İŞ BIRAKAN AİLE HEKİMLERİ İKTİDARA SESLENDİ: "MAKUL BİR ÖDEME, HAK ETTİĞİMİZ BİR EMEKLİLİK YAŞAMI İSTİYORUZ"

Aile hekimleri ve aile sağlığı merkezi çalışanları, bugün ülke genelinde iki günlük iş bırakma eylemi başlattı. Ankara’da iş bırakan aile hekimleri, Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Etkin bir ‘sağlıkta şiddet yasası’ ve bu yasaları uygulayan adalet sistemi istiyoruz. 30 Haziran 2021 tarihli ödeme sözleşme yönetmeliğinin geri çekilmesini ya da önerilerimiz doğrultusunda revize edilmesini istiyoruz. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları olarak makul bir ödeme, hak ettiğimiz bir emeklilik yaşamı istiyoruz” denildi.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, Ankara Aile Hekimleri Derneği, Aile Sağlığı Çalışanları Federasyonu, Birlik Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Sen Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Hürriyetçi Sağlık Sen, Tabip Sendikası, iki gün süreyle iş bırakan hekimler ve aile sağlığı merkezi çalışanlarının taleplerini dile getirmek için bugün Ulus Meydanı’nda ortak bir basın açıklaması yaptı. Eyleme CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de destek verdi.

Ortak açıklamayı okuyan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Kemal Noyan, şunları söyledi:

“Bugün 81 ilden gelen, 84 milyon vatandaşımızın aile hekimlerini temsilen Sağlık Bakanlığı’na tekrar sesleniyoruz. Aile hekimleri, aile sağlığı çalışanları ve tüm sağlık paydaşları ile birlikte son bir yıl içerisinde tüm yurtta dört defa iş bırakıp üç defa miting yaparak kamuoyuna ve Sağlık Bakanlığı’na sesimizi duyurmaya çalıştık. Sağlık Bakanlığı, halen bizleri duymamak, verdikleri sözlerde durmamak, aile hekimliği sistemini çökertmekte ısrar etmektedir.

Sağlıkta dönüşüm ile birlikte verilen sözler unutulmuş, aile sağlığı merkezleri modernize edilmek yerine kaderlerine terk edilmiştir. Birçok aile sağlığı merkezi, fahiş artan elektrik, doğal gaz faturalarını ödeyememekte, artan personel giderlerini karşılayamamaktadır. Yakın zaman içerisinde aile sağlığı merkezlerinde çalışan ve ücretleri aile hekimleri tarafından karşılanan 20 bine yakın yetişmiş sağlık çalışanı işsiz kalacak, aile sağlığı merkezlerinde verilen birçok hizmet durma noktasına gelecektir.

Bizlere söz verildiği gibi, aile hekimliği başına düşen nüfuslar azaldıkça enflasyona karşı aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının hak edişlerinde iyileştirilme yapılmamış, pandemi döneminde bile negatif performansa dayalı angaryalar artırılarak aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları değersizleştirilmiştir. Sayın Sağlık Bakanı; asgari ücrete yakın hak ediş alan aile sağlığı çalışanı ebe ve hemşire, yoksulluk sınırında hak ediş alan aile hekimleri, son bir ay içerisinde 197 ve son bir yıl içerisinde ülkesini terk eden binlerce hekim, sizlerin eseridir.

“LİYAKATLİ İDARECİLERİ MUMLA ARIYORUZ”

Günübirlik politikalara alet edilmiş aile hekimliği sistemi sanrı ve hezeyanlarla idare edilmektedir. Yapılan mevzuat düzenlemesi ile yüzlerce meslektaşımızı kaybettiğimiz bir dönemde moral ve motivasyonumuz yok edilmiş, sözleşme feshi baskısı altında hizmet sunmamız istenmiştir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına uygulanan bu orantısız ceza ve baskının gerekçesini anlamakta zorlanıyoruz.

İstanbul, Tekirdağ, Muş, Hakkâri, Mersin ve Diyarbakır gibi birçok ilde, anayasaya aykırı olduğunu düşündüğümüz ceza yönetmeliği kullanılarak, tabiri caiz ise ‘cadı avı’ başlatılmış; birçok aile hekiminin sözleşmesi il sağlık müdürleri tarafından yenilenmemiştir. Buradan açık bir şekilde haykırıyoruz. Bizlere hak görülen bu ceza yönetmeliğini istemiyoruz.

“ŞİDDETE UĞRAYAN SAĞLIK ÇALIŞANI İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

Kışkırtılmış sağlık talebi, artan angarya ve iş yoğunluğu altında ezilen sağlık çalışanları, her gün dozu artan şiddet ile karşı karşıya kalmaktadır. Hekimleri ve tüm sağlık çalışanlarını şiddetin hedefi haline getiren itibarsızlaştırıcı söylemlerden derhal vazgeçilmelidir. Artırılmış cezalarla etkin ‘sağlıkta şiddet yasası’ çıkartılmalı; adli merciler, sağlıkta şiddet durumunda kanunları şiddeti caydırıcı ve etkili bir şekilde uygulamalıdır. Aksi takdirde bu şiddetin faili siz olacaksınız.

Aldığımız eğitimin kutsallığı gereği, sizlere şifa dağıtmak bizim için en büyük görevdir. Bizler, ilk nefesten son nefese kadar her türlü sağlık hizmetinde sizlerin yanınızdayız. Milletimizin sağlıkla yaşaması, sağlıkla yaşlanması, her türlü koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetine ulaşımının kolaylaştırılmasını sağlamak için varız. Bizler, sizlerin ailenizin bir parçası, hanenize en yakın sağlık neferleriyiz.

Bebek ve erişkin aşılama; bebek, çocuk, kadın, gebe, lohusa izlem, kanser taramaları, laboratuvar hizmetleri, poliklinik hizmetleri, kronik hastalık takipleri ve daha sayamayacağımız birçok çalışma ile halkımızın yaşam süresini uzattık. Ancak hekimler olarak kendi ömrümüzü kısalttık. Bugün hekimler olarak, ortalama 60 yaşını göremiyor, aldığımız eğitimin güçlüğü, çalışma şartlarımızın yüksek stresi altında sağlıkla yaşlanamıyoruz. Başa çıkılması mümkün olmayan iş yükü ve mobbing altında eziliyoruz. Adil, demokratik, insanca bir çalışma ortamı istiyoruz.”

Basın açıklamasında aile hekimlerinin talepleri şöyle sıralandı:

- “Etkin bir ‘sağlıkta şiddet yasası’ ve bu yasaları uygulayan adalet sistemi istiyoruz.

Gözden kaçırmayın

Homend marka filtre kahve makinesi indirimli. A101 indirimleri mayıs haziran 2022 Homend marka filtre kahve makinesi indirimli. A101 indirimleri mayıs haziran 2022

- 30 Haziran 2021 tarihli ödeme sözleşme yönetmeliğinin geri çekilmesini ya da önerilerimiz doğrultusunda revize edilmesini istiyoruz.

- Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları olarak makul bir ödeme, hak ettiğimiz bir emeklilik yaşamı istiyoruz.

- Aile sağlığı merkezi gider ödemelerinin, aile sağlığı merkezi gider artışına paralel olarak artırılmasını istiyoruz.”

“BURADA İFADE EDİLEN HAK TALEPLERİ DERHAL YERİNE GETİRİLMELİDİR”

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer ise şunları söyledi:

“Pandeminin ilk gününden bu yana özverili bir şekilde canı pahasına her gün işine giden, mücadele veren sağlık emekçileri, bugün Ulus’ta, Ankara’nın göbeğinde hak mücadelesi vermek zorundadır. En çok hastalanan, en çok ölen meslek grubu olmasına rağmen Covid-19’u meslek hastalığı saymayan, sağlığı değil ekonomik çıkarları önceleyen, sağlığı beş dakikaya sığdırmaya çalışan, sağlıktaki şiddete yönelik etkin bir yasa yapmayan, maalesef hak ettiği ücreti vermeyen bir zihniyete karşı sağlık emekçileri mücadele veriyor.

Teşekkürü geçtik, ‘Allah razı olsun’u geçtik, üzerine bir de ceza yönetmeliği çıkardılar. Ceza yönetmeliği ile bu sözleşme yönetmeliği ile hem iş yükleri artmasına rağmen ödenekleri azaldı, fesih tehdidiyle iş güvencesi ortadan kalktı. Bunun üzerine hekimlere diyorlar ki ‘siz bunları yaşayın ama sesinizi de çıkarmayın, hakkınızı aramayın’. Bizler diyoruz ki; toplum sağlığının korunması için, sürdürülebilir bir sağlık hizmeti için burada kalem kalem ifade edilen hak talepleri derhal yerine getirilmelidir. Nerede bir mağduriyet varsa, nerede bir haksızlık varsa bizler her zaman aynı dayanışma duygularıyla oradayız.”