Eski dönemlerde, okula ya da bir zanaata başlatılan çocuğun velisinin öğretmene ya da ustaya, “onun eğitimi için ne gerekiyorsa yapın, size tam yetki veriyorum” anlamında,.-“Bu çocukların eti senin kemiği benim, yeter ki adam olsunlar.” Derlerdi. 

İlk bakışta fiziksel şiddet içeriyorsa da çocukların eğitiminde öğretmene tam yetki verildiğini, güven duyulduğunu belirtmekteydi. 

Kırsal bir bölgede lise müdürü olarak görev yaparken, kayıt sırasında bir velim; 

- Hocam, çocuk artık sizin, oğlumun eti sizin, kemiği benim.” deyince, 

- Sayın Velim, artık eğitimde böyle bir şey yok, böyle dense de kimse çocuğuna fiske vurulmasını istemiyor, bırakın vurmayı en küçük bir bağırmada bile veliler yakınıyorlar. 

Okul başladıktan sonra, "eti senin, kemiği benim.” diyen velinin çocuğu Beden Eğitimi öğretmenine saygısızlık yapmış. Öğretmen de saygısızlık yapanları disiplin kuruluna vermişti.  

Hemen veli okula geldi. Müdür Bey çocuğuma ceza verilmesin, ilerde çok zararı olur, üstelik çocuk çok cahil. Hem herkes öğretmene saygısızlık yapmış. Benimkini mi görmüş? . 

-Hani sen kayıt sırasında ,”eti senin, kemiği benim” demiştin. Ne oldu, kendi çocuğun olunca durum değişti mi?  

-Hocam bizim oralarda öyle söylendiği için böyle söylemiştim, ben bunu kabul edemem, çevrem geniş, ceza verilirse ben yapacağımı bilirim… 

Velinin tehditlerine pabuç bırakmadık. Disiplin kurulu gerekli cezayı verdi ve uyguladık.  

Yine bir İlköğretim Okulunda görev yaparken telefonum çaldı. “Müdür Bey, Ben Ahmet ile Mehmet’in babası Osman. Ben şu an tarladayım, çocuğumun okulda yüzünü öğretmen çizmiş. Siz gereğini yapmazsanız size de yapacağımı biliyorum… 

Araştırınca, iki kardeş yolda kavga etmişler, babadan korktukları için anneye böyle demişler.  

Bir bayan veli, "Müdür Bey, müzik öğretmeni benim çocuğuma kasten düşük not vermiş, siz gereğini yapmazsanız, ben yapacağımı bilirim.” Deyip, cevabımı beklemeden odayı terk etti. 

Yaptığım incelemede velinin iddiasının doğru olmadığı anlaşılmışken, bir muhakkik okula geldi. Aynı kanaate o da vardı. Velinin saplantılı tutumu öğretmeni yıldırdı ve görevlendirmesini iptal ettirdi, öğrenciler de müzik öğretmensiz kaldı. 

İnsanlar, kendi tellerine dokunulduğu zaman kuralların kendileri için değil, başkaları için uygulanmasını istiyorlar. Aynı suçu başkaları yaptığımda en ağır ceza verilmesini bekliyorlar. 

Üzüntü vereni bunların sadece eğitimde değil, sağlıkta, güvenlikte, adalette de yaşanmasıdır. Kural ihlali yapanlarla polis tartışmaları sırasında “Ben yapacağımı bilirim” şeklindeki tehdit dilini televizyonlarda çok sık duyuyoruz.  

Sonuçta, toplum olarak hangi ara  “eti senin, kemiği benim” saygı ve güven dilinden,” ben yapacağımı bilirim “ tehdit ve hesap sorma diline geçiş yaptık, bunu sorgulamak gerekiyor. 

Şemsettin CERAN        
Eğitimci-Araştırmacı/YAZAR-ANKARA