Anayasaya göre bakanlar Cumhurbaşkanınca atandığında TBMM'de yemin etmeleri gerekiyor. "Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, 81'inci maddede yazılı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde andiçerler (m.106/4)."

yemin metni şu şekilde:

"Milletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim."

Sayın Özer yukarıdaki yemin metninde yer alan ifadelerin şüphesiz anlamını da biliyordur. Hukukun üstünlüğü ve demokrasiye bağlı kalacağını ifade ederken insan haklarından ve temel hürriyetlerden, Anayasaya sadakatten ayrılmayacağına da yemin etmiş olacak.

Okullar, 6 Eylül 2021 Pazartesi günü yüz yüze eğitim olacak şekilde açıldı. Aradan üç hafta gibi bir zaman geçmesine rağmen pek çok yerde pozitif vakalardan dolayı sınıfların karantinaya alındığı haberleri geliyor.

Eğitim camiasının ve toplumun en önemli beklentilerinin başında şeffaflık gelmektedir.

Mahmut Özer sıksık yüzyüze eğitimin her koşulda devam ettirileceğinin altını çizmektedir.  Modern ülkelere bakıldığında olması gereken de budur. Bunun gereği olarak da ilk iş MEB gerekli önlemleri almalı ve kamuoyu ile şeffaf bir şekilde pozitif olanların ve karantinaya alınan sınıfların sayısını il il açıklamalıdır. 

Önlemler yalnızca kağıt üstünde ya da eğitimcilerin sırtında bırakılmamalı

Okullarda temizlik, güvenlik sorunu devam etmektedir. Okulların büyük çoğunluğunda yeterli temizlik görevlisi bulunmamaktadır. Kovid-19 rehberinde okul girişlerinde HES kodu takibi, gerektiğinde ateş ölçümü yapılacağı belirtilmesine rağmen, bu cümleler yeterli görevli istihdamı olmadığı için yalnızca yazıda kalmaktadır. Tüm okulların ihtiyacını karşılayacak sayıda görevlendirme yapılmalıdır.

Tüm okullar için yeterli temizlik ve hijyen malzemesi sağlanmalıdır.

Aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe; tüm önlemler bütünlüklü bir şekilde hayata geçirilmelidir.

Okullar ekonomik olarak desteklenmelidir.
 

EĞİTİMCİLER KAYGILI VE TEPKİLİ

Konuyla ilgili İndepent Türkçe'nin görüşüne başvurduğu isimlerden eğitimci Feray Aytekin Aydoğan ise salgında, 1,5 yıl süresince ve 6 Eylül'de okulların açılacağı aylar öncesinden bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.

Aydoğan; aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe başta olmak üzere tüm önlemlerin planlı ve bütünlüklü bir şekilde yaşama geçirilmediğini öne sürdü.

"Salgının başından bugüne yaşandığı gibi öğrenciler, veliler, eğitim emekçileri yine salgınla, sorunlarla baş başa bırakıldı" diyen Aydoğan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

Yayınlanan rehberde yazılan yazılar yalnızca kağıt üzerinde… Başta büyük şehirler olmak üzere 30-40-50-60 kişilik sınıflarda, ek derslik sağlanmadan, yeterli öğretmen ataması yapılmadan, sınıflar seyreltilmeden sağlıklı ve güvenli bir şekilde yüz yüze eğitimin devam etmesi, fiziki mesafenin sağlanması mümkün değil. Rehberde yer alan havalandırma sistemi kamu okullarının büyük çoğunluğunda yok. Okullarda hijyeni sağlayacak olan temizlik görevlisi yetersiz. 6 Eylül’ de okulların açılacağı bilinmesine rağmen her yıl Ekim ayında başlatılan Toplum Yararına Personel (TYP) kapsamında görevlendirmelerde takvim öne alınmadı. Yapılan görevlendirmeler de ihtiyacı karşılamaktan uzak. Örneğin Keşan'da 56 okul var, yalnızca 35 okulda TYP'li personel görevlendirilecek. Bu tablo ülkenin her yerinde aynı…

1,5 yıl süresince ve 6 Eylül'de okulların açılacağı aylar öncesinden bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.

Aydoğan; aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe başta olmak üzere tüm önlemlerin planlı ve bütünlüklü bir şekilde yaşama geçirilmediğini öne sürdü.

"Salgının başından bugüne yaşandığı gibi öğrenciler, veliler, eğitim emekçileri yine salgınla, sorunlarla baş başa bırakıldı" diyen Aydoğan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

Yayınlanan rehberde yazılan yazılar yalnızca kağıt üzerinde… Başta büyük şehirler olmak üzere 30-40-50-60 kişilik sınıflarda, ek derslik sağlanmadan, yeterli öğretmen ataması yapılmadan, sınıflar seyreltilmeden sağlıklı ve güvenli bir şekilde yüz yüze eğitimin devam etmesi, fiziki mesafenin sağlanması mümkün değil. Rehberde yer alan havalandırma sistemi kamu okullarının büyük çoğunluğunda yok. Okullarda hijyeni sağlayacak olan temizlik görevlisi yetersiz. 6 Eylül’ de okulların açılacağı bilinmesine rağmen her yıl Ekim ayında başlatılan Toplum Yararına Personel (TYP) kapsamında görevlendirmelerde takvim öne alınmadı. Yapılan görevlendirmeler de ihtiyacı karşılamaktan uzak. Örneğin Keşan'da 56 okul var, yalnızca 35 okulda TYP'li personel görevlendirilecek. Bu tablo ülkenin her yerinde aynı…

Aydoğan, bu şartlarda yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olmadığını iddia ediyor 

"Yüz yüze eğitim bu şartlarda sürdürülebilir değil"

Aydoğan, yüz yüze eğitim şart olduğunu belirterek, "Ancak okulların açık tutulması ancak alınması gereken önlemlerle mümkün. Karantina yalnızca sınıf bazlı gerçekleştiği için yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olduğu şeklinde bir algı yaratılıyor. Yaşadığımız gerçeklikte ise yüz yüze eğitimin henüz 3. haftası tamamlanmış olmasına rağmen yüz yüze eğitimin bu şartlarda sürdürülebilir olmadığını biz yaşayarak görüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. 

"Karantinaya alınan sınıflar nedeniyle öğrenciler arasında eşitsizlik oluşacak"