Zorunlu Eğitim 12 Yıla Çıkarılmasından sonra; eğitimin orta direği Ortaokullar biraz göz ardı edildi, İlkokullarda veliler, liselerde ise MEB’in gönderdiği ödeneklerle sorunlar çözülürken, ortaokullar kaynak yaratmada sorunlar yaşamaktadır. Ortaokullarda aktif olarak sınıfta kalma olmadığı(!) için ve dişe dokunur bir disiplin cezası da verilemediği için, gün geçtikçe ortaokullarda disiplin olayları arttı. Kamuoyunun dikkati de liselerde olduğu için bu okullar arka planda kaldı. Buralarda görev yapan öğretmen ve idareciler, saygısızlığı, hakaretleri, öğretmene şiddeti sineye çekmek zorunda kaldı. Öğretmen arkadaşlar, tüm dersleri zayıf olan ve uzun süre devamsızlıkları olan bu öğrencileri başlarından biran önce gönderip, mezun etmek zorunda kaldılar. Tabi bu seferde liselerde arkadaşlarının ve öğretmenlerinin baş belası oldular.

Belki bu sayı mevcut 6 milyon ortaokul öğrencisinin %10 civarında olsa da bu küçük oran okulların tümüne etki etmektedir. Benim görev yaptığım 1500 mevcutlu bir ortaokulda 3 öğrenci okulun tüm öğrencilerini, öğretmenlerini de etkisi altına aldığını, yani etkisizleştirdiğini bizzat yaşadım. Yine müdür olarak atandığım bir ortaokula ilk günde gözümü korkutmak için arabamın lastikleri bıçaklanmıştı. Bir başka okulda güvenlikle ilgili bir subayın öğretmen eşi darp edildi. Bir başka okulda ağabeyleri cinayet işleyen iki öğrenci okuldaki arkadaşlarına ve öğretmenlerine yapmadığını bırakmadı. Bir başka okulda bir taciz olayı velileri ve çocukları birbirine düşürdü. Birçok okulda bu öğrencilerin oluşturduğu gruplaşmalar bazı yerlerde çeteleşmeye dönüştü. Buna benzer olayları sonrası Davranış Değerlendirme Kurulunun verdiği anlamsız cezalar ve son olarak da okul değiştirme cezaları büyük çoğunlukla da geri çevrildi. Her ortaokulda buna benzer sorunlar hep yaşanmakta ve mevcut şekliyle devam ettiği sürece de daha da kötüleri yaşanacaktır. Bunların yaşanmaması için:

1- Fazla bir işlevi olmayan “Davranış Değerlendirme Kurulu” Kaldırılmalı,  eskiden olduğu gibi Tekrar İşlevsel olarak “Disiplin Kurulu” geri getirilmelidir. Disiplin Kurulu uyarma, kınama, kısa süreli uzaklaştırma, okul değiştirme cezalarını kendisi vermeli. Sadece “Okul Değiştirme” cezasında değiştirilecek okulu İlçe Disiplin Kurulu tayin etmeli, onun dışındaki cezaları okulda verilmeli ve uygulanmalıdır.

2- Mevzuatta var olan ancak uygulamada, (ÖKK )Öğretmenler Kurulu Kararıyla pek yerine getirilmeyen sınıfta kalma tekrar işlevsel hale getirilmeli. Tüm derslerden değil, 3 dersten kurula girme olmalı, kısa süreli uzaklaştırma cezası alanlar ve okul değiştirme cezası alanlar ÖKK’ya girmemelidir. İki yıl üst üste kalanlar ve okul değiştirme cezası almasına rağmen davranışında değişiklik olmayanlar, açık ortaokula veya mesleki eğitime(çıraklık eğitimine)  geçirilmelidir. Bu uygulama sadece devlet okullarında okuyan gariban çocuklara uygulanıp, hiçbir ceza verilmeyen, kesinlikle hiç kimsenin kalmadığı, herkesin teşekkür veya takdir aldığı özel ortaokullarda da mutlaka yerine getirilmelidir. Bunun için özel okullarda teşekkür ve takdir için MEB her dönem ortak sınav yapmalı, geçip kalma da şişirme notlara göre değil bu sınav notlarına göre olmalıdır. Böylelikle; hem veliler çocuklarının gerçek durumlarını, hem de daha kaliteli eğitimi görecekler ve adalette sağlanmış olacaktır.

3- Ortaokulda alınan Kısa Süreli Uzaklaştırma ve Okul Değiştirme Cezaları silinmemeli, lisede TLG Tercihli Liselere Geçiş sisteminde bu cezaları alanlar TLG’ye girememelidir.

4- Temel Eğitimin (ilkokul-ortaokul) amacı bilgiden ziyade davranış kazandırmaktır. Bundan dolayı, öğrencilerde kurs ve sınav stresi yaratan 8.sınıfta girilen LGS Liselere Giriş Sınavı kaldırılmalıdır. Bunun yerine Lise 1.sınıfta 1.dönem karne notları 3’ün üzerinde olanlar bir ortak sınava tabii tutulmalı ve oradan aldıkları puanla TLG Tercihli Liselere Geçirilmeli ve diğerleri de adrese dayalı okudukları okullarında devam etmelidir.

Almanya”yı ve Finlandiya”yı eğitimde başarıya götüren en temel unsur disiplindir. Her işte de disiplin birinci plandadır. Ayrıca küçük yaşlarda kurallara uyma eğitimi, disiplinli olma eğitimi de temel eğitimin en birinci amacıdır.

Bu görüşleri 40 yıllık meslek hayatını ortaokullarda ve liselerde öğretmen ve müdür olarak geçiren, Almanya ve Finlandiya’da eğitimle ilgili araştırma yapan ,”Eğitimde Yeniden Yapılanma” kitabını yazan birisi olarak, bazı arkadaşların deyişle bu işin duayeni, bana göre de eğitimin kıdemlisi olarak ifade ediyorum.

Şemsettin CERAN
Eğitimci-Yazar/ANKARA