Kamuajans.com – Bu program sunucusu bayan, programında bir hastanede bir hekimle yaşadığı problemi anlatıyor. Ama anlatırken öyle ifadeler kullandı ki, tüm sağlık çalışanları başta hekimler taciz edildi ve bununla kalınmayıp hekimler ve sağlık sistemi karalandı ve suçlandı.

SAĞLIK ORDUSUNA 6 BİN YENİ HEMŞİRE SAĞLIK ORDUSUNA 6 BİN YENİ HEMŞİRE
Biz bu arada hekim arkadaşımızı dinleyemedik, ilginç bir şekilde ilgili özel hastane özür de dilemiş ama hekim arkadaşımızdan çıt çıkmadı. Bunu da belirtip öfkesinden kendinden geçmiş Müge Anlı’nın ifadelerine dönelim.

İfadesine göre Migren ağrısı tutmuş, iğne yaptırmak istemiş hastane Corona’dır diye kabul etmemiş, aracında da iğne yapmamışlar. Hastanede çalışan doktor kabul edemiyoruz demiş ama sanki kendisine ‘seni istemiyoruz’ denmiş gibi tekrar tekrar ‘bende sizi istemiyorum’ çoğulu kullanıyor. İstemiyorsan gelmezsin Müge Anlı bu kadar basit.
Düşük cümlelerle devam ediyor ‘demek bu söylenenler doğru değil, biz ölsek kalsak hastaneye kabul etmiyorlar’. Biz Hekimler hastaları hastanelere kabul etmiyormuşuz. Bu kadar hastaya gün be gün rekor kırarak bakan herhalde doktorlar değil de kendisi.

Sonra devam ediyor;’...tavır yanlış, sonra diyorlar ki doktorlara iyi davranın falan..’ , bakın ifade doktorlara iyi davranılmaması gerekiyor ama bazıları doktorlara iyi davranılmasını öğütlüyor şeklinde. Doktorlara iyi davranmayanlar haklı, bunu da nerden öğreniyoruz program sırasında gelen mesajlardan, mesajlarda şikayetler varmış. Yani ona gelen mesajlar delil teşkil ediyor. Sonra, ’demek ki herkes anlatsa neler yaşayacak’ cümlesini kuruyor. O ve şikayetçi herkes haklı, hekimler haksız bu karara da sadece onları dinleyerek varıyoruz. Mantığa bakın rica ederim!
İşte bu örnek sorunu oluşturan, narsist veya megalomanik karakter örneği olabilir. Anlayışı kıt insanlar da sağlık sistemindeki mekanizmaları anlamayınca itiraz ederler. Bu tür insanlar sağlık sistemini kendine benzetmeye çalışır, benzemeyince de zorla benzetmeye.

Size göre yanlışlar olabilir o zaman tutarsınız bu yanlışı Sağlık Bakanlığı’nın şikayet hatlarını arar söylersiniz. Malpraktis davası açarsınız, veya mantıksız ne buluyorsanız ilgililere sorar veya söyler cevap beklersiniz. Ama hekime baskı kurmak, sağlık çalışanlarına saldırmak, tehdit etmek veya tutup televizyon sunucusu vasfını kullanarak kamuoyu içinde onu hatalı, kötü davranılması gereken birisi olarak göstermek, sağlık sistemini de bir rezalet, bunlar kabul edilebilir şeyler mi ?!

Müge Anlı gibileri herhalde sağlık çalışanları onların da bu teşviği ile darp edilirse ‘onlarda denilenleri yapsalardı, biz demiştik’ derlerse şaşmam.
İşte biz hekimler hastalar için, hasta ve yakınlarına karşı tıbbı uygulamak için mücadele etmek zorunda kalıyoruz.
Daha hırsını alamamış ardından da doktora beddua ediyor! Bu kadar lafı ettikten sonra ‘ben beni yanlış anlamış hekimlerden özür dilerim’. Kalanları yani onu şikayet edenleri ‘ALLAH’a havale ediyorum’, diyor.

Yanlış anlaşılacak ne vardı ki!? Herşey çok net. Anlayamamış iseniz dediklerinin nereye vardığını anlayamamış olan sizsiniz. Bende bir hekim olarak sana ‘beter olasın, ettiğini bulasın, doktor bulamayasın’ diye beddua mı edeyim Müge Anlı ?

Son olarak ;
Siz bize hakaret de etseniz, tehdit de etseniz, olmayacak platformlarda halkı bize karşı kışkırtsanız da; bir doktora ihtiyaç duyduğunuz an kimseyi doktorsuz bırakmadığımız gibi sizi de doktorsuz bırakmayız. Bu bizim hem insanlığımızdan hem de hayat felsefesi haline getirdiğimiz meslek etiğimizdendir. Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesini isteriz.