Erhan Öğretmen olarak öğrencilerimle hep iftihar ettim.

En çok da yürekleri yaralı öğrencilerimi sevdim.

Bence bir öğretmenin en özel yanı kendisini çocuğa sevdirebilmesidir.

Öğretmek çocuğu sevmekle başlar çünkü.

“Öğretmenlik bence sabah gidip öğlen geldiğin, cumartesi, pazar, ara tatil ve yazın tatil yaptığın bir meslek değildir.

Öğretmenlik anne olmaktır.

Baba olmaktır.

Ağabey olmaktır.

Abla olmaktır.

Kısacası, insan olmaktır.

Gönlüne giremediğin çocuğun beynine giremezmişsin onu öğrendim

Öğrenciler okula koşarak geliyorlarsa ne âlâ. Yok eğer ders bitimi koridorlara, servis araçlarına koşarak gidiyorlarsa bir düşünmemiz gerek.

Bir öğrenciye, onu okulda başarılı yapan şeyin ne olduğunu sorduğunuzda, size muhteşem yeni bir kitap ya da harika bir eğitim filmi serisinden bahsetmeyecektir.

 Alacağınız yanıt çoğunlukla şu olacaktır:

“Hep öğretmenim sayesinde. Çünkü o benden hiç vazgeçmedi.”

Bir 24 Kasım klasiği olarak şiirimizle devam edelim.

Dinle sevgili yavrum,

Ben bir öğretmenim;

Canım memleketim Türkiye'mde

Kentinde, kasabasında, köyün birinde.

Nasır tutan eli de tutar ellerim

Kalem tutan eli de…

Yalnızca yüreği nasır tutanlara

Soğuk çarpar yüreğim,

Tebeşir tutan elini tutar, elim bileğim,

Mürekkep yollar beyinlere yüreğim,

Bilgi alır bilgi veririm

Küsemem hiçbir zaman küstüremem

Yanlış yapamam

Onulmaz yaralara yol açabilir ruhlarda yanlışlarım

Ben bilgi eriyim,

Sevgi neferiyim,

Peygamber mesleğindenim

Küsmek yasak bana

Ve iz bırakmadan ölmek yasak

Yaşam dediğin değmeli çabana!

Minicik kalplere sabahları

Mustafa Kemal’in gözüyle bakarım,

Ben o an başöğretmenim,

Onlarla beraber ant içerim

Tarih dersinde Fatih’im, Akşemseddin'im.

Coğrafyada Piri Reis

Alparslan’la Selçukluyum

Fransuva’ya ders veren Kanuni’yim, Osmanlı’yım

Erzurum’da haine dersini veren Karabekir’im,

İzmir'de Hasan Tahsin’im.

Düşmanın göğsünde süngü

Türk’üm, Türk kızıyım, kızanıyım.

Göğsünde mermileri eriten

Yüzünde yaşmağı ay yıldızlı al bayrağı

Elinde Türk’ün sancağı olan

Düşmanın kalbine korku salan   

Nene Hatun’um.

Çanakkale’de Koca Seyit

Sakarya’da, Kore de, Kıbrıs’ta Mehmed’im

Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal diyen

Akif’im, Asım’ın nesliyim; Mehmetçiğim.

Ben kökü geçmişte olan geleceğim

Yahya Kemal’im,

Tarihini bilmeyenin

Coğrafyasının değiştiğini bilenlerdenim.

Ve bir gün 

laboratuvarlarda, fabrikalarda, atölyelerde

Işıkların sönmediğini umut eden,

Türk çocuğunu geleceğe yatırım yaparken gören.

Bilim adamını, sanatçısını,

Öz yurdundan kaçmadan memleketine

Hizmet edeceklerini hayal edenlerdenim,

Bu vatandan beslenip

Bu vatana ihanet etmeyecek aydınlar

Yetiştirmek niyetindeyim.

Sözün kısası yavrum

Bilginin ışığıyım

Sevginin rehberiyim.

Yirmi birinci yüzyılda

Ben hala

Ben daima

Ben inadına bir öğretmenim

Ben bir öğretmenim.

Erhan Ziya SANCAR

Son söz;

Ey muallim;

İşin çok zor biliyorum bunca memnuniyetsizliğin ortasında.

Yine de sevgili uzman öğretmenim günün mutlu olsun.

Günün kutlu olsun başöğretmenim.

Ve sen bütün unvanlardan, kibirden, egodan ve tüm günahlardan münezzeh piyade öğretmenim;

Yüzlerce kalbe daha şevkle, aşkla, coşkuyla, sevgiyle dokunman dileklerimle...

Seni de hatırlarlar bir gün vesselâm.

#ezs