Sayın Bakan Özer'in açıklamaları dur durak bilmiyor. Öğretmenlerin meydana getirdiği kamuoyu baskısını püskürtme maksatlı uzmanlık/başöğretmenlik sınavlarına ilişkin izahatta bulunuyor Sayın Bakan. Ha bire... Kendisini bunca tepkiden sonra mecbur hissetmesi de doğal tabii...

Ulusal basında hatta kimi yazarların köşelerinde de bu süreç (uzmanlık/başöğretmenlik) geniş yer buluyor. Hâl böyle olunca Sayın Bakan Özer'in bu durumunu yukarıda da ifade edildiği üzere anlamak güç değil. Gayet tabii, diyoruz. Bu sürece dair tabii olması gereken başka şeyler de var tabii. Söz gelimi sınavları kaldırmak...

Şimdi Sayın Bakan Özer'in son açıklamalarına cevaben bizim de birkaç sözümüz olacak. Madde madde gidelim o zaman:

1- Sınava ayıp diyen yok. Sınava giden süreç, sınav içeriği ve sınavdan anlaşılan maksat ya da çıkarılan niyet öğretmeni aşağılıyor.

2- Bize mülakatı gösterip lütfen sınava razı etmeye çalışmayınız. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi... Mülakatlara karşı oluşumuz, mülakatların Türkiye'deki adam kayırmacılığa meydan okumak yerine meydan vermesinden ileri geliyor. Tecrübeler ile sübuta ermiştir. 

3- Öğretmenler ölçme değerlendirmeye karşı değil, bu tarz ve bu şekilde dayatılana karşı... Süreç ne imbikten ne elekten geçmiş. Direkt öne sürülmüş. Ne yazık ki süreç öğretmenin istifade edeceği,  faydalanacağı,  kendisini geliştireceği,  deneyimine deneyim  katacağı bir yöne evrilmiyor. Aksine birçok olumsuz sonuca gebe...  Prosedürden ve teoriden ibaret... İbretlik olacak yani. 

4- Öğretmen çıkan kişiler, eğitimin kalitesini mi düşürüyor? Öğretmen, uzman ya da başöğretmen olunca mı eğitimin kalitesi yükselecek? Yani öğretmenler aşağılandığı bu süreçlerle rütbe atlayınca mı eğitim kalitesini yükseltecek, öyle mi? Hakikaten öğretmenin onuruna dokunuyor bu bakış açısı... 

5- Sendikaları topun ağzına atmanız ise yeniçeri isyanları karşısında kendisini kurtarmak isteyen padişahların üç -beş veziri, paşayı vs. harcamasını hatırlattı bizlere. Bu sürecin sendikal rızaya dayalı yürüdüğünü ifade etmeniz,  eğitim kalitesinin yükselmesi için de öğretmenler zaviyesinden bu sürecin mecburiyetini dile getirmeniz inanınız çok incitici olmuştur. Sendikaların büyük bir kısmı bu sürece başından beri karşıdır. Hatta bir kısım sendika tarafından can sıkıcı malum süreç dava bile edilmiştir. Karşı olmayanların kimler olduğu ise buğulu kalmıştır. Yani flu orası... Lütfen açıklayınız ki bu buğuluk gitsin. Öğretmenler, süreci öngöremeyenleri görmüş olsun.

Lütfen artık bu sürece dair çok laf etmeyelim. Sınavları kaldıralım, öğretmenleri de maddi-manevi cendereden kurtaralım... Tüm sendikalar da gelinen noktada bu kararınızı alkışlayacaklardır. Emin olunuz... Günün sonunda sınavların kaldırılmasına tek bir sendika bile karşı çıkmayacaktır.

Saygılarımla...

Yusuf Sevingen