14.08.2020, 00:03

Öğretmenlerin Vicdanını Sızlatmayınız

Öğretmenler, eğitim sisteminin en temel öğesidir. Bir ülkenin kalkınmasında, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde, toplumsal huzur ve sosyal barışın sağlanmasında, bireylerin sosyalleşmesi ve toplumsal hayata hazırlanmasında, toplumun kültür ve değerlerinin genç kuşaklara aktarılmasında öğretmenler baş-rol oynamaktadırlar (Çelikten, Şanal ve Yeni, 2005). Diğer bir deyişle, bireyleri sosyalleştirmesinin yanın-da ülkenin sahip olduğu nüfusu insan kaynağına dönüştürme mekanizması olan eğitimin en temel unsuru öğretmenlerdir. Nesil yetiştirme ve toplumu inşa etme görevinin verildiği öğretmenlerimiz meslek hayatlarında birçok zorlukla karşılaşmaktadırlar.
Ben bu yazımda öğretmenlerimizin mesleklerinde karşılaştıkları türlü zorlukları uzun uzun anlatmayaca-ğım. Bu ayrı bir makale konusudur. Bu yazımızda öğretmenlerimizi üzen yorum ve söylemlere yer ver-mek istiyorum. Öncelikle toplumun vicdanında öğretmenleri en çok rahatsız eden ve üzen şu yorumlara değinelim. 3 ay tatil yapıyorlar, tatilde bile maaş alıyorlar, hafta sonu tatil, on beş tatil, kar yağdı tatil, tatil, tatil, tatil… Şunu düzeltmeliyim ki öğretmenlerin yaz tatilleri 2 aydır, ayrıca alınan maaşla ilgili de konuşmayı çok istiyorum ama yine bu yazımda detaylara, ülkeler arasındaki istatis-tiklere girmeyeceğim. Bu da ayrı bir yazının konusudur.
Bir diğer nokta ise yarım gün çalışıyorlar, git anlat dersini gel. Oh mis. Öğretmenin çalışma saati yedi gün, yirmi dört saattir. Öğretmenin okul dışındaki vakitlerinde de sohbetlerinin içeriği çoğunlukla eği-timdir, öğrencileridir. Bu noktada şu kısa anımı da paylaşmak istiyorum. İki öğretmen aile pik-niğe gitmiştir. Bayan öğretmenler farklı okullarda çalışan sınıf öğretmenleri. Erkekler ise aynı okulda çalışan iki farklı dersin branş öğretmeni. Piknikte bayan öğretmenler arası sohbet “Sen hangi harfe geç-tin, ikinci harf grubun ne zaman bitiyor? Geriden gelen kaç öğrencin var? Şu harfi nasıl öğrettin? vb.” şeklinde, erkek öğretmenler arası sohbet ise “7. sınıflarda bir çocuk vardı, o çocuk geçen sene çok başa-rılıydı, annesi babası boşanmış bu yüzden bu sene dersleri çok düştü çocuğun.” şeklinde geçmektedir. Öğretmen yeri geldiğinde rüyasında bile öğrencisini görür. Her meslek mensuplarında olduğu gibi tabii ki öğretmen camiamızda da tam anlamıyla mesleğinin yükünü henüz idrak edememiş istisnalar vardır, olacaktır ancak ülkesini seven her vatandaşa düşen iyi örneklerin çokluğunu görmek ve öğretmenleri şüphesiz yüceltmektir.
Şunu da hemen söylemeliyim ki öğretmen yeri geldiğinde kendi evladından önce öğrencisini düşünür çünkü bilir ki o bir öğretmendir ve öğrencisinden sorumludur. Ülkemizde yaşanan depremlerde hem duyduğum hem de bire bir şahit olduğum ve eminim ki sizlerin de şahit olduğunuz kendi çocuğunu aramayıp öncelikle öğrencilerini okuldan dışarı çıkarmaya çalışan, öğrencilerinin ailele-rine ulaşmaya çalışan öğretmenler olmuştur. Öğretmenlik yaptığım Tekirdağ ilinde de geç-tiğimiz dönem deprem olmuştu. Bir öğretmen arkadaşım öncelikle öğrencilerini sınıflarından dışarıya çıkarmış ve depremden dakikalar geçtikten sonra benim okulumda okuyan öğrencisi hak-kında bilgi almak için benimle iletişime geçmişti. O ve onun gibi birçok öğretmenimiz kendisinin ve aile üyelerinin canı için sınıfını, çocuklarını terk etmemiştir, edemez de çünkü bu mesleğin hamurunda “öğ-retmenlik vicdanı” vardır.
Biliyorsunuz ki şu an tüm dünya pandemi etkisinde. Bu bir küresel sorun. Ülkemize ve ülkemiz öğretmenlerine özgü bir durum da değil. Yine bu dönemde öğretmenlere, öğretmenlerin aldıkları maaşa ve ek derse dil uzatanları duyuyoruz. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki öğretmenlere ödenen maaş ve ek ders öğretmenin yasal hakkıdır. Yapılan toplu sözleşmede geçen madde gereği bu ödemelerin yapıl-ması yasal bir zorunluluktur. Ayrıca öğretmenlerimizin pandemi sürecinde çok daha fazla çaba harcadı-ğını, öğrencilerini eğitim sürecinden koparmamak için canla başla mücadele ettiklerini görmezden gelmek nankörlüktür. Öğretmenler gerek telefonları üzerinden ödevlendirmeler yaparak, öğrencileriyle telefonla konuşarak, uzaktan eğitimde canlı dersler yaparak sürekli öğrencilerinin yanında ol-muşlardır. Bunun dışında da salgın sürecinde gerek VEFA gruplarında gerekse iş yerlerinin denetim ve kontrollerinin yapılması gibi meslek dışı görevlerde yer almışlar, almaya da devam etmektedirler. Tüm bu görevleri üstlenen, devletinin hizmetinde olan öğretmenler her zaman olduğu gibi bugün de yarın da devletin hizmetinde olacaktır. Devletin verdiği görevleri yerine getirecek, devlet; okullar açılacak ve yüz yüze eğitim yapılacak derse bunu yapacak, uzaktan eğitimle canlı ders yapılacak derse bunu yapacaktır. Bu vesileyle özellikle de unvanının başında öğretmenlikle, eğitimle ilgili sıfatlar bu-lunan kişilerin “tamamen ticari kaygılarıyla” hareket edip öğretmenlere ve öğretmenlik mesle-ğine yönelik kabul edilemez safsata söylemlerini kınıyorum.
Öğretmenlerimizin mesleki yaşamlarında birçok alanda karşılaştıkları güçlükleri ve bu mesleğin zorlukla-rını her ne kadar bu yazımda dile getirmesem de salgın sürecinde velilerimizin bu güçlüğü ve zorlukları çok daha iyi anladıklarını hem kişisel olarak düşünüyorum hem de bu düşüncemde haklı olduğumu her-kesin gördüğü gibi ben de görüyorum, duyuyorum. Velilerimizin yeri geldiğinde bir çocuğuyla baş ede-mediklerini çokça duyarız. Öğretmenin ise sınıf ortamında 30 öğrenciyle aynı anda uğraştığını ve temel görevinin de bu öğrencileri sınıf içinde sessiz tutmak değil üstüne bu öğrencilere bir şeyler öğretmek olduğunu düşündüğümüzde mesleki yükün ve sorumluluğun ne denli büyük olduğu anlaşılır diye düşünüyorum. Sırada oturan her bir öğrencinin, toplumun geleceğini oluştu-racak bireyler olduğunu düşünecek olursak ayrıca her öğrenciden de haklı olarak her ailenin beklentisinin olduğunu varsayarsak öğretmenliğin önemini ve güçlüğünü tahmin etmek zor olmaz.
Eğitimde özellikle geçmişte söylenen “Eti senin kemiği benim.” sözü vardır. Bu söz için, deyimler sözlüğüne bakıyoruz. “Eğitmek, öğretmek için istediğin gibi dövebilirsin.” yazıyor. Zahirî anlam olarak el-cevap doğrudur. Fakat acaba bu sözle sadece bu mu kastedilmiştir? Tabii ki hayır. Söze daha dikkatli bakınca kemiğin bedeni, etin ruhu simgelediği anlaşılır. “ Yani bu çocuk beden olarak benimdir ama ey Hoca, ruhu senindir. Sen bu ruha istediğin şekli ver, istediğin karakterde bir insan meydana getir.” de-mektir. Demek ki toplumlar üzerinde peygamberlerin, velilerin icra ettiği eğitmek, ıslah etmek, doğru yolu göstermek fonksiyonunu, ferde mahsus olmak üzere sadece öğretmene vermişiz. Öğretmen kelimesinin kökü olan “ög” kavramının anlamı da budur. Görülüyor ki, yükün büyük, yükün kutsal öğ-retmenim; fakat gam değil. Mevkiinin idrakiyle mütenasip olarak sen de yücesin zaten. Kim ne derse desin, ne söylerse söylesin. Fatih Sultan Mehmetleri, Gazi Mustafa Kemalleri, Aziz Sancarları, Ömer Halisdemirleri ve nicesini yetiştiren bu kutsal peygamberlik mesleğini gururla taşıyan her bir öğ-retmen arkadaşıma selam olsun.
Son söz olarak da şehit kanlarımızla sulanmış al bayrak altında cennet vatanımda görev yapan vatansever öğretmenlerimiz yattığı yerden maaş almayı hiçbir zaman istememiş, kabul etmemiş, yatmaya da alışma-mıştır. Her daim çalışmaya ve devletine hizmet etmeye hazırdır. Yeri geldiğinde vatanı için şehadet şerbe-ti de içmiştir. Canlarını bu ülke için feda etmiş ve toprağın kara bağrında “yatan(!)” tüm şehit öğret-menlerimizin de ruhuna Fâtiha. Mekanınız cennet, ruhunuz şad olsun öğretmenlerim.

Kaynaklar
Mehmet Yiğit, Türk Kültüründe Öğretmenin Yeri.


Erkin SAÇAR
Eğitimci Yazar / Türkçe Öğretmeni
Yorumlar (16)
Kadir 9 ay önce
Yazının içeriği çok güzel ancak onlarca kelimede yapılan hece bölünmesi bu güzelim yazıya yakışmamış. Umarım yazardan kaynaklanan bir durum değildir.
Erkin Saçar 9 ay önce
Yorumunuz için teşekkür ediyorum.
Erkin Saçar 9 ay önce
Telefon üzerinden okuma yaparken sayfa bölünmesi oluyor. Siteyle alakalı bir durum.
Erkin Saçar 9 ay önce
Telefon üzerinden okuma yaparken sayfa bölünmesi oluyor. Siteyle alakalı bir durum.
öğrenci velisi 9 ay önce
Sn.Hocam nerde o eski eli öpülesi öğretmenler." Yatan" öğretmen algısı neden oluştu peki. 3.sınıfa giden çocuğumu öğretmeni ne aradı ne de sordu.Öğretmen bugün itibarsızlaşmışsa bunu sorgulamak lazım neden?
Erkin Saçar 9 ay önce
Bizler öğretmenlerimizi gerektiğinde uygun üslûp ile yönlendirerek kendini geliştirmelerini sağlayabiliriz diye düşünüyorum.
Erkin Saçar 9 ay önce
"Her meslek grubunda olduğu gibi öğretmenlerimiz arasında da mesleğinin yükünü henüz idrak edememiş olan öğretmenlerimiz var." diye belirttim. Bu süreçte sizin öğrencinizi hiç aramayan öğretmenimiz de bu gruba girmektedir.
bir dost 9 ay önce
senin gibi veliler yüzündendir.
AHMET 9 ay önce
Teşekkür ederim
Erkin Saçar 9 ay önce
Yorumunuz için ben teşekkür ederim Hocam.
Ezs 9 ay önce
Kaleminize sağlık Hocam
Fen Öğretmeni 9 ay önce
Öncelikle Kaleminize sağlık. Kimse evde oturmak istemiyor okulların açılmasını herkes ten çok biz öğretmenler istiyoruz
Erkin Saçar 9 ay önce
Yorumunuz için teşekkür ediyorum Hocam.
Fen Öğretmeni 9 ay önce
Öncelikle kaleminize sağlık. Kimse evde oturmak istemiyor. Okulların açılmasını herkesten çok biz istiyoruz.
GÖRÜNMEYEN GÜÇ 9 ay önce
Diğer eğitim çalışanlarını da unutmasak mı ? Acaba diyorum...
Erkin Saçar 9 ay önce
Tabii ki de unutmamalıyız. Bizler Milli Eğitim olarak büyük bir camiayiz. Yalnızca bu yazımizda öğretmenlerimizi ele aldık. Başka bir yazı konusunda mutlaka değerlendireceğim. Yorumunuz için teşekkür ediyorum.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
11
parçalı az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23