Müfredat; öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz veya öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program olarak tanımlanır.

Müfredat programlarımızı önemli kılan neden, eğitime yönelik beklentilerimizdir. Ana sınıfında eğitime aldığımız bir çocuğun liseyi bitirdiğinde bulunduğu ahlaki, akademik ve davranışsal düzey müfredatı önemli kılan en önemli gerekçelerden biridir. Çünkü müfredat eğitim sistemimizin ruhudur, ona yön veren bir kılavuzdur.

Önümüzdeki yılların yöneticileri, sanatçıları, siyasetçileri, askerleri, valileri, doktorları, öğretmenleri şuan okullarda öğrenim görmekteler. Bu nesil eğitimlerini tamamlayıp belirli bir mesleği icra etmeye başladıklarında ahlaki, akademik ve yeterlilik bağlamında nasıl bir donanıma sahip olmalarını bekleriz? Bu sorunun yanıtını müfredat programlarında aramak gerekir. Biz onları nasıl yetiştirdiysek şüphesiz öyle de bulacağız.

Müfredat programları düzenlenirken konu üzerinde çalışacakların daha önceki müfredat programlarını; amaçlar, hedefler ve konular bağlamında çok iyi analiz etmeleri gerekir. Müfredat programları amaç, hedef ve konu bağlamında kendinden önceki programlarla karşılaştırıldığında görülecektir ki her müfredat değişikliği belirli bir amaca yönelik bilinçli, planlı ve sistematik bir yönelimdir.

Müfredat programlarının önemi de burada aranmalıdır. Çünkü eğitim sistemine yön veren, ona kişilik kazandıran temel unsur müfredatlardır. Sizin eğitime yüklemeye çalıştığınız kişilik öğrenim hayatları boyunca müfredat programları üzerinden yeni yetişen neslin akademik, ahlaki, düşünsel ve davranışsal dünyasına dolaylı ya da doğrudan bir etkileme çabasıdır.

Müfredat üzerinden yapılması planlanan bu etkileme çabalarını felsefe dersi müfredat programlarıyla hem örneklemek hem de özetlemek gerekirse:

Felsefe dersine ilişkin ilk müfredat programı 1934 yılına yayımlanmıştır. Bu programda amaç ve hedefler bölümü olmayıp sadece konular bölümünün olduğunu görmekteyiz. Yukarıda bahsedildiği anlamda hazırlanan müfredat programı 1938 yılında hazırlanmıştır. 1938 yılı felsefe dersi müfredat programında; aydınlanma düşüncesinin temel unsur, cumhuriyet ideolojisi ve Atatürkçülük fikrinin ise tamamlayıcı ve destekleyici unsurlar olarak müfredat programına yerleştirildiğini görmekteyiz.

Felsefe dersi müfredat programı, 1957 yılında (21.09.1957 tarih ve 215 sayılı TTKB kararı) Demokrat Parti döneminde değişmiştir. Özellikle de yabancı uzmanlarca hazırlanan raporlar yönünde yeni müfredat programında aydınlanma düşüncesi müfredat programından çıkarıldığını görmekteyiz.

Felsefe dersi müfredat programı, 1976 yılında Birinci MC Hükümeti zamanında tekrar değişir. Değişimi dönemin Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem: “ … Eğitimimizi muhtevasıyla da kendi gerçeklerimize göre milli hüviyeti içinde düzenlemenin örneklerini gerçekleştirip yürürlüğe koymak, hükümet programında ve icraatında bir ihtiyacın ifadesi olarak yer almıştır” bu ifadeden hareketle felsefe dersi müfredatında ilk kez Türk-İslam düşüncesi ve buna ilişkin konular yer almıştır. Yeni hazırlanan müfredat programına uygun olarak Mübahat Küyel’e lise felsefe ders kitabı yazdırılmıştır. Kitapta Farabi, Gazali, Suhreverdi, İbn-i Arabi, Nefi, Mehmet Akif Ersoy gibi isimlerden söz edilerek bu isimlerin görüşlerine yer verilir. Takibinde de özellikle sol eğilimli felsefecilerden; müfredat programı ve ders kitabına eleştirilerin geldiğini görmekteyiz.

1985 yılında felsefe müfredatı yeniden değişir. (01.07.1985 tarih ve 101 sayılı TTKB kararı) Bu değişimin şifresini de dönemin Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun’un 10. Milli Eğitim Şurasına gönderdiği kutlama mesajında görebiliriz. “10. Milli Eğitim Şurasının Atatürk devrim ve ilkelerine bağlı gerçekçi ve kalıcı bir çözüm getireceğine yürekten inanıyor, bu yoğun çalışmalarınızda emeği geçen başta siz olmak üzere değerli yönetici, öğretmen ve mesai arkadaşlarınıza gönülden başarılar dilerim.” 12 Eylül askeri darbesinin müfredat programlarına etkisi açıkça görülür.

1992 yılında felsefe dersi müfredatı askeri vesayetin gücünün azalması sonrası yeniden değiştirilir. (26.06.1992 tarih ve 184 sayılı TTKB kararı) Bu değişimle birlikte bilimsel felsefe ağırlıklı bir müfredat programı hazırlanır. Müfredat programı 25.05.1993 tarih ve 259 sayılı karara ilişkin yeniden değiştirilir. Öğretim programlarının yeniden yapılandırılması çalışmalarında öğrenci merkezli sunu tekniğine uygun olarak 14.12.2009 tarih ve 235 sayılı TTKB kararıyla tekrar değiştirilir. Son üç müfredat programının birbirlerinden fazlaca bir farkı bulunmamaktadır.

Burada genel hatlarıyla sadece felsefe dersiyle bahsedilen müfredat değişiklikleri yeni yapılacak düzenlemeler için çok önemlidir. Felsefe dersiyle sınırlı kalmayıp ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde okutulan derslerin müfredat programlarındaki değişiklikler, farklılıklar ve genel gerekçeler anlaşıldığında müfredat çalışmaları daha sağlam temeller üzerine kurulacaktır.

Müfredat programlarındaki değişiklikler analiz edildikten sonra, TÜBİTAK Vizyon 2023, Eğitim ve İnsan Kaynakları, Sonuç Raporu ve Strateji Belgesi ve TUSSİDE Sonuç Raporu ve diğer araştırmalarda ifade edilen bulgular, mesleki eğitim için sektörlerin temsilcilerinin beklentileri gibi etkenler birlikte değerlendirildiğinde fonksiyonel bir müfredat programı hazırlanabilir. Hazırlanan müfredat programına da tarihi misyonumuza uygun, kendi öz değerlerimizle zenginleştirilmiş yerli ve milli bir kişilik kazandırabilirsek ülkemizi hem bölgesinde hem dünya siyasetinde etkili bir konuma getirecek bir nesli de inşallah yetiştirebiliriz.

Ahmet Turan Ulutaş