Öğretmenlik Meslek Kanunu denince oğretmenler olarak,

" Yetmez ama evet."diyoruz.

Kanunun artıları ve kazanımlarımız anlamında ;

1-Öncelikle ilk kez bir kanunla öğretmenlik meslek çerçevesi çizilmiştir.

 2- Kariyer basamaklarının yeniden hayata geçirilmesi sağlanmıştır.

3- Yasa ile  uzman ve başöğretmenlere ücret ve ilave derece artışı getirilmiştir.

4-Adaylık sürecindeki yazılı sınavı kaldırılmıştır.

5-Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmiştir.

Bu yönüyle kanun  öğretmenlerimizin beklentilerini taleplerini bir nebze de olsa karşılamıştır.

Ancak kanun  ‘meslek kanunu’ olarak nitelendirilmeyi hak edecek muhtevaya sahip mi gelin beraber bakalım;

  1- Kanuna göre öğretmenlik, aday öğretmenlik döneminden sonra ‘öğretmenlik’, ‘uzman öğretmenlik’ ve ‘başöğretmenlik’ olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacaktır.

2- Aday öğretmenler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonrasında öğretmenliğe atanabilecek, ki aslında Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’na göre zaten  öğretmen atamalarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması zorunlu idi.

3-Adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamayacak. Bu süre içerisinde zorunluluklar dışında aday öğretmenlerin görev yeri değiştirilemeyecek.

4-Aday öğretmenler, eğitim ve uygulamadan oluşan Aday Öğretmen Yetiştirme Programı’na tabi tutulacak. Aday öğretmenlerden adaylık süreci sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda başarılı olanlar öğretmenliğe atanacak.

  657 sayılı Kanun’da yer alan hüküm meslek kanununa alınmak suretiyle adaylıkta aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların görevine son verilmesi hükmü aday öğretmenler yönünden yeniden ifade edilmiştir.

5-Aday öğretmenlerden atanma niteliklerinden herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanların, adaylık süresi içinde atanma şartlarından herhangi birini kaybedenlerin, adaylık sürecinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların, aday öğretmenler için öngörülen Aday Öğretmen Yetiştirme Programı’na mazeretsiz katılmayanlarla bu program sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu’nca yapılacak değerlendirmede başarısız olanların görevine son verilecek ve bunlar 3 yıl süreyle öğretmenlik mesleğine alınmayacak.

6-Aday öğretmenlik dâhil öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunanlardan mesleki gelişime yönelik 180 saatten az olmamak üzere düzenlenen Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı’nı ve mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilecek.

7-Uzman öğretmenlik unvanı için yapılacak yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak.

8-Uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olmayan uzman öğretmenlerden mesleki gelişime yönelik 240 saatten az olmamak üzere düzenlenen Başöğretmenlik Eğitim Programı’nı tamamlamış olan ve mesleki gelişim alanlarında başöğretmenlik için öngörülen çalışmaları tamamlayanlar başöğretmen unvanı için yapılacak yazılı sınava başvuruda bulunabilecek. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak.

9-Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmen unvanı için öngörülen sınavdan, doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulacak.

10-Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı alanlara her unvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verilecek.

11-Halen uzman öğretmen ve başöğretmen unvanını haiz olanlar bu haklardan yararlanacak.

12-Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlar, cezaları özlük dosyasından silindikten sonra uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı için başvuruda bulunabilecek.

13- Öğretmenlik mesleği kariyer basamaklarında ilerlemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.

14- Kanunla, uzman öğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı yüzde 20’den yüzde 60’a, başöğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı ise yüzde 40’tan yüzde 120’ye yükseltildi.

15-15 Ocak 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere öğretmenlerin ek gösterge oranlarında 600 puan artış oldu.

16-Birinci dereceli kadroda görev yapan öğretmenlerin ek göstergeleri 3600’e çıkarılmıştır.

  Ek gösterge, ikinci derecede bulunan öğretmenler için 3 bin, üçüncü derecede bulunanlar için 2 bin 200 olarak belirlenirken, dördüncü derece için bin 600, beşinci derece için bin 300, altıncı derece için bin 150, yedinci derece için 950, sekizinci derece için 850 olacak.

Kanunu değerlendirecek olursak ;

  *TBMM’de kabul edilen kanun, bir meslek kanunu olmaktan ziyade 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun (adaylık süreci ile kariyer basamaklarını ve öğretmenliği tanımlayan) 43 ve 45. maddelerinin özüne dokunulmaksızın yeniden yazılmasından ibarettir.

 **Kanun, bu hâliyle ciddi eksiklikler içermekte; öğretmenlik mesleğini sadece bazı yönleriyle ele alması, Yükseköğretim Personel Kanunu, Hâkimler ve Savcılar Kanunu gibi muadil düzenlemelerin çok gerisinde kalmasına sebep olmaktadır.

 ***Anayasal hakları ihlal ettiği kadar öğretmenler arasında tepki çeken ve kamuoyu nezdinde yıpratıcı niteliği bulunan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılmasına ve kadrolu öğretmenliğin esas alınmasına dair bir hükmün kanunda yer almaması, kanunun en büyük eksikliklerinden biridir.

 ****Öğretmenlik adayının mesleki bilgi ve mesleki yeterlik düzeyini ölçmeyi öncelemeyen, adayın öğretmenlik mesleğine uygunluğunu ve yetkinliğini değerlendiremeyen, öğretmen yeterliliklerinin ve eğitim-öğretimin niteliğinin artırılmasına herhangi bir katkısı bulunmayan mülakat usulünün kanunla kaldırılmamış olması büyük bir eksikliktir.

 *****Okul yönetiminin eğitim-öğretim hizmeti ve öğretmenlik mesleğiyle olan zorunlu ve gerekli bağlantısına rağmen, eğitim kurumu yöneticiliğinin yasal bir statüye kavuşturulma imkânı göz ardı edilmiş, kanunda eğitim kurumu yöneticiliği ve yöneticilerine ilişkin hükümlere yer verilmemiştir.

****** Öğretmen istihdamında zorluk çekilen veya görev sürelerinin ülke ortalamasının altında kaldığı kalkınmada öncelikli/az gelişmiş bölgelerde görev yapan öğretmenlere ilave tazminat ödemesi yapılması konusu kanunda yer almamıştır.

Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenliği sadece belli boyutlarıyla ele almış; eğitim camiasında ve öğretmenler odasında karşılık bulmamıştır.

 Son tahlilde bu Kanun,  ücretli öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik hakkında tek cümle kurmazken olayı sanki bütün öğretmenler göreve yeni başlamış gibi kabul etmiştir. Öğretmenliği aday öğretmenlikten sonra “öğretmen”, “uzman öğretmen” ve “başöğretmen”  olmak üzere basamaklara ayırmış,bunu da bir dizi şarta, kurs ve sınava bağlamıştır. Hâlihazırda yirmi, yirmi beş yıllık öğretmenlik yapanları görmemiştir. Yirmi beş yıllık öğretmenlerin “başöğretmen” olmaları mümkün bile değildir.

  Bir milyonu aşkın öğretmenin hak, yetki, görev ve sorumlulukları noktasında beklentilerine cevap vermemiştir.  Öğretmenlik çok yönlü ve özel bir meslektir.

 Öğretmenlik Meslek Kanunu bu haliyle öğretmenleri koruyan ve kollayan hiçbir özellik içermemektedir. Yine öğretmenleri 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu,  657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4483 Sayılı Kamu görevlilerinin yargılanması gibi eski kanunlara mahkûm etmeye devam etmektedir.

 Okulların kahrını en zor zamanlarda fedakârca çeken okul müdürlerinin ve Müdür yardımcılarının beklentileri yine havada kalmıştır. Meslek kanununda yöneticilere kadro tahsisi yapılmamış olması çok ciddi bir eksikliktir.Mutlaka kadro tahsisi için adımlar atılmalı okul müdürleri , müdür görünümlü öğretmen yani doğan görünümlü şahin  olmaktan çıkarılmalıdır.

 Okul, ilçe, il müdürü olma basamakları, müdürlerin bakanlığın birimlerinde ne şekilde görev alacağı hakkında bu meslek kanunu ne bir söz söylemiş ne de yol göstermiştir. Okul idarecileri yalnız, sahipsiz, önünü göremez bir şekilde hedefsiz bırakılmıştır.

 Kanunda eğitimcilere uygulanan şiddetle ilgili herhangi caydırıcı bir yasal düzenlemenin olmaması çok ciddi bir eksikliktir . Meslek kanunun içerisinde mutlaka caydırıcı bir yasal uygulamanın bulunması elzemdir. Çok geç olmadan bir an önce yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

 Son söz olarak TOEG Tokatlı Eğitim Gönüllüleri Derneği adına diyoruz ki;

Kanun öğretmenlerin adını bir yasa ile anlamlandırarak zikrettiğinden başlangıç olarak iyi ancak muhteva olarak yetersizdir; yani "Yetmez ama evet." diyoruz vesselam.

Erhan Ziya SANCAR

 Eğitimci Yazar