Sitemiz Köşe yazarı Şemsettin CERAN, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne atanan, komşu okul arkadaşı Sayın Nazan ŞENER’E hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Başarılar diledi.

MESLEKİ EĞİTİMDE BÜYÜK SIÇRAMA  

MEB’in resmî açıklamasına göre, bu yıl meslek liseleri Türk ekonomisine 1 Milyar 162 milyon lira gibi çok büyük bir katkı sağlamış. Ürettiği malzemelerle ve geliştirilen yeni teknoloji ile özellikle kovid sürecinde birçok yeni buluş ile ekonomiye katkı ve değer katmıştır. Adeta fabrika okul olmuşlardır. 

 Bu olağanüstü sıçramada en önemli rol, başta teknik kökenli Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut Özer ve otuz beş yıldır mesleki eğitimin mutfağında çalışan Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Sayın Nazan Şener ile vefakâr yönetici ve öğretmenlerimiz, çalışkan öğrencilerimizdir. Yani Mesleki Eğitim emin ellerdedir. 

unnamed-1

Mesleki Eğitim bir ülkenin can damarıdır. Bu şuurla hareket eden MEB, yeni dönemde meslek liselerinin ve Mesleki Eğitim Merkezlerinin sayılarını da artırarak, genel eğitim içerisinde  oranı %65’in üzerine çıkarmıştır,  

Öğrencilerin staj ücretinin tamamını devlet tarafından karşılanması sağlamış, mesleki eğitim merkezlerini organize sanayi bölgeleri bünyesine alarak sanayicilerin eleman bulamıyoruz yaygarasını ortadan kaldırmış,  meslek lisesi ve mesleki eğitim mezunlarını istihdam edenlere 100 bin TL devlet desteği verilerek mesleki eğitim teşvikini ve istihdamını artırmıştır. Kısacası mesleki eğitim büyük bir sıçrama yaşamaktadır.  

Kamuoyu, bu politikaları ve Milli Eğitim Şurasının toplanmasını ve öğretmenlik meslek kanunu Meclise sunulmasını, organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim merkezi açılarak, bu konuda bir çığır açılmasını Sayın Bakana yazmıştır. 

Bu başarı siyasetin de dikkatini çekmiş olacak ki ana muhalefet lideri yıllardır uygulanan, mevcut Bakanın hiç dahlinin olmadığı mülakatı bahane ederek MEB’e baskın düzenlemiştir. 

Mevcut şekilde sınava girilip, yüksek puan alındıktan sonra mülakatla eleme sistemi hep tartışılacaktır. Ama sabıka kaydı ve psikiyatri raporu olumsuz olanlar sınava alınmasa, sorun meşruiyet kazanmadan çözülmüş olacaktır. 

 Mevcut durumda adaylar aldıkları yüksek puanla bir meşruiyet, bir hak kazanmış oluyorlar. O da insanları yaralıyor, sisteme isyan ettiriyor. Ve siyasete malzeme sağlıyor. 

 Bu arada, eğitimde ve her işte güvenlik endişesi, şiddetin varlığı diğer yapılanların önüne geçebilir. Çünkü vatandaş eğitimi okul çevresindeki öğrencilerin hal ve hareketlerine göre değerlendiriyor. Bu da velileri, ebeveynleri endişelendiriyor, özel okula yönlendiriyor. 

Bazı liselerde, ortaokullarda ve en çok da tercih sistemindeki yanlışlıktan dolayı, meslek liselerinde ; okul içi ve okul dışı alanlarda şiddet olayları zaman zaman yaşanmaktadır.  

Öğretmenin yaptığı şiddetle ilgili basın, tüm öğretmenleri zan altında bırakırken, öğretmenlere yapılan şiddet olaylarını sıradan, basit olaylar olarak göstermektedir.  

 Eğitimi ve öğretmeni tedirgin eden, bozan cep telefonları kesinlikle okula sokulmamalıdır. 

 Şiddet sadece öğretmenlere değil, okuldaki mazbut öğrencilere, velilere ve çevreye de yansımaktadır. Okul içinden ve okul dışından oluşan gurup ve çeteleri önce arkadaşlarına, sonra çevreye, en önemlisi de eğitime zarar vermektedir. 

Bundan dolayı disiplin yönetmeliği değiştirilerek eğitimi engelleyenler, eğitimi bozanlar ayıklanmalı, örgün eğitim sisteminden çıkarılmalıdır.  

Ayrıca okul dışında eğitimi engelleyici ve şiddet eylemlerinde bulunanlara verilen cezalar da yeniden gözden geçirilmelidir.   

Yine mesleki eğitime düşük puanlılar değil, de yüksek puanlı öğrencilerin girmesine imkân sağlamak için mevcut liselere giriş LGS kaldırılmalı, ortaokul not durumuna göre, öğretmenler kurulunun yapacağı yönlendirme ile olması hem mesleki eğitimi hem de ortaokulda öğretmenlere saygıyı ve değeri daha da artıracaktır.    

  

Şemsettin CERAN  

Eğitimci-YAZAR/ANKARA