5 Haziran Pazar günü yapılacak liselere geçiş (LGS) sınavına bir milyon üç yüz bin civarında ortaokul 8.sınıf öğrencisi girecek. Onlarla beraber milyonlarca veli de çocuklarıyla beraber aynı heyecanı yaşayacaklar.  

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinde Sayın Cumhurbaşkanı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a talimat vererek, o zaman uygulanan TEOG sınavının kaldırılmasını istemişti. 

 Ancak TEOG sınavı yerine, daha karmaşık LGS sınavı konarak; veliyi, öğrenciyi tedirgin eden, dershaneleri, özel kursları yeniden teşvik eden bir sistem getirildi. Sınava hazırlık, okul kursları ile çözüleceği düşünülürken,  velileri tatmin etmediği için dershaneler tekrar başka adlarla sınavı kazanma umuduna dönüştü. 

. Bu konuyla ilgili defalarca köşemde makale yazdım ve önerilerimi Sayın Ziya Selçuk Bakanımıza ulaştırmama rağmen geri dönüş olmadı.  

40 yıllık meslek hayatımı öğretmen ve müdür olarak buralarda geçiren, Alman ve Finlandiya eğitim sistemini incelemiş, bu konuyla ilgili makaleler, kitap yazmış birisi olarak, en az bu sistemi hazırlayanlar kadar, bilgi ve birikime sahibim. Konuyu Sayın Bakanla veya ilgili bürokratlarla müşavere edebilirim. 

Bu sınava tüm dersleri zayıf olanda, tüm notları beş olanda,  "şansımı deneyeyim-ya tutarsa” mantığıyla girmekte, gariplik burada başlamaktadır.  

Başvuruda bulunanların sadece 200 bin civarında öğrenci, nitelikli liselere girecek. Diğerleri adrese dayalı okullara gideceklerdir.  

Peki, nitelikli lise ne demek, neden herkes bu okullara gitmek istiyor? Öğretim kadrosuyla, üniversite başarısıyla öne çıkan okul demektir. Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, bazı Anadolu ve İmam Hatip Liseleri bunlardan bazıları.  

Ancak; Millî Eğitim Bakanlığı bu nitelikli liselerde görev yapan tecrübeli öğretmenlerle EBA Akademik Destek adı altında bir çalışma başlattı. Yani tüm liselerdeki öğrenciler bu çalışmayı takip edebiliyorlar.   

Böylelikle tüm liselerdeki öğrenciler, nitelikli liselerdeki gibi aynı dersleri, aynı öğretmenlerden dinleyebilecekler. Sonuçta bunlarda üniversiteye girişte benzer başarıyı gösterebilecekler. O zaman tüm liseler, bir şekilde nitelikli okullara dönüştü. Yani aralarında pek fark kalmadı.   

O zaman ortaokula okuyan altı milyon çocuğa sınav kaygısı, sınav korkusu, on iki milyon veliye dershane, kurs paniği yaşatmanın bir gereği bulunmamaktadır.  

Pazar günü yapılacak LGS sınavı ortaokul öğrencilerinin gireceği son sınav olmalıdır. Onun yerine öğrenciler diploma notlarına göre nitelikli liselere girmelidirler. Seçilemeyenler, adrese dayalı olarak gidecekleri Anadolu liseleri veya Anadolu Meslek liselerine kayıtlarını yaptırmalıdır. 

Diploma notlarında şişirme olur endişesine karşıda, her yıl temel derslerden aynı anda ve online ortamda bir ortak sınav yapılabilir, şüpheler de bitmiş olur. 

Mutlaka sınav yapılması isteniyorsa, tüm liselerde 9.sınıflarda aynı dersler işleniyor,  liselere geçiş sınavı Lise 1.Sınıfta yapılsın, 10.sınıfa da kazandıkları okullarına gider. 

 Böylelikle eğitim maksatlı olan ortaokullar sınav odaklı eğitimden, karakter, güzel ahlak, güzel huy odaklı eğitime geçmiş olur. Zaten ilköğretimin (ilkokul-ortaokul) amacı öğretim değil, eğitim vermektir. Daha önce ilkokuldan sonra yapılan kolej sınavları nasıl kaldırıldıysa, ortaokul için de LGS de kaldırılabilir. 

Sonuçta öğrenciler ve veliler ortaokullarda dört yıl süren gereksiz telaş, panik, korku ve dershane paralarından kurtulmuş olurlar. 

 Ortaokullarda, öğretmenlere saygı böylelikle daha da pekişir, disiplin sorunu da azalmış olur. MEB, okullar ve veliler de bu israftan kurtulmuş olur. 

Şemsettin CERAN   

Eğitimci-Araştırmacı/YAZAR /ANKARA   

“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabı Yazarı 

[email protected]