Bir belgeselde 

Savananın birinde... 

Aslanlar toplanmış orta yerinde. 

"Yahu" demişler bu ara acayip daralız. 

 "Sorsan hesapta da kralız,  

Açlıktan ölüyoruz. 

Ağlanacak halimize vallahi gülüyoruz. 

Maymun ağaç tepesinde  

Ceylan hızlı nefesinde,  

Tavşan sıçrar, kuşlar uçar,  

Mide çöktü, kısmet kaçar. 

  

Bir tanesi demiş ki   

"En iyisi, öküzlere saldıralım" 

Parsayı kaldıralım. 

 "İri yarı görünüyorlar ama ne pençeleri var ne dişleri diş... 

Hele de devirirsek işimiz iş! 

Olur mu olur. 

Arslanlar hazine bulur. 

Derler ki 

Hücum! 

Yerindeyken takatim gücüm. 

Ama evdeki hesap çarşıya uymamış;  

Öküz bu aslan maslan duymamış. 

 Organize oluyorlar, topluca savunma yapıyorlar, aslanları püskürtüyorlar. 

Aslanlar aç bi-ilaç. 

Kalmadı hiçbirinde ne yele ne de tek tel saç.. 

Ne yapmalı 

Ne yapmalı 

Gidip tilkiye danışmalı 

Bir de onunla konuşmalı. 

Tilki demiş kolay 

Bu basit bir olay.. 

 "Beni yapın otlağa prens 

Öküzleri size yaparım prenses 

Açlık cana tak etmiş 

Teklif kabul edilmiş 

Haydi tilki demişler 

Tırnaklarını yemişler… 

Tilki, elinde beyaz bayrak 

Bir yandan gerdan kırarak öküzlere gitmiş, "saygıdeğer öküzler" demiş, "aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar...  

Ama şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o...  

Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun, siz de artık sonsuz huzur bulun." 

Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla, verivermişler sarı öküzü... 

Sarı öküz ne oluyor diyememiş. 

Aslanlar da afiyetle onu yemiş. 

Gün bir gün iki 

Gelmiş yine bizim tilki: 

Bakın gördüğünüz gibi,  

Saldırılar kesildi, 

Mutlu mutlu yaşıyorsunuz sanki.. 

Ama şu benekli öküz var ya, izle benekli öküzü,  

O burada olduğu sürece size yok rahat yüzü 

 Yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!" 

Biraz daha huzur bulun.. 

Öküz heyeti düşünmüş, "otlağın selameti için" teslim etmiş benekli öküzü. 

Öküz de gitmiş sanki dünkü kuzu. 

Üç gün geçmiş 

Dört gün geçmiş 

Sizin tilki yine gelmiş. 

Kuyruğu uzun olanı... 

Burnu beyaz olanı... 

Tombul olanı... 

Tek tek alıp, gitmiş. 

Otlak seyrelmiş. 

Aslanlar semirmiş. 

Ancak bir gün...  

Artık tilki gelmemiş! 

Çünkü gerek de kalmamış  

Direkt arsız bir aslan gelmiş. 

"Hanginizi istiyorsam, canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz, benim için sıraya gireceksiniz " demiş. 

Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler, "keşke sarı öküzü vermeseydik" demiş ama iş işten geçmiş. 

İşte böyledir beyler 

Ve de değerli zatlar 

Öküzlük böyle bir şey. 

Ağızdan gider tatlar. 

Ölen ölsün dersen 

Yaşasın kalan sağlar 

Bu kafa sende oldukça 

Daha çok anan ağlar. 

Not: Bu lirik öyküde geçen olay ya da karakterlerin  gerçeklerle ilgisi yoktur(!) 

Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci-Yazar