Seni sana bırakmazlar. Seni kendine hiç bırakamazlar. Doyasıya düşünmek, doyasıya hissetmek, doyasıya kendin olmak, doyasıya iliklerine kadar yaşamak istersin. Önünde dağ oluverirler. İkiyüzlülüğe mahkum ederler seni. Yüzünü gösterdiğinde tahammülleri yoktur. Onlar standart bir yüz isterler. Hep onu görmeyi arzu ederler. Direnen olursa o kişiyi oracıkta hesaba çekerler, oracıkta infaz ederler. Ondan sonra elin kolun bağlı, dilin tutulmuş yaşarsın. Nasıl inanacağına, nasıl Allah ile irtibat kuracağına bırak kendin karar vermeyi aklından dahi geçirmene olanak ve fırsat vermezler. Karar merci her daim onlardır. Başımızdan eksik etmesin, duasını kendileri için pelesenk ederler diline bir de. Yetkili merci onlardır. Güya muhafazakarlığı muhafaza ediyorlar. Ehli sünnetin koruyucuları... Muhafazakar insanları da hem zihinsel hem fiziksel cihette muhafız hâle getirip kendilerine asker yapmak istiyorlar. Gırtlaklarına kadar siyasete bulaşmışlar. Asıl arzuladıkları ise zihniyetlerini kurumsallaştırmak ya da devletleştirip saltanatın ve beşik ulemalığın dışına çıkmayan makamlarına bir güzel kurulmak... Yani zihinlerinin altındakileri devletin mekanizmalarına sirayet ettirmek... Bunu başarmaları çok zor ama önce toplumun beyninin içine girip sonra insanların kendi başlarına düşünmelerine ve hissetmelerine engel olarak onları mankurtlaştırıp daha sonra da kendi dinlerinden ve dillerinden her alana yaydıkları  kıvılcımları büyüterek insanları adeta ateş çemberine alıp İslami bir zırha bürüdükleri devleti İslam'ın bir kılıcı gibi herkes üzerinde kullanmayı hayal ediyorlar. Şahsen ben bu gidişattan ürküyorum. Bu kimselere hak ve özgürlük noktasında epey tolerans gösterildi. Yani yüz verildi. Artık başkalarının özgürlük ve hak alanlarına musallat oluyorlar. Bunu da din üzerinden yapıyorlar. Bir gün bunların gazabını herkes tadar. O gün gelmeden bunları kendi özgürlük ve hak alanlarına çekmek bir zarurettir. Benden demesi... Bakınız bu kişilerden bir tanesi, imam kendisi, neler diyor:

‘‘... bir şarkıcı parçası (Sezen Aksu’yu kastediyor.) Adem (A.S.)’a cahil diyebilsin diye bu makamı kaldırdılar. Eğer o makam bugün kaim olsaydı vallahi bir kimse bile konuşup Allah’ın dininde bir imam bile olsa söz sahibi olamazdı.İşte bunun için kaldırdılar. Allah o makamı geri getirsin bize... Ah İslam kaim olsaydı! Ah bu dinin bir başı bir sahibi olsaydı!’’

Bu sözler bir imama ait... Ve gerçekten dehşet verici... İfade özgürlüğünü, İmam Efendi dibine kadar kullanıyor. İnsan, ifade özgürlüğünü kullanışına imreniyor valla. Her şeyi söyleme hakkını hak olarak görüyor kendinde lakin kendi zaviyesinde başkaları her şeyi söyleme hakkına sahip değil. Söylerse Sezen Aksu’nun başına gelenler müstahak oluyor işte. Dilinin kemiği ise yok, birazdan başka neler söylediklerini okuyunca daha iyi göreceksiniz.

İmam Efendi’nin yukarıdaki konuşmalarında dikkatimi çeken yerlere cevap vermek isterim. Kendi çapımda, naçizane, köpürtmeden kendimi ya da cellallenmeden, frenleyerek elbette... İnsanız, galeyana ve gaza gelmemek lazım. Yoksa gaza gelirsek dilimizin ipi kopar. İpi koparılmış bir dilin ne söyleyeceği belli olmaz. Sözü nereye evireceği de... Alimallah... Bakınız:

1- Dinin sahibi ve başı Allah’tır. Kuran öyle diyor. Din, sahipsiz ve başssız değildir. Hiçbir zaman da başsız ve sahipsiz olmamıştır. Allah’a iman eden birisi bunu böyle bilir ve düşünür. Nokta!

2- Bir Müslüman bir insanı yaptığı iş üzerinden ‘şarkıcı parçası’ diye aşağılayamaz. Hele hele aşağıladığınız o sanatçı bir dönem aşağılanan dini değerlere sahip çıkıp destek vermişse... Sırf bunun için bile hatırı sayılmaz mı insanın? Hatır gönül bilmeyi de mi unutturdu güç zehirlenmesi sizlere?

3- Halifelik makamının sahibi insanoğludur. Yani tüm insanlıktır. Kişiye devredildiği an halifelik mücadelesi sahasında insanların gözleri peygamber torununu bile görmemiştir. Ve daha korkunç olanı 4 halifenin 3’ü öldürülmüşlerdir. Yani halifelik mücadelesi sahasında halifeyi bile görmemiştir insanların gözleri. Bırakınız halifelik insani kalsın, siyasal kurum haline gelmesin. Geldiğinde aynı dine inananlar gözlerini dahi kırpmadan birbirlerini öldürür noktaya çok kolay gelebiliyorlar. Kılıçların uçlarında Kuran ayetleri görünüyor. Ayetler bile siyasi kavgalara alet edilebiliyor. Ayet oluyor mu alet? Bir Müslüman’a ayetin alet olması dokunmaz mı? Hem de çok dokunmalı bence.

4- Hristiyanların Papa’sına özenmeyiniz. Çünkü başımıza vura vura -bilahassa yılbaşında- Hristiyanlara özenmeyin diyenler sizlersiniz.

Devam ediyor kendi inancını ortaya dökmeye sonraki videolarında:

‘‘Vallahi dinde zorlama var billahi zorlama var... namaz kılmayana nasıl bir ceza var... tesettürünü yapmayana nasıl bir ceza var... İslam dininin yok hoşgörüsü hiçbir şeye. Öyle hoşgörü moşgörü yok... Kim çıkardı bunları yav. Yok böyle bir din... Mevlana ne olursan ol yine gel demiyor... Gel burada zımparadan geçirelim...’’

İmam Efendi, resmen açmış ağzını yummuş gözünü. Bu sözler inanılmaz değil mi sizce? Dikkat ediniz, önce zorlama var diyor, sonra nelere ceza var onları bir bir sıralıyor, yukarıya bir kısmını aldım, Talibanvari değil mi sizce? Ve hoşgörü yok diyerek de merhamet kapısını kapatıyor. Yani kısacası insanları darboğaza hatta bir mengeneye kıstırıp zorla dini yaşatma hevesinde... İnanılmaz, inanılmaz...

Devam ediyor kendi inancını ortaya dökmeye sonraki videolarında (Kurtlar Vadisi müziği kullanılmış.):

‘‘Hocam devram dönerse başına dert kalır. Ulan ne devran dönmesi... Mescidi Aksa’yı alacağız diyorum. Yetmedi Vatikan’ı alacağız diyorum. O bana hala devran dönerse diyor. Herife bak yav, beni dinlemiyor musun arkadaş? Ben Vatikan’da namaz kılmaya göz dikmişim artık. Bu devlet ile tek başıma değil. Bir cemaatle ordumuzla gireceğiz oraya. Belki torunlarımız olacak o işte. (Fondaki müziğin içinde bir kılıç sesi duyuluyor) Ben o meydanda namaz kılmayı göze dikmişim. Hayalimde o var benim, planımda bu var...’’

İmam Efendi, devranın döneneceğine inanmıyor. Hep böyle devam edecek zannediyor. Şunu unutuyor: Allah insanı zorla da sınar. İnsanın başına birçok musibet de getirebilir. Hatta devranı da sizler arasında döndürüp dururuz demiyor mu Allah? Şu ayeti de unutuyor sanırım:

‘‘Eğer bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir. İşte o günleri biz onları insanlar arasında devrettirip dururuz. Bu, Allah'ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şahidler (veya şehidler) edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez.’’ (Ali İmran, 140. Ayet)

İmam Efendi nasıl havaya girdiyse artık. Ve insanları da böyle havaya sokmaya çalışıyor. Yazık... Hristiyan Katoliklerin kutsal mekanına göz diktiğini söylüyor ayrıca. Gerçekten bu İmam diplomatik krize bile neden olur. Bu dil İslamofobinin üzerine tüy dikmez mi?

İmam Efendi’nin dilinden dökülen ‘‘ulan... herif...’’ gibi argo ifadelere ise artık takılmıyorum bile. Düşününüz nereden nereye geldiğimizi...

İşte bunlar yüzünden kendine aç yaşarsın hayatta. Yaşayamazsın. Şöyle kendince bakamazsın bile dünyaya.

VARSA YOKSA DİN MUHAFIZLARI...

ALLAH MUHAFAZA ETSİN MUHAFIZLARDAN BU DİNİ VE BİZİ...

Saygılarımla...

Yusuf SEVİNGEN