Yazımızın başında şunu belirtmek isteriz ki Milli Eğitim Bakanlığı biran önce alan değişikliğini yapmalıdır. Görünen odur ki Sınıf Öğretmenleri gözden tamamen çıkarılmıştır.En azından alan değişikliği ile Sınıf Öğretmeni kadrosunda bulunan Fizik Öğretmenleri, Kimya Öğretmenleri, Biyoloji Öğretmenleri kendi alanlarına ve Fen Teknoloji alanlarına geçebilmeli, norm fazlası olmaktan kurtulmalıdırlar.Sadece Sınıf Öğretmenleri değil Sınıf Öğretmenliği alanına sahip idarecilerde kurum ayrımı yapılmadan alan değişikliği yapabilmelidirler.

 

          Ayrıca Sayın Ahmet Gündoğdu'ya da seslenmek isteriz. 4+4+4 sistemi çıkarılırken "Sınıf Öğretmenlerinin garantisi biziz, bir tek Sınıf  Öğretmeni dahi norm fazlası olmayacak!" demiştiniz. Fakat uygulama da tersi olmuş, değil Sınıf Öğretmenleri Sınıf Öğretmenliği alanına sahip idareciler bile norm fazlası olmuştur. Taslağında bu sorunları çözmediği, artırdığı görülmektedir. Beyefendi kişiliği ile tanınan Sayın Ahmet Gündoğdu'nun teşkilatlı gücünü kullanarak Sınıf Öğretmenleri aleyhine yapılan düzenlemeler için mücadele vereceği düşüncesi ve beklentisindeyiz.

 

          Gelelim taslaktaki düzenlemelere:

 

          1) Eşitlik sağlanmalıdır: Ortaokullar ve Liseler için 401'e kadar bir müdür yardımcısı verilirken bu sayı İlkokullar için 501'e kadar düzenlenmiştir. Bu sayılar İlkokullar, Ortaokullar ve Liseler için eşitlenmelidir. 401'e kadar 1, 401 - 1001'e kadar 2, 1001-1601'e kadar 3, 1601 ve daha fazla 4, müdür yardımcısı normu verilir fakat Birleştirilmiş Sınıflı okullar için bu madde uygulanmaz ve bu okullara müdür yardımcısı normu verilmez şeklinde bir düzenleme yapılmalıdır.

 

          Böylelikle Sınıf Öğretmenliği alanına sahip idarecilerin bir nebze de olsa sorunları azaltılmış olur. Kaldı ki Ortaokul ve Lisedeki öğrenci sayısına düşen müdür yardımcısı sayısının daha fazla olmasının haklı bir gerekçesi de bulunmamaktadır.

 

           2) Sınıf Öğretmenlerine Bilim ve Sanat Merkezlerinin kapıları kapatılmıştır: Ülkemizde üstün yeteneklilerin eğitildiği tek kurum olan Bilim ve Sanat Merkezlerine taslağa göre Sınıf Öğretmeni normu verilmemektedir/kaldırılmaktadır. Kısacası yine mağdur olan Sınıf Öğretmenleridir. Bu eğitimciler norm fazlası olacaklardır. Dünyadaki örnekleri incelendiğinde üstün zekalı çocukların eğitiminin birçok ülkede 5 yaşında başladığı görülmekteyken ülkemizde bunun tersinin yapılması manidardır. İsteyenler daha fazla bilgi için İsrail'in üstün yetenekli eğitimini inceleyebilir. 2008 yılında Bilim ve Sanat Merkezleri için öğretmen seçimi yapılmış, bu kurumlara atanan öğretmenler yüksek lisans mezuniyeti, proje hazırlama, yazılı sınav ve mülakat sınavlarında başarılı olmuşlar ve başarıları sonucunda bu kurumlara atanmışlardır. Bu derece iyi niteliklere sahip öğretmenlerin bu şekilde norm fazlası haline getirilmesi hak ve hukuk kavramlarıyla açıklanamayacağı gibi vicdanları da yaralamaktadır. Bu derece nitelikli öğretmenlerin eğitime küstürülmesi ülkemizin daha başta kaybetmesi anlamına gelmektedir. Sınıf Öğretmenlerinin normu bu kurumlarda korunduğu gibi öğrenciler daha küçük yaşlarda bu kurumlara yönlendirilmelidir. "Ağaç yaşken eğilir" atasözü unutulmamalıdır.

 

           Ayrıca bu kurumların idarecileri buralarda çalışma yeterliliğine sahip öğretmenlerden seçilmeli, çalışma şartlarına sahip olmayan öğretmenlerin bu kurumlara idareci olarak atanmaları tamamen engellenmelidir. Son bir ayda yaşadıklarımız bu kurumların iyi yönetilmediğini bizlere göstermektedir. Özellikle İzmir ilimizden bu konuda çok sayıda elektronik posta ve belge almaktayız. Belgeler bizleri bazen güldürmekte bazen de düşündürmektedir. Aslında ağlanacak hale güldüğümüz de gerçektir. İlerleyen günlerde bu belgeleri ve konuyu kamuoyuna açıklamayı düşünmekteyiz.

 

            3) Aynı bahçedeki eğitim kurumlarının müdür kadroları: Taslağın 6. maddesinde, b) Birden fazla  okul  türünün .... ve  c) Birden fazla  okul  ve  kurumun  aynı bünyede...  maddelerinde yer alan; okul türü ve aynı bünyede ifadelerinin tanımlamaları açıkça yapılmalıdır. Bu ifadeler ayrıntılı olarak açıklanmaz ise taşra teşkilatında tanım sorunları ve uygulama farklılıkları görülecektir.

 

            Farklı eğitim kurumlarına(İlkokul, Ortaokul ve Lise) aynı bahçede yer alsa dahi ayrı ayrı müdür normu verilmelidir. 1739 sayılı kanunun 24. maddesine uygun olan durumda bu şekildedir. Örneğin; Ortaokul ile İlkokul aynı bahçede ve Ortaokulun Sosyal Bilgiler Öğretmenliği alanına sahip müdürü İlkokulu da yönetmektedir bu durum yanlıştır. Sosyal Bilgiler alanına sahip müdür, yönetici atama yönetmeliğine göre İlkokula müdür olarak atanamazken bu eğitimciye İlkokulda yönettirilmektedir. Örneğimizin tersi de geçerlidir.

 

            4) Eş durumu ayrımcılığına son verilmelidir: Madde de "zorunlu atamaya tabi personel" ifadesi kullanılmaktadır. Kısacası eşi "subay, emniyet personeli vb." olanların öğretmen eşleri bu haktan yararlanacak, öğretmen çiftler ise ayrı kalmaya devam edecektir. Çünkü öğretmen eşlerin % si bu gruplar içinde azınlıkta kalmaktadır. Zorunlu atamaya tabi personel denilerek bazı meslek gruplarına pozitif ayrımcılık yapılması diğer öğretmenleri üzmekte ve bu durum eğitimdeki verimlerini düşürmektedir. Bu durumu defaatle dillendirdik. Milli Eğitim Bakanlığında çalışan okul/kurum müdürleri, okul/kurum müdür yardımcıları, eğitim denetmenleri, şube müdürleri, il/ilçe müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ilgili düzenleme de yer almasa bile zorunlu atamaya(rotasyon) tabi personeldir. Bu insanların öğretmen eşlerine Milli Eğitim Bakanlığının tayin kolaylığı sağlamadığı bir gerçektir. Bu eğitimcilere rotasyon uygulanıyor ise bu eğitimcilerin kadrosu da "zorunlu atamaya tabi personel içinde sayılmalıdır". Milli Eğitim Bakanlığı haricinde her bakanlık kendi personeline pozitif ayrımcılık yaparken maalesef  Milli Eğitim Bakanlığı kendi personeline negatif ayrımcılık yapmaktadır.

           

            Taslakta eş durumu ayrımcılığına son verilerek, öğretmenlerin ve Milli Eğitim Bakanlığı personeli olup da rotasyona tabi personelin kadrolarının %5'in içinde olduğu açıkça belirtilmeli mümkünse öncelikle kelimesi eklenerek eğitimci çiftlerin birlikteliği için pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.

     

           5) Müdür Başyardımcılığı: Milli Eğitim Bakanlığı müdür başyardımcılığı kadrosunu birçok kurumda kaldırmıştır. Fiili durumda müdür başyardımcılığı kadrolarının ara kadro olduğu, işlevselliğinin kalmadığı görülmektedir. Fakat taslakta müdür başyardımcılığı kadrosunun devam etmesi düzenlenmiştir. Yönetici atama yönetmeliğine göre müdür başyardımcılarının atanma kriteri tamamen özneldir kısacası sübjektiftir. Sınavla atanan müdür başyardımcısı kadrosu mevcut kadronun %10'u bile değildir.  Norm kadro yönetmeliğinde müdür başyardımcısı kadrosu tanımlardan çıkarılarak her 3 müdür yardımcısına 1 müdür yardımcısı normu daha verilir  denilmelidir. Ayrıca mevcut müdür başyardımcıları ile müdür yardımcılarının özlük hakları korunmuştur ve görev tanımları birdir ifadesi kullanılarak, ek ders kararı değiştirilmeli böylelikle hukuki alt yapı sağlanmalıdır.

 

           Önerilerimizin katılım modülü formatında hazırlanmış halini indirmek için TIKLAYINIZ.

                                                                                                           

 

                                                                                                                                        Manas Kağan

KamuAjans/ÖZEL