ikram ettik ve terasın tabanında bir noktayı göstererek ben aylarca içimdeki yangın sönsün diye bu taş zeminde kalbimin üzerinde yattım dedi.

Melike Kırtay Kara
Yorumlar (0)
11
orta şiddetli yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 31 57
5. Altay 30 54
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 30 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23