Pazartesi Günü Kabine Toplantısı sonrası Cumhurbaşkanımız tarafından büyük ihtimalle 7 Haziranda LGS Liselere geçiş sınavı azami tedbirler çerçevesinde yapılacağı açıklanacak. Yaklaşık bir milyon altı yüz bin kişi bu sınava katılacak. Bunların anne-babaları, görevliler, sınava giren tüm öğrenciler ulaşımı yapacaklar vb. hesaplanırsa beş milyon insanın aktif olarak sokakta olacak.. Neredeyse ÖSS sınavları boyutunda bir yoğunluk olacak. Bir sürü telaş, panik, heyecan. Girenlerin bazıları ne maksatla girdiğini bile bilmiyor. Öyleyse bu hengame niye oluyor? Kabine toplantısın da bu gündeme gelebilir. Bu düşünceyle kırk yıllık mesleki deneyimim çerçevesinde ve gelişmiş ülkelerdeki eğitim sistemlerini inceleyen birisi olarak katkı sunmak istiyorum.

Başlangıcından beri liselere giriş sınavları birçok ad altında yapılmaya başlandı. Liselere giriş için değişik yöntemler, çeşitli alternatifler denendi, ama hiç birinde istenilen sonuç alınamadı. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra, bu konuyla ilgili yeni bir çalışma yapılmasını istemiş, sınavsız bir sistem talimatı vermişti.

Daha önce kısa adı TEOG olana temel eğitimden orta öğretime geçme sistemi, şimdi nitelikli okullara giriş, proje okullarına giriş olarak daha karmaşık bir şekilde yapılmaktadır. Yani bir öncekinden hiçbir farkı yoktur. Öngörülen hedef olan, sadece başarılı öğrencilerin bu sınava girmesi hedefi tutturulamamış, tüm dersler zayıf olduğu halde kurul kararıyla mezun olanlar bile sınava girmektedirler. En büyük yanlışlardan birisi de nitelik olarak aynı ayarda olan liselerin bir kısmı nitelikli liseler, proje okulları diye ayrılmış ve mevcut sistem tüm rayından çıkmıştır. Proje okulunda görev yapan öğretmenler ile diğer Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenler farklıymış, onlar üstünmüş gibi bir algı oluşmuştur.

Yeni sistemle velilerimiz, ortaokulda okuyan çocuklarıyla beraber dört yıl yaşadıkları sınav stresinden de kurtulmuş olacaklardır. Üniversiteye hazırlanan çocuklarımız da, fen lisesi girme bahanesiyle de üniversiteye hazırlık için bir yıl kazanmış olacaklardır.

Bence ilk yapılması gereken liseler arasındaki farklılığı kaldırmak. Yani nitelikli Lise, Proje Liselerini kaldırmak veya bunları Fen Liseleri grubuna almak gerekir. Mesela, bir Ankara Atatürk Anadolu Lisesi, çoğu fen liselerinden daha başarılı bir lisedir. Buna benzer okullar Fen Lisesi olmalıdır. Liseleri; Anadolu Liseleri, Mesleki ve Teknik Liseler ve Fen Liseleri diye üç gruba ayırmak gerekir. Velilerimiz, öğrencilerimiz merak etmesinler Milli Eğitim Bakanlığının başlattığı EBA AKEDEMİK DESTEK Projesi ile tüm liselerde işlenen dersleri, Türkiye”nin en tecrübeli öğretmenlerinin verdiği dersler ile akademik olarak katkıda bulunmaktadır. Böylelikle tüm liseler arasındaki öğretim eşitliği sağlanmıştır. Öğrencide okumak azmi varsa gittiği okulun adı ne olursa olsun, EBA Akademik Yardım sistemi ile istediği başarıyı mutlaka elde edecektir.

ADRESE DAYALI SİSTEM LİSELER İÇİN DE GEÇERLİ OLMALI

Tüm öğrencilere, ortaokulu bitiminde bir yönlendirilme yapılmalı, veliler istekleri doğrultusunda veya yönlendirme çerçevesinde, adrese dayalı olarak yakınlarındaki Anadolu Liselerine-Anadolu İmam Hatip Liselerine veya Mesleki ve Teknik Liselere kayıtlarını yaptırmalı. Böylelikle çarkın en önemli halkası dönmeye başlayacaktır.

Almanya”da 4.sınıfı bitirenler not durumuna göre yönlendirme yapılıyor, ancak veli kendi isteğine göre hangi tür bir okula kayıt yaptıracağını kendisi karar veriyor.10 yılı bitirenler not durumuna göre, üniversiteye hazırlık için veya meslek öğrenmek için 3 yıl daha okuyorlar. Neticede okuldaki notlar dikkate alınıyor, hiçbir aşamada merkezi bir sınav yapılmıyor.

Bilindiği gibi tüm Anadolu Liseleri, Meslek Liseleri, Proje Liseleri, İmam Hatip Liselerinin 9.sınıflarında aynı dersler okutulmaktadır.  

9.SINIF ANA DERSLERİ YIL SONU ORTALAMALARI 3 ‘DEN YUKARI OLANLAR NOT ÜSTÜNLÜĞÜ ESASINA GÖRE FEN-PROJE LİSELERİNE YERLEŞMEK İÇİN TERCİH YAPMALI

9.sınıf; Matematik, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü, Yabancı Dil yılsonu notları 3”den yukarı olanlar merkezi yerleştirmeyle tercih başvurusunda bulunmalı, illerindeki Fen-Proje Liselerine tercih talebinde başvurup, not üstünlüğü esasına göre bir sıralama ile kesin kayıt hakkı kazanmalıdır. Kesin kayıt hakkı kazananlar 10.sınıftan itibaren Fen Liselerinde eğitimine devam edecek, kayıt yaptıramayanlar kendi okullarında okumaya devam edeceklerdir. Ayrıca öğrencileri 9.sınıftaki not durumlarını, eğilimlerine bir kez daha gözden geçirerek, liseler arası geçişler, yani Anadolu Liselerinden meslek Liselerine, Mesleki ve Teknik Liselerden Anadolu Liselerine geçişler, de bu dönemde yapılabilir.

Hemen akla; özel kurslar, adam kayırma, torpil vb. durumlar söz konusu olursa, adil bir sistemden bahsedilebilir mi soruları gelebilir. Dikkate alınan ana derslerin sınavlarından birisi MEB in yapacağı ortak sınavla belirlenir. Disiplin cezası almamış öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığının yıl içerisinde yaptığı ortak sınavlardan alınan notlar ve okuldan aldığı notlar göz önüne alınarak bir çizelge yapılmalı, bu çizelgede dokuz temel dersin yılsonu ortalaması ÜÇ’DEN‘DEN YUKARI OLANLAR merkezi yerleştirmeye başvurmalı ve tercihlerini yapmalıdır. Böylelikle tüm olası istismarlar, olumsuz davranışlar gibi sorunlar da ortadan kalkacaktır.

Uzun süre Liselerde yönetici ve öğretmenlik tecrübeme dayanarak söylüyorum ki; Lise 1.sınıftaki bu uygulama ve lise son sınıfta gireceği üniversite sınavları, lisede okuyan, amacı ve hedefi olmayan gençlerimizi, silkeleyecek olumlu manada motive edecek, sorgulama, rekabet, öz güven ve azim ön plana çıkacaktır. Böylelikle, eğitim ve davranış boyutunda laçkalaşan liseler yeni bir ivme ve disiplin, ülkemizde; araştırmacı, çalışkan, yarışçı, şuurlu gençler kazanacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığımız bu zorunlu tatil sürecinde, dünyada benzerine az rastlanan teknoloji ve insan kaynaklarını kullanarak, 20 milyon öğrenciye uzaktan eğitim sistemi ile ulaşarak derslerini aksatmadan başarıyla yürütmesi, vefa grubuna katılarak halkımıza hizmet etmesi, başta Milli Eğitim Bakanımız olmak üzere, bürokratlar, yöneticiler ve eğitimin temel direği öğretmenler, milletin gönlünde takdir ve övgüyü hak etmişlerdir..

Şemsettin CERAN
Eğitimci-YAZAR/
“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabının Yazarı/ANKARA