Salgın hastalık döneminde kendinizi sorguladınız mı siz de..?

Sanal alemin yalan muhabbetleri bünyemizi işgal ederken , fiziksel mesafeyi koymamız gereken yerde sosyal mesafeler koyarak sevdiklerimizden uzaklaştığımız bu dönemde siz de kabuğunuza çekildiniz mi?

Siz de sanal alemin aforizmalarına takılıp kaldınız mı?

Fark ettiniz mi?

"Mezarlığa hiç uğramamış, otogarlardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş, ameliyathanelerin önündeki çaresiz bekleyişi görmemiş, açlık çekmemiş, aldatılmamış ve yarı yolda bırakılmamış insanlar bilgelik peşindeler ve popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyorlar."

Herkes her şeye sahip ama mutlu değil.

Mutluluk o kadar esnek ve izafi bir kavram ki, ne tarifi yapılabilir ne de sınırları çizilebilir..
Bilmiyorlar..

Sermayesi sevgi ve fedakârlık; kaynağı yürek ve samimiyet ...
Bilmiyoruz..

Mutluluk hırs ve tamah ile azalır; şükür ve kanaat ile çoğalır..
Bilmiyorsunuz..

Bedeline dünya serveti yetmez; ancak gönül hazinesinden ödenebilir.
Anlamıyoruz..

Bir seyin imkansız olduğuna inanırsanız
aklınız bunun neden imkansız olduğunu,
size ispatlamak üzere çalısmaya baslar.

Ama bir seyi yapabileceginize
inandığımızda, gercekten inandığımızda,
aklınız yapmak üzere, çözümler bulma
konusunda size yardım etmek için
çalışmaya başlar.

İnsan inandığına denktir.
Yapabileceğini düşündüğü kadardır...

“Ünlü heykeltraş Rodin'e başarısının sırrı sorulunca;

"Ben sadece taştaki fazlalıkları atıyorum" der.

Gönlüne yük olan fazlalıklardan kurtul.
Huzur kaçıran insanlardan, gönlü yoran gündemlerden, kalbi tutsak eden zevklerden ve yaşam enerjini tüketen anlamsız ihtiyaçlardan.

Ertelemeyin!
Eskisi gibi kalmıyor insan
Ya da hiçbir şey.....

Yarınların peşinden koşarken insan en çok sevdiklerini, benliğini ihmal ediyor.

Hayat geçip giderken bir köşede kaçırdıklarına üzülecek kadar uzun bir yol değil bu.

Ayağa kalk ve silkelen, sağlığına ve yanında olanlara şükret.

Aileni, sevdiklerini, dostlarını, arkadaşlarını, yarınlarını, yanlışlarını, doğrularını ve seni sen yapan ne kadar şey varsa sarıl onlara sıkı sıkı..

Korkma!
Kaybedecek neyin var prangalarından başka?
Ölmekten mi korkuyorsun?
Korkma!

Zaten yaşamıyorsun ki,..

Hamiş:
*Okullar açılır, ömür bitiyor.Aklını başına topla.
Çıkar maskeni, temiz bir nefes al. Hah şimdi oldu, tebessüm iyidir.

* Dum spiro, spero.
*Nefes aldığın sürece umut edersin vesselâm.

#ezs

Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci Yazar