Avrupa ve ABD'de sivil itaatsizlik üzerine yapılan kavramsal tartışmaları incelediğimizde şu sonuçlara ulaşıyoruz…


   Eylem tarzı ve amaçları bakımından terörizmden, düşünsel çerçevesi bakımından da anarşizmden karşılaştırılamayacak denli farklı bulunan sivil itaatsizlik fiilleri çağdaş demokratik hukuk devleti düzenlerinin sürekli karşılaştığı toplumsal bir olgudur.
Sivil itaatsizlik yasaların ya da hükümet politikalarının değiştirilmesini amaçlayan ve kamuya açık bir tarzda gerçekleştirilen, şiddetsiz, vicdani ve aynı zamanda siyasi nitelikli, hukuk normunun bilinçli olarak çiğnenmesini içeren dolayısı ile yasaya aykırı, devrimsel olmayıp, aksine sistem içerisinde bir tepkidir.


Sivil itaatsizlik eylemlerini anarşizm, terörizmden ayıran sınır çizgilerine gelince;


•    Uğranılan haksızlığının ağır ve açık olması gerekmektedir.
•    İtaatsizlik konusunun, siyasi kararı dönüştürülebilecek bir çoğunlukça desteklendiği öngörülebiliyor olmalıdır. Dikkate ve saygıya değer bir ahlaki-siyasi motivasyonla hareket ediliyor olmalıdır.
•    Haksızlığın giderilmesi için bütün yasal yollar denenmiş olmalıdır.
•    İtaatsizlik, evrensel olan ahlaki ve siyasal ilkeleri savunmayı amaçlamalıdır.
•    İtaatsizlik şiddetsiz, kaba güç kullanılmadan yapılmalı, denklik ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Yaşam ve karşıtlarınki dahi olsa başkalarının kişiliği karşısında saygılı olmalıdır.
•    İtaatsizlik, etik olarak temellendirilmiş ve protestocunun iyi niyeti ve genel yarar için buna girişiyor olduğu gözlemlenebiliyor olmalıdır.
•    İtaatsizlik eylemini gerçekleştirenler daha başından beri, normun çiğnenmesinde öngörülen zarar tazminatı, para cezası ve diğer cezalar gibi yaptırımlara katlanmaya hazır olmalıdırlar. Normun çiğnenmesinin hukuki sonuçlarının sorumluluğunu kabullenmelidirler.
•    Haksızlığa karşı çıkma araçlarının inandırıcı olabilmeleri için; araçlar amaçla çelişmemelidir. Amaçlar araçları kutsamamalı; hedefe giden yolda, her yol mübah görülmemelidir.
•    Kamuya açık, önceden bildirilmiş ve eylem akışı polisçe önceden hesaplanabiliyor olmalıdır.
•    Kişiye özgü inanç ve çıkarları temel almamalıdır.
•    Sivil itaatsizlik sembolik kalmalıdır. Sembolik eylemler gerçekleştirenler yönetimi bir düşman gibi görmeyip, kişi ile konuyu birbirinden ayırmaya, iletişim kurmaya çalışmalıdırlar.
•    Çiğnenen normun başka durumlarda da geçerliliğinin kabulü açıkça benimsenmiş olmalıdır.
•    Sivil itaatsizlik bilinçli ve sınırlı bir norm ihlalidir. Hukuk düzeninin bütününe olan itaati etkilememelidir. Anayasal düzenin işleyişini tehlikeye sokacak boyuta ulaşmamalıdır.


Theodor Ebert'e göre; ‘'Şiddetten uzak eylem ilk önce bir çatışma ya da anlaşmazlık konusunu, sorumluları ve kamuoyunu yeni çözümler aramanın ivediliği hakkında ikna edebilecek derecede dramatize etmek hedefini içerir. ‘'

     

       Son olarak yine; iki bin yıl önce yaşayan bir savaş sanatları ustası-filozof olan Sun TZU'nun bir sözü ile bitirelim;

''Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller ise kazanmak için dövüşür.''

 

Celal DEMİRCİ / memurlar.biz