MEB’in görevi ;derslikler laboratuvarlar, kütüphaneler, üniversiteler açmanın yanında ; vatan, millet, bayrak gibi ,kutsal değerler şuuru vermek , ahlaklı gençler yetiştirmek, saygıyı, sevgiyi, hayvanlara zarar vermemeyi,  kaba kuvvet ve şiddetten uzak durmayı öğretmektir. 

Haberlere bakıldığında maalesef okullarda öğretmene arkadan sarılma,  başına çuval geçirme, arkadaşını bıçaklaması,  velilerin de dahil olmasıyla silahlı kavga çıkması, aileler karışınca kavga mahalleye taşınması, iki meslek lisesi, bir lise öğrencinin intihar etmesi, dün de müdür yardımcısının darp edilmesi vb. Haberler her gün okullarda olması, eğitim camiamızı ve halkımızı üzüyor. Okullar bu şiddet sarmalımdan nasıl kurtulur sorusu her yerde soruluyor. 

Aslında bu olaylara karışanlar genel yek ünün içinde oran olarak az olsa da tüm mevcudu etkiliyor. Bir sepetteki birkaç çürük elma tüm elmaların çürümesine sebep oluyor. İşte bunlar sistemin içinde tutulduğu sürece sorun devam eder .Bunun için bunları ayıklamak zorunludur. 

 Kırk yılını ortaokul ve liselerde öğretmen ve okul müdürü olarak geçirmiş, onlarca makale yazmış, Almanya ve Finlandiya da incelemelerde bulunmuş, “Eğitimde Yeniden Yapılanma” kitabını yazmış bir eğitimci olarak, okullarda şiddetin son bulması için Türkiye’de ilk defa yeni öneriler dile getiriyorum. Umarım bu öneriler okullarımızı şiddet sarmalından kurtarır. 

           OKULLARDA ŞİDDETİ SONA ERDİRECEK ÖNERİLER : 

1. Öğretmenin ve okulun değerini artırmak için, liseye ve üniversiteye girişte genel sınav puanının yanında, diploma notu ve davranış notu da giriş puanına yarı yarıya etkisi olmalıdır.  

2.Mevcut disiplin yönetmeliği ,öğretmene hakareti, arkadaşıyla kavgayı, darbı, yaralamayı, çete kurmayı ,arkadaşlarını sindirmeyi, haraç almayı, eğitimi engellemeyi ve edepsizlik olaylarını kısa süreli uzaklaştırma veya en fazla okul değişikliği cezası önermekte, ama sene sonunda da öğretmenler kurul kararıyla düşürülen kanaat notları yeniden iade ediliyor. Yani yeniden suç işlemeye teşvik ediliyor. Bu yüzden bu cezalar caydırıcı olmadığı gibi , daha büyük olaylara zemin hazırlıyor. Bu yüzden Disiplin Yönetmeliği değiştirilerek, kavga, darp, yaralama, eğitimi engelleme ,öğretmene hakaret, saldırı ,edepsiz hareketleri yapanlara ,örgün eğitimden çıkarma cezası verilmeli , bu suçları işleyenlerin davranış notu kurulda kaldırılamamalıdır. Bu uygulamalar çok caydırıcı olacak ve olayların da önü kesecektir. 

3.. İlkokullarda öğretmenlere ve idarecilere veliler saldırıyor, ortaokul , lise ve meslek liselerinde ise ya veliler ya da öğrenciler saldırıyor. Öğretmenlere saldıran bu saldırganlar , tıpkı sağlık da olduğu gibi  katolog suçlar kapsamına alınmalı, hemen tutuklanmalıdır.  

4.Öğrencilerin korkmadan eğitim görmeleri maksadıyla, okul müdürlüğüne verdiği şikayetler için MEB’de genel bir genel bir şikayet sistemi oluşturulmalı , şikayetler, bu sisteme düşmeli ve okul disiplin kurullarının yaptıkları ilçe-il üst disiplin kurulları tarafından buradan takip edilmelidir. Böylelikle önemsememe, sumen altı kalkar, yapan da cezasını çeker. 

5. Hayatta her şeyin önüne geçen, insanları esir alan sosyal medyadan gençleri kurtarmak için,18 yaşından küçüklerin kullandığı telefonlar; fotoğraf, video çekimine , TİK TOK   da dahil tüm sosyal medya platformu kapalı olmalıdır. Böylelikle sosyal medya bağımlılığı ve sosyal medya terörü de biter. Anne babayla iletişim, ders çalışma, spora ilgi tekrar başlar. 

Her madde acı bir ilaç gibi görünse de gençliğimizin, eğitimimizin tek kurtuluş reçetesidir. Bunlar yapılmadığı sürece eğitimde şiddet ,edepsizlik hiç bitmez. 

Şemsettin CERAN  

 “Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabı Yazarı/Ankara