‘Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili spekülasyonlar devam ediyor.

TBMM’ne Aralık ayı içinde gelmesi beklenen ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’ ile kamuda çalışan öğretmenlere özlük hakları, öğretmenlik mesleğinin kariyer mesleği haline getirilmesi ile ilgili düzenlemenin yapılması bekleniyor.

Eğitim camiası tepkili

Konuyla ilgili olarak çoğu öğretmen tepkilerini dile getirerek;

“Adaylık sınavı bitince , ‘artık hayatımda sınav yok’demiştim. Resmen gerildik. Hoş olmayan sınav da ufukta bekliyor. Hani aday öğretmen ders çalışsa ona eyvallah. Ancak 10 yıl sonra sınava çalışmak da ne demek oluyor? Sonraki ikinci 10 yıl ihtimal dahilinde bile değil. Nasıl olacak bu iş anlamış değiliz” ifadelerine yer verdiler.

Neden sadece öğretmen?


Öyle bir uygulama ki, evlere şenlik ifadelerine yer veren eğitimciler;

“Doktorlar hiç sınava girmeden şartsız, koşulsuz 5 bin liraya kadar zam alırlarken, biz neden her 10 yılda bir sınava tabi tutuluyoruz?

doktorları da, mühendisleri de, çeşitli meslek gruplarını da çağa yön veren nesilleri öğretmenlerin yetiştirdiğini hiç bir zaman unutmamak lazım. Siyasetin dönen oyunlarına öğretmenlik gibi ulvi bir meslek alet edilmemeli.

Ücretli, sözleşmeli, kadrolu ayrımı bitti. Öğretmen uzman öğretmen, başöğretmen ayrımı geldi.

Yine sınıflara ayrıldık. Diğerlerine yolun sonundayken şimdi her şey yeni başlıyor.

Asıl para öğretmene ilk 10 yılda lazım oluyor. Ev kuruyor, evleniyor, ev , araç , vs.. gibi hayatın vazgeçilmezleri için. 10 yıl sonra bir de sınav yapılacak olması gerçekten akıllara zarar” ifadelerine yer verdiler.


 

Tepki gösteren öğretmenler, ‘Mademki bu ayrımı bu kadar kolay kaldırabiliyorlar, biz niye 4 yıl ailelerimizden uzakta gurbet çektik’diyerek ;

“Üniversitede onca yıl okuduk. Birçok sınavlara tabii olduk. Mesleğe başladıktan sonra 10 yılda bir sınav olması neyin nesi?’Öğretmenler kendilerini geliştirsin’ demek ne demek? Diğer meslekler için neden aynı sistem düşünülmemiş?

Bu koşullarda şart koşmadan her öğretmen maaş yükseltilmesini hak ediyor, kimsenin öğretmeni sınıf ayrımına tutmaya hakkı yok" ifadelerine yer verdiler.

Öğretmene huzur yok

Simit 3.5 lira oldu. Bizim maaş ortada!

Eğitim camiası günümüzdeki ekonomik verilerle ilgili yaptıkları serzenişte de;

“Simit 3.5 lira olmuş. Bizim aldığımız maaş hala 5 bin seviyesinde. Ücretli , sözleşmeli, kadrolu ayrımı bitti. Uzman öğretmen, baş öğretmen ayrımı geldi. Yine bölündük, sınıflara ayrıldık.

Bu tamamen bir saçmalık. 3 bin 600 ek göstergeyi getirip dereceye bağladılar. Okullardaki bütün okul müdürlerinin not değerlendirmesinde bütün okul birbirine girdiği günler ne çabuk unutuldu? Şimdi de ‘Meslek Kanunu’ diye bir şey ortaya atıyorlar.

Öğretmene huzur yok yok…!” dediler.