“Öğrencileri, tarikat yurtlarına muhtaç etmek için dağ bayıra yap-işlet-devret yurt yapılması siyasi ve ideolojik suiistimaldir”

Sözcü gazetesi yazarı Sultan Uçar, “Yatacak yeriniz yok!..” başlıklı yazısında, Türkiye’deki öğrenci yurtlarının durumunu aktardı.

Uçar, yazısında Mektepli Gazete yazarı Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer’in analizini de aktardı.

Sultan Uçar’ın yazısı şöyle:

“Üniversitelilerin, “yurt yok” tepkisine Cumhurbaşkanı, “KYK yurtları boş, biz KYK yurtlarına öğrenci arıyoruz” dedi. Yurtlar boş mu? Yap-işlet-devret modeliyle tıpkı otoyollar, köprüler, hastaneler gibi üniversiteden çok uzağa, kentteki toplam öğrenci sayısından kat kat fazla yatak kapasiteli, ödeme garantili yapılan yurtlar boş, bomboş! Ucuza kapattığı tarlaya yurt binası yapan özel sektör, işçisi, memuru, çamaşırı, suyu, elektriği, vergisi, ekmeği, suyuna hiç karışmadan kenara çekildi. Devlet, 15 ile 35 yıl ödeme garantisiyle onlara borçlandı. Şehir merkezine 50 km'ye varan uzaklıktaki işte bu yurtlarda bir öğrenci bile yatmasa, bir ampul bile yakılmasa da 2050 yılına kadar devlet her ay milyonlarca lira para ödüyor, ödeyecek.

İDEOLOJİK SUİSTİMAL

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 51 yıl hizmetten sonra 10 yıl önce aniden kapatıldı. DPT'nin yerine Cumhurbaşkanlığına bağlı Strateji ve Bütçe Başkanlığı kuruldu. Yurtlar eğer boş kalıyorsa, planlama doğru dürüst yapılmamıştır. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 2022 tarihli en son Faaliyet Raporu'na göre KKTC dahil 81 ilde 778 yurt ve 774 bin 239 yatak var. Yurtlara bu yıl 624 bin 237 öğrenci başvurdu. Devlete ait 150 bin yatak 1 yıl boyunca boş kaldı. Şimdi 11 bin 775 yataklı 82 yurt daha yapılıyor. Nereye? Bilinmiyor. Üniversitelilerin, son 10 yılda yurt sorununun artmasında DPT'yi kapatanların hiç mi suçu yok? Öğrencileri, tarikat yurtlarına muhtaç etmek için dağ bayıra yap-işlet-devret yurt yapılması, siyasi ve ideolojik suistimaldir.

3 bakanlıktan çocukların eğitim sürecinin güvenliği için iş birliği 3 bakanlıktan çocukların eğitim sürecinin güvenliği için iş birliği

ARKA BAHÇELER

Türkiye'de vakıf, dernek, şahıs, ticari ve özel yurt sayısı ne tesadüf ki, DPT'nin kapatıldığı son 10 yılda yüzde 100 artarak 2210'dan 4 bin 406'ya çıktı. Yurtların 2 bin 894'ü dernek, 416'sı vakıf, 368'i şahıs, 666'sı ticari işletmelerden oluşuyor. Çok özel (!) 3 bin 331 yurdu vakıf-dernek adı altında tarikat ve cemaatler işletiyor. İlim Yayma Cemiyeti 188, Ensar Vakfı 60, TÜGVA 38, TÜRGEV 21 diye liste uzadıkça uzuyor. “Birincisini anlamlı kılan ikinci üniversite” sloganıyla bilinen İlim Yayma Cemiyeti, 188 yurduyla dini-siyasi yurt tekelini şimdilik elinde tutuyor. Devlet yurtlarını işlevsizleştirme pahasına iktidar, “Kutlu Yürüyüş” sloganıyla çıktığı bu yolculukta öğrenci yurtlarını, siyasetin arka bahçesi yaptı.

BARINMA KRİZİ

YÖK, KYK, MEB verilerini Uzman Eğitimci Alaaddin Dinçer inceledi. Rapora göre İstanbul 827 bin, Ankara 316 bin, İzmir 176 bin, Antalya 85 bin, Bursa 76 bin olmak üzere 5 büyükşehirde örgün eğitimde 1 milyon 475 bin 804 üniversiteli var. İstanbul'da öğrenci sayısı son bir yılda 127 bin kişi artsa da yurt sayısı 24'den 21'e indi. Ankara'da yatak sayısı 664 kişi düştü. İzmir'de 176 bin öğrenci için 16.8 bin yatak var. Antalya'ya 20 bin öğrenci gelse de yurt kapasitesi 13 bin 577'yle sınırlı. Bursa'ya 24 bin 450 öğrenci okumaya geldi ama 7 bin 98 yatak var. Türkiye'nin en önemli 5 büyükşehrinde KYK'nın yatak kapasitesi yüzde 23.3'te kaldı. Türkiye'nin en iyi üniversitelerini kazanan gençlerin yüzde 76.7'si devlet yurtlarında yatak bulamıyor.

GÖZ YUMULUYOR

Anadolu'da Sivas, Aksaray, Kırıkkale gibi birçok ilde ise yap-işlet-devret yurtlarının yüzde 50'si boş kaldı. Öğrenciler, çoğu kent merkezlerinde tahsis binalarda konumlanan tarikat-cemaat yurtlarına gitmeye mecbur bırakılıyor. Tüm Yurt ve Barınma Hizmetleri İşverenleri Sendikası Başkanı Umut Gezici, “Tarikat ve cemaatlerin çoğu ruhsatsız yurtlarına, AKP iktidarı göz yumuyor. 50 bin yatak kapasitesi, tarikatların eline geçti. Sektör temsilcisi olarak bizler, ekonomik krizin tetiklediği anormal kiralar ve KYK yurtlarının yetersizliği gibi nedenlerle bu yıl sınavı kazanacak olan 100 binlerce başarılı gencin, sadece parasızlıktan kazandığı okulu bırakıp köyüne geri dönmek zorunda kalacağını görüyoruz. Barınma sorunu işkenceye dönüştü” diye uyarıyor.

GÜVENLİK SORUNU

Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin kaldığı yurtta, son 1 ayda 3 öğrencinin şüpheli intiharı, zihinlerde çok ciddi soru işaretleri oluşturdu. Yurtta halen kalan bir öğrenci, “KYK yurdu gibi görünse de yurdu tarikatlar ele geçirdi. Finallere çalışmak istiyoruz. Ağabey-abla denilen tarikatçılar, bizi gece yarısı sohbete katılmaya zorluyor. Namaz kılmayıp, oruç tutmayana baskı kuruluyor. Arkadaşlarımızın intiharına kimse inanmıyor. Ölümleri şüpheli” diyor. Üniversitelilerin barınma sorunu artık yurt yatak yetersizliğinden çıkıp yurdumuz için bir güvenlik sorununa dönüştü. Tarikat ve cemaatlerin vakıf-dernek çatısı altında işlettiği yurt gibi rejim karşıtı bu yapılar, yeni bir FETÖ kalkışması yaşanmadan devletleştirilmelidir. Asıl, çaresiz gençleri tarikat-cemaat yurtlarının insafsızlığına itenlerin bu dünyada yatacak yeri yok!