19.11.2020, 13:20

Okullar Neden İngilizce Konuşmayı Öğretemiyor? -(2)

Korona yüz yüze eğitimi 31 Aralığa kadar erteletti. Bu durumu hayra yormak gerekir. Olası bir salgını önleyeceği için, başlattığımız İngilizce konuşamama tartışmasını çözüme kavuşturacağı için..  

Geçen haftaki köşe yazımda ve sosyal medya hesabımda bu konuyu gündeme getirmiştim. Bununla ilgili çeşitli yorumlar, eleştiriler ve çoklukla da takdir-tebrik mesajları aldım.

Daha doğrusu herkes tespitimin doğru olduğunu söyledi. Ancak, nedeni konusunda kimi; müfredatın pratik konuşmaya uygun olmadığını, kimi öğretim sisteminin yanlış olduğunu, kimisi de öğretmenlerin uygulamada farklılıklar gösterdiklerini söyledi.

Bazıları, efendim; “ bizim müfredatımız gayet iyi, sorun uygulayıcılarda, bazı öğretmenler gramer kolay olduğu için ona ağırlık veriyor…vb. ” şeklindeki bir yaklaşım öne sürüyor. Bu yaklaşım kesinlikle sığ bir yaklaşımdır.

O zaman ülkemizin bir kısmında çeşitli okulda öğretmenleri farklı olanlar veya farklı okulda ders görenler İngilizce konuşabiliyor olması, gerekir. Şimdi tüm 5.6.7.sınıfları bir yana bırakıp, 8.9.10.11.12. Sınıf öğrencilerine ; “Bu hafta hangi romanı okudun? “ veya “Akşam saat kaçta uyuyorsun ?” veya “Türkiye’nin komşuları hangi devletlerdir ?” vb. sorularını sorsak, acaba kaç öğrenci cevaplayabilecektir?   Öğrencileri bir yana bırakalım, aynı soruları Bakanlıklarda çalışanlara soralım, onları da bırakalım, vekillerimize soralım, onları da bırakalım öğretmen arkadaşlarımıza soralım, ya da çeşitli gerekçelerle sık sık yurt dışına giden belediye başkanlarına soralım, acaba bu soruları kaç kişi cevap verebilecektir?

Bu şekilde gidip sorunu kabul edersek, işte o zaman sorunu doğru tespit yapmış, doğru yolu bulmuş oluruz

TEBAV Vakfı raporunda “İngilizce eğitiminde ilköğretimden yükseköğretime kadar her kademede yıllardır yapılan pek çok iyileştirme çabasına rağmen, hâlâ istenilen düzeyde başarı sağlanamamış, düşük performans göstermiştir (TEPAV, 2014).”demektedir. 

Devlet okulları gibi, özel okullarda (dil laboratuarları olanlar hariç) pratik İngilizce konuşmayı öğretememektedir.

Bir okurum; “Biz müstemleke miyiz de herkese İngilizce öğretmeye çalışıyoruz, asıl sorulması gereken bu soru olmalıydı.“ diye yorum yapmış.

Bizim amacımız ülkemizi müstemleke(sömürge) yapmak değil, lider ülke, Büyük Türkiye, Dünya Lideri Türkiye yapmaktır sevgili okurum. Tüm çabamız bunun içindir. Şu an tüm dünyada İngilizce ortak dil olarak benimsendiği için de İngilizceyi dile getiriyorum. Yoksa bizim milli kültürümüzü, güzel Türkçemizi, milli hasletlerimiz, bize yeter de, artar bile. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ; “Milli benliğini yitiren milletler, başka milletlerin avı olurlar.” Sözünü hiçbir zaman unutmamak gerekir.

Dilini öğrenmekle benlik kaybolsaydı, Japonlar, Çinliler, Almanlar, Fransızlar niye ikinci bir dil olarak İngilizceyi öğretirlerdi?

“Bir dil bir insan, iki dil iki insan “ sloganıyla yola çıkıyorum. Bunun için eğitimini bitirmiş tüm gençlerimizin dünyada akranlarıyla yarışabilmeleri için onlarla anlaşabileceği kadar bir yabancı dili konuşması gerekir. Dünya artık o kadar küçüldü ki aynı anda dünyanın öbür ucundaki herkesle iletişime geçebiliyorsun. O halde ticaret için, sanayi için, yeni arayışlar, yeni umutlar için herkesle, her ülkeyle iletişimi sağlamak gerekiyor.

Benim bu tartışmayı başlatmaktaki amacım, birilerini veya Milli Eğitim Bakanlığını veya MEB bürokratlarını suçlamak değildir. Maksadım üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir.

Üstelik sorun yeni başlamış bir sorun da değildir. Bu kronikleşen sorunun müsebbibi şu anki MEB değildir, ama çözüm bulanı mevcut MEB olacaktır.

Bakanlığımız, başta Bakan Bey olmak üzere tüm bürokratlar, okul yöneticileri, öğretmenler, hizmetliler hepsi can siper çalışıyorlar. Hatta çalışırken Covid- 19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden arkadaşlarımız var, ölen meslektaşlarıma Allahtan rahmet diliyorum. Bunun için kimse alınganlık göstermemelidir..

Bir meslektaşıma da;, zaten günlük konuşabiliyor olmak o dili öğrenmiş olmamız anlamına da geliyor, düşünün ki okuma yazma bilmeyen, dilbilgisi bilmeyen insanlar kendi ana dillerini konuşabiliyor. Yani, günlük pratik konuşmayla da, o dili öğretmiş oluruz.

İngilizce öğretimi ilkokulda başladı, ama zaman olarak, nitelik olarak en önemli öğretim yeri ortaokullardır. Bu yüzden bu kademede alınacak eğitim, diğer üst kademelere de olumlu yansıyacaktır.

Sorunu müfredatta, sistemde ya da uygulayıcılarda arama yaklaşımlarını bir kenara bırakıp, alınganlığı bir kenara bırakıp, birbirimizi suçlamayı bir kenara bırakıp, pratik İngilizce konuşmayı nasıl öğretiriz” sorusuna hep beraber cevap arayalım. Bana göre kısa, basite indirilmiş örnek işlenecek konular şu şekilde olabilir; 





Örnek konular programımda görüldüğü gibi derslerde, bir yandan temel bilgiler öğrenilirken, bir yandan da bir kelimesi değişken iki kalıp pratik cümle konuşuyor olunacak. Konuşma yapılacak kalıp cümle örnekleri ; “Hangi evde oturuyorsun, hangi caddede oturuyorsun, hangi sokakta oturuyorsun- Babanın adı nedir, annenin adı nedir, kardeşinin adı nedir, Kitabını nereden aldın, kaç kardeşin var, kaç eviniz var,kaç kalemin var”

Tartışmaya devam edelim. Son kararı MEB verecektir.  MEB Talim Terbiye Kurulu, açıklamalarımızı da dikkate alarak, müfredatı ayıklamalı, kısaltmalı ve konuşmayı öğrenmeyi ön plana alan bir müfredat ve sistem geliştirmelidir.

Şemsettin CERAN 
“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabının Yazarı-Ankara 
Yorumlar (5)
huzun 6 ay önce
herkese her şeyi öğretmeyi bırakacağız önce. ilk sorusu "ben neden ingilizce öğrenmek zorundayım" diyen çocuğa İngiliz profesör getirin yine öğretemez. ayrıca bizleri özel okullar gibi esnek bırakmalılar.
Neden mi? 6 ay önce
Daha kendi anadilinde okuduğunu anlamayan,yorumlayamayan öğrenciler çoğunluktayken ve bunlar sözlü - yazılı olarak kendilerini ifade etmede güçlük çekerken İngilizce'yi nasıl öğrensinler? Ayrıca Türkçe'de zamanlar konusu 7.sınıfta fakat 6. sınıfta fiil kiplerini bilmeyen öğrencilere tense konusu anlatılıyor. Türkçe ve İngilizce müfredatları uyumlu olmalı hatta İngilizce müfredatı , Türkçe müfredatının bir ay gerisinden gelmeli ki konular en azından anlaşılır olsun.
Şemsettin Ceran 6 ay önce
Ben Türkçe Dil Bilgisi dersi ile İngilizce Gramer derslerinin birlikte yapılmasını yıllardır önermekteyim.Hatta Türkçe-İngilizce öğretmenleri aynı anda girip tahtanın yarısında Türkçesi, yarısında da İngilizcesi olmalıyı hep savundum.Ama burada sadece pratik konuşmanın öğrenilmesini vurguluyorum.
Aslan burcu 6 ay önce
Maalesef gereklilik olarak görülmüyor. Bir üst sınıfa geçmek olarak görülüyor.
İ.Keskin 6 ay önce
İkinci bir dilin öğrenilebilinmesi için en az dört yıl o dilin konuşulduğu ülkede kalınması zorunludur.
21
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30