11 Mart 2020 tarihinden bu yana Koronavirüs (COVID-19) ile mücadele veren Türkiye'de son günlerde vaka ve vefat sayılarında gözle görülür bir artış var. Hal böyle olunca Koronavirüs'ün etkilerinin neler olduğu didik didik edilmeye başlandı.

“Bağışıklık sisteminin dosttan düşmana dönüştüğü an” olarak adlandırılan Sitokin Fırtınası ağır hasar ve ölümlere neden olan çok önemli bir durumdur. Dilerseniz Sitokin Fırtınası konusunu daha detaylı şekilde inceleyelim.

Koronavirüs'e bağlı tedaviye rağmen düşmeyen bir ateşiniz, akciğer hasarınız ve laboratuvar değerlerinizde bir bozukluk varsa Sitokin Fırtınası'ndan söz edilebilir.

Ağır seyreden akut solunum yolu problemi yaşayan COVID-19 hastalarında aniden ve çok yüksek miktarlarda proinflamatuar sitokinlerin salınımının gözlemlendiğini ve bu duruma sitokin fırtınası adı verildiğini söyleyen Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, sitokin fırtınasının en sık, viral enfeksiyonlar sonucu geliştiğini belirterek, “Vücutta görülen hastalıkların hemen hemen hepsinde immün sistemin iyi ya da kötü yönü var. İmmün sistem her zaman iyi yönde çalışmayıp bazen kendi bünyesine de zarar verebiliyor. Bu aşamada vücudun bağışıklığı yabancı proteinleri görür ve uyarılarak bunları yok etmeye çalışır. Eğer bunlara normal dozda bir yanıt veriyorsa onu yok eder. Bazen doğal bağışıklık yok edemez, o zaman onlara özgü birtakım silahlar üretir. Biz bunlara sitokin adını veriyoruz.” dedi.

Sitokinlerin bağışıklık sistemi hücreleri tarafından salınan küçük moleküler ağırlıklı, çözünür proteinler olduğunu, hücreler arası etkileşim ve iletişimi sağladıklarını vurgulayan, sitokinlerin aşırı ve kontrolsüz şekilde salındığında çevredeki sağlam hücreleri öldürdüğünü anlatan Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Savaşçı, “Bağışıklık sisteminiz tamamen kendi dokularınızı yok etmeye başlıyor. Bu durdurulamaz sel, bir felaket gibi kendini kötü bir noktaya götürüyor. Bu durum ölüm ve yıkıcı hasarların artışına neden olmaktadır. Tedaviye rağmen düşmeyen ateş, akciğer hasarının artışı ve laboratuvar değerlerinde bozukluk durumunda ‘sitokin fırtınası’ tanısı konulur. Sitokin fırtınasının tedavisine yönelik başarılı yaklaşımların, ağır COVID-19 hastalarının iyileşmesinde ve yaşamasında çok önemli olacağı düşünülmektedir. Kortikosteroid ve tosilizumab gibi ilaçların kullanılmasıyla bir umut olarak bu yıkıcı fırtına durdurulmaya çalışılmaktadır” dedi. 

Sitokin salınım sendromu

Sitokin salınım sendromu (SSS), enfeksiyon ve ilaç kullanımı gibi çeşitli faktörler tarafından tetiklenebilen bir sistemik inflamatuar yanıt sendromu türüdür. Durum, çok sayıda beyaz kan hücresinin aktive edilmesi ve bu hücrelerin daha fazla beyaz kan hücresini aktive edecek inflamatuar sitokinleri serbest bırakması sonucunda ortaya çıkar. CRS ayrıca bazı monoklonal antikor ilaçlarının yanı sıra T hücre tedavilerinin yan etkisidir. Şiddetli vakalara sitokin fırtınası adı verilmektedir. İlaç uygulaması sonucunda meydana geldiğinde, infüzyon reaksiyonu olarak da bilinir.

Semptomlar ateş, yorgunluk, iştah kaybı, kas ve eklem ağrısı, bulantı, kusma, ishal, döküntü, hızlı nefes alma, hızlı kalp atışı, düşük tansiyon, nöbetler, baş ağrısı, akıl karışıklığı, deliryum, halüsinasyonlar, titreme ve koordinasyon kaybıdır.

Bazı ilaçların neden olduğu şiddetli SSS, daha düşük dozlar kullanarak, yavaşça infüze ederek ve ilacın verilmesinden önce ve sırasında anti-histamin veya kortikosteroidler uygulanarak önlenebilir.

Düşük şiddetli SSS tedavisi, ateş, kas ağrısı veya yorgunluk gibi semptomları ele alan bir destekleyici tedavi gerektirir. Orta şiddetli SSS durumunda oksijen tedavisi gereklidir ve kişiye kan basıncını yükseltmek için sıvı ve antihipotansif ajanlar verilir. Orta ila şiddetli SSS için, kortikosteroidler gibi immünsüpresif ajanların kullanılması gerekli olabilir, ancak bağışıklık sistemini aktive etmeyi amaçlayan ilaçların etkisinin ortadan kaldırılma riski de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bir anti-IL6 monoklonal antikoru olan tocilizumab, bazı tıp merkezlerinde ciddi SSS vakalarını tedavi etmek için kullanılmıştır.

COVID-19 pandemisinde, COVID-19'a bağlı bir dizi ölüm sitokin salım fırtınalarına atfedilmiştir.