Kılıçdaroğlu'nun randevu talebine cevap verilmemesi üzerine : “KPSS’deki mülakat rezilliğini konuşmak üzere, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den randevu talep ettim, hâlâ ses yok. Anlaşılan eğitimden daha önemli işleri var. Saray Hükümeti görüşmelerden kaçarak, bu işleri sümen altı edebileceğine inanıyor. Yanılıyor” diye tweet atıp MEB'in hergün düzenli olarak açık olan Personel girişinin yapıldığı Atatürk Bulvarı üzerindeki kapıya gelmiş ve içeri alınmamıştı. Kapının zincirlenmesi de bir hayli tepki çekmişti.

Bakan Özer ise Kılıçdaroğlu'na yanıt vermekte gecikmemişti.

Özer, éCHP davetimize icabet etmedi. 1 Ekim'de Meclisimiz açıldıktan hemen sonra 14 Ekim'de yine Meclisimizin Eğitim Komisyonunun tüm üyelerini Bakanlığımıza davet ettik. Davetimize icabet etmeyen tek parti yine CHP oldu. Dolayısıyla Bakanlığımızın kapıları herkese her kesime her zaman açıktır. Ancak kamuoyunu yanlış yönlendirerek, maksadını aşan emrivaki bir şekilde yapılacak herhangi bir görüşme talebini de karşılamamız beklenmesin.édiyerek kapıyı zaten kapamıştı.

Bunun üzerine Abdulkadir Selvi 3/4 Ocak tarihli Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde konuya değinmiş ve bir belge yayınlamıştı. Selvi'nin iddiası ve yayınladığı tutanakta Kılıçdaroğlu'nun korumasının talebi ile kapının zincirlendiği söyleniyordu. 

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile görüşmek üzere gittiği ancak içeri alınmayarak kapısında açıklama yaptığı Atatürk Bulvarı kapısının "marjinal sol örgütlerin eylem kapısı" olduğunu savundu. 

Selvi, yazısında Kılıçdaroğlu'nun MEB'in kapısına "dayandığını" söylerken, "Ancak bakanın ziyaretçilerinin kullandığı bakanlıklar kapısına değil, marjinal sol örgütlerin eylem yaptığı Atatürk Bulvarı’na bakan kapının önüne gidiyor" dedi. 

"Marjinal sol örgütlerin eylem kapısı" olduğunu öne sürmesine karşın aynı kapının bakanlık personeli tarafından kullanıldığını da yazısında geçiren Selvi, şöyle devam etti:

 "Oysa sabah Kılıçdaroğlu’nun koruma ekibi hem protokol kapısında hem de personelin giriş kapısında inceleme yapıyor. Üç koruma görevlisi saat 10.55-11.25 arasında protokol girişini kontrol ediyor, Bakan’ın makamını soruyor. Bir saat sonra 12.52-12.59 arasında ise bu kez korumalar Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı personel girişine geçiyorlar. Kılıçdaroğlu, protokol kapısını biliyor ama o kilitli kapıyı tercih ediyor. Çünkü kapının kilitli olması Kılıçdaroğlu’na aradığı fırsatı veriyor. Çünkü maksat, ‘Kılıçdaroğlu Milli Eğitim Bakanlığı’nın önüne gitti ama Bakan görüşmedi, Bakanlığın kapısı ise kilitlendi. Bir de üstüne üstlük zincir vuruldu’." ifadelerini kullandı. 

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer olaydan sonra yaptığı açıklamada herkese kapılarının açık olduğunu söylemişti.

Kin Kapısına dönen Milli Eğitim Bakanlığı'nın bahsi geçen kapısı, Personel ve ziyaretçi girişlerinin yapıldığı Atatürk Bulvarı üzerindeki kapıdır. Yaya olarak yapılan protokol girişleri de bazen bu kapıdan yapılabilmektedir. Ankara'da KIZILAY MEYDANI birçok eyleme sahne olsa da Atatürk Bulvarı üzerindeki bu giriş nadiren kapatılmışıtır. Ancak olayın olduğu tarihten itibaren peronelin tek giriş kapısı olan bu kapı hala kapalı zincirli bir şekilde kapalı tutulmaktadır. Yaşanan trajikomik akıl tutulmasının tezahürü olan bu durumun sonucunda personeller garaj girişini kullanmak zorunda kalmaktadır. Bu durum akıllara meşhur Kin kapısı hadisesini getirmektedir.

“Kin Kapısı” ne mi? Bilmeyenler için özetleyeyim.

Yunanistan Osmanlı’dan bağımsızlığını 1821 yılında başlatılan Mora İsyanı ile kazandı. Devlet aleyhine ayaklanan Rumlar, binlerce Türk’ü katletti. Ayaklanmanın elebaşları kilise ve papazlardı. Padişahın emriyle İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi basıldığında, isyanın burada tezgahlandığını gösteren belgeler ele geçirildi. Bunun üzerine Patrik Gregorius 2. Mahmud’un emriyle yargılandı ve vatana ihanetten Patrikhane’nin ana girişi olan orta kapının önünde idam edildi.

İşte o günden bugüne tam 199 yıldır o kapı kapalı. Görünürdeki gerekçe, Patrik Gregorius’un hemen kapının önüne gömüldüğü, mezarının üzerinden geçilmemesi için kapalı tutulduğu…

Gerçekte ise Türk büyüklerinden birisi orada asılana veya İstanbul yeniden Rumların eline geçene kadar” kapının açılmamasına yemin edildiği herkesin bildiği bir sır. “Kin Kapısı” denmesinin sebebi de bu…

Milli Eğitim Bakanlığı'nın “Kin Kapısı” ne zaman açılacak.

Bakan Özer 6 Ocak tarihinde CNNTÜRK'teki canlı yayınlanan röportajında Abdulkadir Selvi'yi ve tutanağını yalanlar bir konuşmaya imza attı.

Milli Eğitim Bakanı Özer'e canlı yayında, geçtiğimiz günlerde KPSS'den yüksek puan alıp ancak mülakatlarda düşük puan alan öğretmen adaylarına destek vermek için Milli Eğitim Bakanlığı'na giden ve içeri alınmayan CHP lideri Kılıçdaroğlu soruldu. Bakan Özer, bu soruya, "Sayın Kılıçdaroğlu protokol kapısından gelmedi. Bunuda söylememiz lazım . Zincir konusu da sözkonusu oldu . Kılıçdaroğlu'nu zincirlemi tutuyoruz. Ben bunlar üzerinden spekülasyon yapılmasını doğru bulmuyorum. Normal vatandaşın yürümüş olduğu, o kapının sürekli zincirli olduğu, çünkü oralar hep eylemlerin yapıldığı yerler. Sayın Kılıçdaroğlu'na özel bir durum değil yani. Bi kere randevu verilmedi. Emrivaki biz bakanlık olarak kabul etmiyoruz. Ben bakan olduğumda ziyarete gelebilirdi. Bu konunun eğitimle ilişkilendirilmnesini tasvip etmiyorum" dedi.

Bakan Mahmut Özer açıklamalarıyla hem kendisinin önceki açıklamalarını hem de Selvi'nin açıklamalarını yalanlamıştır. Bahsi geçen kapıyı Kılıçdaroğlu gelene kadar kapalı gören kimse olmamıştır. Ziyaretten sonra da sürekli kapalı hale gelmiştir. Anlaşılan kin kapısına dönen bu kapı Bakan Bey ya da iktidar değişene kadar kapalı kalacaktır. Kapının kapalı kalması da tüm personelin yanında özellikle engelli Meb personelini mağdur etmektedir. Temennimiz yaşanan akıl tutulmasından bir an önce vazgeçilmesidir.

Utku GENÇ

Kamuajans.com /ÖZEL HABER